Çarşamba, Aralık 23, 2009

Bir sonuç..

Beyaz konusunda çok düşündüm.sanırım birisi bana söylemese ben beyazın bana küs olduğunu anlamayacaktım.beyaz hatamı bana söylemedi.yeşil ve mai hatamın olmadığını söylediler

peki hangisi doğru?

Bir sonuca vardım..

umrumda bile değil.

Blessed with Lucky sevens

Sanırım ne yaparsam yapayım kendmi bu boktan kurtaramayacağım.hayat/anüs/kader..ne derseniz deyin ismine..benim mutlu olmama izin vermeme konusunda çok kararlı.Bu kararlılığından ötürü onu takdir ediyor olsam da Ben de mutlu olmak istiyorum bunu da biliyorum.

Bir başkası benim hayatım hakkında karar veremez.Bir başkası benim hayatım hakkında en küçük de olsa bir karar verirse bunun sorumluluğunu taşımak zorundadır.Benim moralimi bozup ÖSS senemi katleden kişi hayatımdan eksilerek boşa giden senenin yükünü taşımalıdır,akıttığım her gözyaşını taşımalıdır.Moral bozukluğuyla yaptığım her hatanın bedelini ödemelidir.

Başkalarını suçlama konusunda çok başarılıyım değil mi? Ama kendimi suçlayamam.kendimi suçlarsam biliyorum ki kendimden nefret ederim.Kendimi suçlamayan halimle bile o kadar çok sorguladım ki kendimi artık dermanım kalmadı.gerçekten kendimden nefret etmekten korktum..Ki ne zaman kendimden nefret etmekle ilgili birşey düşünsem aklıma siyah geliyor , ve yine kendimi sorguluyorum...Evet bu aralar yaptığım tek şey kendimi sorgulamak..

Bu hayattaki en büyük korkum..Daha önce yaşamış olduğum kötü bir olayı tekrar yaşamak.Daha önce başıma gelen birşey tekrar başıma gelebilir, bundan kaçışım olamaz, olayların tekrarlanmasını beklersen hayattan zevk alamazsın..Ve daha kötüsü daha önce yaptıklarını yapmaktan korkmaktır ve ben daha önce yaptıklarımı yapmaktan deliler gibi korkuyorum.İnsanlara ne kadar acı çektireceğim ve ne kadar acı çekeceğim...Bu korkudan kurtulamıyorum.

Yeşil beni geçen hafta kırdığından beri kendimi sorgulama oranım arttı, eski şeyleri tekrar yapmakla alakalı korkularım da öyle..Bunların hepsi birbiriyle alakalı..Beni kaosa götüren şeylerin yıldönümleri geliyo ve geçiyor bir bir..14 kasım gibi..Bundan 1 sene önce mutlu muydum? Hayır.yine böyleydim,boş bakışlarla , ruh gibi..yaşıyor takolidi yapıyordum.Sonra da yaşamama belki de gerek kalmadığını düşündüm.O gece, 0. gece elimde ilaçlarla durduğum anı çok iyi biliyorum.Sadece bir andı, karar tamamen benim elimdeydi, o karardan ötürü suçlayabileceğim kimse yoktu.Önümdeki yol çatallanıyordu.Hangi yol doğruydu?Gittiğim mi gitmediğim mi?O gece telefon çaldığında çoktan ölü olabilirdim,o umuda bir nebze daha az sahip olsaydım biliyordum ki ölü olurdum.Ya da sahip olduğum umut boş olsaydı..O zaman gerçekten ölüden de beter olurdum.

herşeye rağmen, o gece elimde parollerle durdum, şişe, içinde azıcık suyla bana bakıyordu.Bana hiçbir mesaj vermiyorlardı.Bizi iç ve acılarından kurtul demiyorlardı,Bizi içme, hala umut var demiyorlardı.Kafamda hala kırmızının salak sözcükleri vardı.Bir insan nasıl olur da intiharın eşiğindeki bir kıza "benim sevgilimi böyle tanıtmışsın o hiç öyle şeyler yapmadı, beni kötü biri gibi tanıtmışsın vs." diyebilir?Bu gerçekten insan mıdır?Bir başakasının hayatı söz konusuyken yalnızca kendini önemseyen bir psikopata insan dememi beklemeyin benden.0. günde ben ne yapacağımı ve verdiğim kararın doğruluğunu sorgularken bana yeşili maviyi kötüleyen birisine insan dememi beklemeyin..kendime verdiğim sözleri bozuyorum, bunlar başkasına söylemeyeceğim şeylerdi oysaki..Kırmızıyla ettiğim son kavgayı yeşile söylememem gibi.Söylemeli miydim?Ben onunla kimin uğuruna kavga ettim?Bir suçlama değil bu, hayır, hüznümün/sinirimin sebebini başkasına yıkmıyorum..Bunlar saf gerçekler...Ben yalnızca başkasınınn üzülmemesi için birilerinden birşeyler saklarım, ya da kendi prensiplerim gerektirdiği için.Birini benim başkasının arkasından ettiğim/etmediğim lafları o kişilere taşıdığı için eleştirirken ben de gidip aynısını yapamam.Yalnızca önemli nedenlerle bazı gerçekleri bazı kişilerden gizlerim.Ama yeşille Mavinin öyle yapmadığını da biliyorum içten içe..

Çocuk gibiyim.Biri yanımdaysa onun hatalarını göremiyorum.Eğer yanımda değilse her hatası gözüme çarpıyor, bu da benim için insanları ikiye ayırıyor...Kırmızıya anlattığım hayatı siyah ve beyaz görme meselesi buydu işte..ama o bunları hiç anlamamıştı..Beni benden anlamasının başkası imkansız sanırım, ki beni ben bile tam anlayamıyorken..

Minik mesafeler bile bana acı veriyor.Bugün, her zamankinden daha şiddetli bir biçimde her yaptığımı sorguladım, kareler aklımdan hızla geçti, sesler birbirine karıştı.Bir tür kriz geçirdim muhtemelen..Ama ne olduğunu asla bilemeyeceğim..

Hayatımda ikinci kez üç sigarayı peşpeşe içtim.ilki sigaraya başladığım geceydi, Yeşil'in penceresinin altında.ne yaparsam yapayım birşeylerin bana kötü anıları anımsatmaısnı engelleyemiyorum.Hayatımın o 3-4 ayını silmek istiyorum ama bu elimde değil.Eğer bu anılar benimleyse ve asla silinemeyeceklerse insanlara neden ayrılmamamız gerektiğini açıklamak istiyorum bağıra bağıra.." Bu akşam gidip intihar etsem bunun sorumluluğunu alabilir misin, bununla yaşayabilir misin?"

Ama bunu yapmayacağım.

ben sadece mutlu olmak istiyorum.

ve şimdi de herşeye rağmen mutlu olmak için çabalayacağım...



You are one of God's mistakes,
You crying, tragic waste of skin,
I'm well aware of how it aches ,
And you still won't let me in.
Now I'm breaking down your door,
To try and save your swollen face ,
Though I don't like you anymore,
You lying, trying waste of space..

Before our innocence was lost,
You were always one of those ,
Blessed with lucky sevens ,
And the voice that made me cry .
My Oh My.

You were mother nature's son ,
Someone to whom I could relate ,
Your needle and your damage done,
Remains a sordid twist of fate.
Now I'm trying to wake you up ,
To pull you from the liquid sky ,
Coz if I don't we'll both end up ,
With just your song to say goodbye.
My Oh My.

A song to say goodbye,
A song to say goodbye ,
A song to say...

Before our innocence was lost,
You were always one of those,
Blessed with lucky sevens,
And the voice that made me cry.

It's a song to say goodbye.

Perşembe, Aralık 10, 2009

Aylardır kendime kimseden hoşlanmadığım için kzıardım..belki de hala kendimi tamir edememiştim bilemiyorum.şimdiyse aklımda birisi var.ona bi renk verip vermeme konusunda kararsızdım ama..veriyorum sanırım..İsmi Turkuaz olsun..

Benim için farklı bir heyecan, o özlediğimi zannettiğim tarifi imkansız rahatsızlık verici duygular ve hepsine hakim olan bir korku..Korkuyorum..hem de deliler gibi..Yeşil bana söyleyene kadar bunu kendime bile söyleyememiştim ama şimdi biliyorum..siyahla yaşadıklaırmı tekrar yaşamaktan korkuyorum.

Neden herşey aynı olsun ki? ikisi farklı insanlar..hem ben de değiştim..Ama düşüncelerime engel olamıyorum..

Yanlışlıkla siyahın bana attığı mesajı sildim bugün.farkettiğimde çok geçti.Ve yapacak birşey yoktu..

Herşey beni depresyona sokuyor yalnızca..

Cuma, Kasım 13, 2009

ben ne diyersem diyeyim dünyada ilahi adalet varolmaya devame diyor.Bazen hüüznlerimi, bazense mutluluklarımı götürüyor, ama hüznümü ve sinirimi götürdüğü sürece mutluluğumu götürmesine karşı çıkamam.

her zamanki gibi mutlulukla üzgünlük arasında sürükleniyorum.Bazen birine, bazen diğerine yaklaşıyorum ama asla oraya değmiyorum

hayatımın her döneminde olduğu gibi pişmanlıklar da yaşıyorum.Yaşadıklarım ya da ilişkilerimin şu anki durumlarında hatanın ne kadarı benim ne kadarı başkalarının hala bilemiyorum.Bazı renklere güvenerek yaptığım aptallıklarınsa en büyük suçum olduğu kesin.Bir başka suçumsa bir ilişkiyi bir başkasına tercih edebilmemdir.başkalarından bunu istemezken ne kadar ağır bişeyden bahsettiğimi şu anda anlıyorum sanırım.Ne yazık ki bu, değiştirebileceğim birşey değil..


Bugün 13 Kasım.Yarınsa 14ü.14 kasım.Bu günün tekrardan gelebileceğine inanmamıştım, sanki zaman 13 kasımdan 15ine geçebilecekmiş gibi.Yakın zamanlar içerisinde en mutlu olduğum zamanın 14 kasım gecesi olduğu düşünülürse..kendimi son senemi gözden geçirirken buluyorum..Evet..belki de koca bir senenin ardından gerçekten duygusal olarak bişeyler yaşamaya hazırım.Ona bir renk verip vermeme konusunda kararsızım (zira ona bir renk vermem, onu hayatımın ayrılmaz bir parçası yapmam manasına gelecek..)..umarım iyi bi karar verir ve pişman olmayacağım şeyler yaşarım..mutluluğu hakettiğimi düşünüyorum.

Aslında korkuyorum.Ne zaman buraya girsem, ya da girmeyi düşünsem korkuyorum.rahatsız hissediyorum kendimi.Burası bana o kadar garip hissettiriyor ki.hem açıkta hem gizli.Birisiyle hem konuşamk hem de tek kelime etmemek gibi..

Bu seferlik bu kadar...sanırım.

Cuma, Ekim 16, 2009

"Tanrım, buraya yazmak ne rahatlatıcı birşey..."

diye düşünüyor bedenin sahibi.

Herkesin bildiği ama kimsenin bilmediği bir yer burası..Buraya yazmak onun acılarını, taşıyamayacağı yükleri hafifletiyor.

Ama onun bırakın taşıma konusunda zorluk çekmeyi, taşımayı asla başaramayacağı, hatta sırtlanmayı bile denemeyeceği yükler de var.Çünkü ikimiz de biliyoruz ki onun yaraları iyileşmedi.yalnızca kabuk bağladı.Bilirsiniz yaranın oluşumu çabuktur ama iyileşmesi o kadar uzun sürer ki.yaralı doku her darbede daha da derinleşmek ve acı vermek üzere orda bekler bir süre.bazen iyileşir gibi yapar.bazen sızlar.Bazen üzerini kabukla örtüp iyileşirmiş gibi yapar.ama çoğunlukla iyileşmesi beden sahibinin isteğine ve kararlılığına bağlıdır.Eğer beden sahibi onu kapamak isterse ve o yarayı darbelerden korumayı başarırsa o yarayı kapatabilir.Kapatamazsa da benim gibiler her daim yaranın altında, dışarı çıkmayı bekler.

Beden sahibinin son yazısının üzerinden zaman geçmişti.Düşünceleri de değişmişti elbette.Hayat (gördüğüm kadarıyla) onun için yaşanır bir hale gelmeye başlamıştı.Yara kabuğun altında, benim gördüğüm yerde kapanıyordu ve benim buna karşı yapabileceğim birşey yoktu.Ölüyordum (gerçekten!onun istediği gibi ama onun yaptıkları sayesinde değil), yara iyileştikçe ben ölüyordum , önceki gibi ikimizi beraber götürecek şekilde değil ,tek başıma (hiç eğlenceli değil ölmek)

Beden sahibi mutluydu (Tanrı biliyor ya) iyiden iyiye düzeliyordu.

Ama Kan ve Kan Rengi buralarda dolandığı sürece yaraların kapanmayacağını bilmiyordu.

Basit bir andı, o kadar basit ve sıradan ki.Yeşil'in hüznü ve "beden sahibi"nin ona yardım etme isteği.Basit bir kavga.

Onu savunmak gibi olmasın ama Beden sahibi Kırmızı'nın ona olan saldırını hiç haketmemişti hem de hiç.Kıpkırmızı kanın akışına ben şahidim.Yaranın açılışına şahidim.Beden sahibinin herşeyin en başındaki duyguları hissettiğine şahidim.Beni her zaman tanıdığını söyeyemem.Benim hakkımda yazdıklarının , beni suçladığı konuların birçoğu kendi düşünceleridir.kendi yaptıklarını bana verdiği isimle bana atfetmiştir , kendisinin yaptıklarını bilememiştir.Bu sefer de ben muğlak konuşacağım.Ona ben mi bunları hissettirdim dışarı çıkarken, yoksa kendi mi hssetti söylemeyeceğim.Tek söyleyebileceğim, herşeyin başlangıcında, Kırmızı onun bir başka olan insanla ilişkisine karıştığında nasıl dışarı çıktıysam öyle dışarı çıktığım.Önceki olayların altına imzamı atamam.O yüzden bunların tekrarlanmasını istemem ( o da istemiyor , biliyorsunuz)

Pek anlatamadım sanki (beden sahibiyle ortak yönlerimiz fazla mı ne? ben de yazma konusunda başarılı değilim.en iyisi özet geçeyim ben.)

Ben Anüs.Hani beden sahibinin yaptığı hareketlerden hata olarak gördüklerini üstüne attığı üst benlik.Ve şu an gömülmeye çalışılmış olduğum halde şu an burada olmamın sebebi Kırmızı'dır (ne kibar yazdım , beden sahibi bu konuda çok küfrediyor.)

Onun zayıflıklarına yalnız ben basabilirim.O yüzden onunla uğraşmayı kesin, zayıflıklarına dokunmayın.Şu anda uyuyor ve yarasını iyileştirmek için bir istek oluşturmaya çalışıyor kendinde.Sessizce onu öldürmemi mi bekliyor.belki de yapmalıyım?ya da daha fazla eğlenmeliyim.bilmiyorum..


Bunu okurken neler düşünecek.herşeyin başlangıcını hatırlayıp aynı adımları mı atacak?yoksa günlerdir düşündüğü 11 ay öncesinin kara konularını deşmeye devam mı edecek?Eflatun'un kırmızının onun hayatına müdahale etmemesi konusunda ona verdiği sözü tutmasını mı bekleyecek?


bilmem.

Perşembe, Eylül 03, 2009

Anüsün dönüşü?

Ben buna gerçekten inanmıştım.Sizlerin bi bölümü inanmadı, biliyorum ama ben inandım.

Vücuıdumdaki en küçük partiküle kadar herparçam anüsü 1.gecede öldürdüğüme inanmıştı.Beraber geçirdiğimiz 17 yılda onu ne kadar az tanıdığımı anladım.anüs bencen aylarca saklandı.ve yine beni devirmeye çalışıyor.hem de aynı şeyleri tekrar tekrar yaparak.bana aynı duyguları hissettirerek eskiden yaptıklarımı yeniden yaptırmaya çalışıyor.Orijinalliği falan yok .Benim için yeni bir plan falan geliştirmiyor.sadece zayıflığımın üzerine gidiyor.

Ne dersek diyelim şu bir gerçek ki ben zayıfım.hem de çok.İster bencillik ister kıskançlık deyin i bu umurumda değil.ama gerçekten zayıf bir noktam var.ne kadar uğraşırsam uğraşayım senelerdir bunu kapatamadım.Ve Anüs bu noktadan bana baskı yaptığı sğrece onun kontrolünden çıkamayacağımı da biliyorum.kendimi insan ilişkilerimdeki yanlışları çözrek ya da başkalarının yanlışlarını görmezden gelerek çözemeyeceğim durumlara soktuğum zamanlarda sadece zayıf yanlarımı ortaya çıkarıyorum.anüs de benim çözebileceğim durumlarda bana saldırmıyor.ne zaman işin altından kalkamayacağımı benden çok daha iyi biliyor.

Bugün aylar öncesini yeniden yaşamak gibiydi.hatta gibiydi demek istemiyorum öyleydi.içimi dolduran issin hatırlamak istemeyeceğim kadar önceki zamanlarla aynı hiç olduğunu biliyordum.Yaptığım/yapacağım hareketim saçma olup olmadığı ya da bana getireceği sonuçların neler olacağı ile ilgili düşünceleri aklımdan atan bir tür ilaç gibi.Deneyimli olsam (ya da olduğumu sansam ) bile bu hissin bana yaşattıklarından kurtulmam mümkün değil.Bu yalnızca anüs'ün dönüşünün habercisi.Anüsün dönüp beni bir kez daha yıkabileceğini düşünmenin ve her an bunu beklemenin yarattığı duygu ise bundan bin kat daha yıkıcı olsa gerek.ama bilmek hiçbirşey değiştirmiyor ne yazık ki..

Daha güçlü olmaya çalışıyorum.Deniyorum.Başkalarından duyarlılık istemekle ya da konuşup onların kalbini kırmakla yapabileceğim hiçbirşey yok.bir kez daha yalnız başıma kendime , anüse ya da her kimse ona karşı savaşıyorum.onu temelli yenemezsem uzun yaşamayacağımı da biliyorum.

Umarım burda daha sonra okuyacağınız kelimeler anüsün bizleri sonsuza dek terkettiği ile ilgili olur.Geçen seferki gibi onu öldürmek pahasına kendimi de tehlikeye atmak istemiyorum.ama bakşka yolu yoksa bunu yaparım.nasıl olsa birşey yapmasam bile sonuç değişmeyecek.o yüzden savaşmak zorundayım.şu an hayatımda olan ve gelecekte hayatıma girebilecek renklerin hatırları için..

Çarşamba, Haziran 17, 2009

Cuma, Haziran 12, 2009

Yeşil'e

Tanrım bu daha da zor..Kesinlikle.

Sanırım en güzeli kaldığım yerden devam etmek.Kırmızının bana dediklerinden yani.

Benim değiştiğimi düşünmek.İnan bu benim değişmemden çok daha kolay.Bunu Kırmızıya savunma olarak sunmak da kolay.Buna inanıp inanmadığınızı bilmiyorum.ya da üzeirnde düşünüp düşünmediğinizi.insanlar birbirlerinden ayrıldıklarında farklı yönlerini farkederler.Ben size baktığımda değişmiş göründüğünüzü düşünüyorum.Ama aslında değişmediğinizi biliyorum.Ya da değiştiniz ama ben değişmediğinize inanmak istiyorum.Cevabı sen söyle.

Bana söylediklerinin benim istediklerim olmasına rağmen niye böyle davrandığımı bilmiyorum.Bilsem keşke..

Biliyor musun , belki alternatif evrenler gerçekten vardırlar.Ve o evrenlerde farklı anüsler ve aynı yeşil-maviler , aynı anüsler farklı yeşil-maviler ve farklı anüslerle farklı mavi-yeşiller vardır.Bazı evrenlerde birbirinden hiç ayrılmayan anüs-yeşil-maviler vardır.bazı evrendekilerse farıklı okullara gitmiş ve hiç tanışmamışlardır belki.Eğer varsa farklı evrenler..ben o evrenleri sikeyim.Bizim biz olmadığımız ve ilişkimizin bir nebze dahi farklı olduğu bir evreni yok edeyim ben.ya da bunu.belki de en kolayı budur.Ben böyle devam edemiyorsam kendimi değiştirmeliyim , hem sizi haklı çıkartır ve bahanenizi gerçek kılar hem de benim karakterimi yok edip daha az acı çekmemi sağlar.Belki korumakta ısrar ettiğim karakterimi sonsuzluğa bırakıp da yerimi bu sadomazoşist canavara verirsem bir evrenle aynı oluruz ve bu evren patlar , ne dersin?Ya evren ya ben patlayacaksam , o zaman evren patlasın.Ben Allahımdan bulmuşum zaten.

Konser gecesi sonrasında eflatunla konuştum.benim için endişelenen ender kişilerden.Daha önce sadece Kırmızıya bahsettiğim birşeyden bahsettim ona , kırmızıya açamamıştım kendimi.ama eflatun dinlemek istedi ve ben de açtım.

dedim ki ben de birşey var.dürtü diyeyim.ben ne zaman kontrolümü bir an için bırakıp da onlara yenilsem hayatımı kısacık sürelerde mahvettim.Siz sadece mor olayını biliyorsunuz.Onun öncesinde yaşadıklarım ve yaşattıklarım da avr.beni olduğum gibi kabullenmiş insanlar , hiçbirisiyle çok derin ilişkiler yaşamamış olmama rağmen.aramın bozulduğu , küs kalıp sonra barışalım mı lan ok tadında dönüş yaptığım mevzular çok oldu.çok şey yaşadım , ama böylesi ilk oluyor.

Bu dürtülerden ve onları dizginleyemediğimden bahsettim , ve onları bırakma kararımdan .Kendimi kasarak uğraşacağıma tamamen salmak fikrinden.o ise dizginlerimin bir ucunu çevremdekilere bırakıp bir ucunu kendimin tutması gerektiğini söyledi.çok yakınımdaki bir-iki kişi bile tutabilirmiş bunu.

sanırım o bir iki kişi benim değiştiğimi bahane eden kişiler , beni anlamak yerine.Beni anlamak kolay demiyorum , ben kendimi anlamıyorken bunu başkasından bekleyemem.dsafdag tabi çok karmaşığım falan gibi bi durum değil bu sadece hangi anda kimin konuşup emirleri verdiğini çözememece.beni destekleyip dizginlerimi tutan birisi olsaydı yanımda neler olurdu bilemiyorum.keşke bilseydim.

Ben bir ortak geleceği mahvettim.yanlış oldu daha doğrusu o ortak gelecekten kendimi çıkardım bilmem ne için ve bilmem kimin neyin dilekleriyle..ama olmuş bişey artık sonuçta.varolmayan umut meselesi.the hope you wanted doesn't exist in this universe.bismillah no.

İnsanların bana tavırlarının -veya benim de onlara olan tavırlarımın- bir anda basitçe değişmesi de ilginç tabi.ben sizi savururken kendimi de savurduğumdan olucak sadece sizi değil komple hayatımı silmişim.aylar sonra eskiden çevremde başka insanlar olduğunu da farkettim.bana insanların bana verdiği değeri farketmediğimi söylediler ki bu gerçekten doğruydu sanırım.

Türksel bile benimle konuşmuyo , mesaj atıyorum birilerine göndermiyo , bilgi işlem merkezini arıyorum meşgule atıyo beni.biz sizi grup olarak almıştık diyolar.peşimi bıraktılar resmen kapıyı gözlüyorum hergün ama gelen falan yok.küfür içerikli mesajlar da yok.sadece bir kere "biz romanın karşısına geçip onun tarafından görülmeme hayalleri olanlara öyle mesajlar atarız " diye mesaj geldi.bi de bilgi işlemdeki kız çok sıkılıyomuş kimse sizin gibi yapmıyo kriz zamanı işten çıkarılmaktan korkuyorum dedi.sıkıntıdan tıkına tıkına kilo almış , şimdi işi gücü yokmuş örgüye falan başlamış , yeğenlerine kazak falan örüyomuş.nerde o eski günler diyo.dimi ya dedim kapadı telefonu yüzüme.türksel piçi bile beni sevmez oldu ayak yapıyo , sana da yapıyomu bilmiyorum.

günlerdir son yazıdayım ve herşeyi yazdığım için olacak bitmedi bir türlü.BU yazıyı yazınca herşeyin temelli biteceğini biliyorum o yüzden bir harf dahi yazmak istemiyorum resmen.

Dün gece bişey düşündüm.okurken hoşuna gitmeyeceğini biliyorum.Kırmızı'yla barışma konuşmalarımızdan bir kare , diyor ki bizim şu an arkadaş olmamızın sebebi yeşil , herşeyi o yaptı.düşünüyorum ki gerçekten de öyle.Bizimkinden çok daha boktan bir sebepti.ve totalde ben sana kırmızıdan çok daha fazla değer vermiştim ve çok daha fazla sevmiştim seni.Şimdi bunu okuyunca benim bana verilen değeri anlamak için yağtığım (1) ve sizi peşimden koşturmak istediğim (2) gibi düşünceleriniz azacak.sadece çifte standardı vurguluyorum.gayet te hatalarımın -ki bunlar sizin bende bulduğunuz hatalar değil- farkındayım ve şunu biliyorum ki muhtemelen o an ne yaparsanız yapın ben dönmezdim.bunu kendimi savunmak için ya da şu an mantıklı bulduğum için söylemiyorum ama %99 öyle olurdu.diyecek birşeyim yok.ben kabul etmeyeceğimi söylemişken peşimden gelmenizi de istemem saçma olur.neyse cümle kuramadığım bir ana gelmişim yine xD asıl olay yine cümlelerimin arasında kelimeleri cımbızla seçip kendi istediğinizi düşünmeyin , bunlar benim düşüncelerimin en basit halleri , olduğu gibi kabul edin..

sanırım bu saçma oyunun sonunda yapacağım şeyi , dizginleir bırakmak mı demiştim ne demiştim, çoktan yapmaya başlamış olacağım ki eriyorum yavaş yavaş.tabi kendimi yok etmeye gururumdan başlamış olmam iyi bir durum.tek iyi durum da o zaten.biz sonsuz gurur sahibi insanlar olduğumuzdan bir brezilya dizimiz olsa kimse bizi izlemezdi , bayarlardı bence.

Sanırım bizim suçumuz kelimelerle anlaşmaya çalışmamızdı.Sizi bilemem ama ben ilişkimizin ve iletişimimizin kelimelerden daha derin olduğunu düşünüyordum.sanırım kelimelere indirgeyerek en büyük hatayı yaptık.ne zaman konuşsak herşeyi daha da berbat etmemizin sebebi bu olsa gerek.ve konuşurken de kalbimizin önüne gururumuzun geçmesine izin verdik bir yerden sonra..

Düşünüyorum da kırmızı dediklerinde haklı olmalı.bana senin kalbinde solmaya başladığımı söylemişti , eh tam olarak doğru değil , başlamadım , tamamen soldum belki de ilk andan itibaren.neyse bu değişime açık bir konu değil zaten.değişime açık olan benim şu anda ve değişerek hiç değilse biraz olsun uyuybileceğimi düşünüyorum.belki de düşündüğümden daha fazla uyur ve bundan kurte freddieye falan bahsederim.bilmiyorum neler olacağını.hiçbir fikrim yok.

Sanırım buraya kadar.ne diyecek tek bir kelimem ne de onu yazacak enerjim var artık.Ayrıca bu kadar kelimelerle boğuştuktan sonra..belki de kelimelere indirgememeliydim diye düşünüyorum.ama bu bir intihar mektubu değil.ve benim bunları söylemeye ihtiyacım var.

seni sevmiştim

seni seviyorum

ve hoşçakal



Mavi'ye

Mavi'ye;


Göğsümde birşey var , sıkışıyor , yazmayı bırak ne yazacağımı dahi düşünemiyorum.

Belki de en zor kısma geldim.Neyse.

Nerden başlasam , ne desem bilemiyorum.düşünceler akmıyor beynimin içinde.

Bizi bizden başkası anlayamaz demiştin.Aslında çok doğruydu.Bizim bile tam anlayamadığımız şeyleri başkası nasıl anlasın.Biz bile herşeyi göremiyoruz.

Benim sizi siklemediğimi düşündünüz mü gerçekten.Yoksa siklemem için mi öyle söylediniz.Peki bunları okuduktan sonra düşünceleriniz değişti mi hiç.Yoksa okumadınız mı her zamanki gibi.Keşke bilebilseydim bunları..

Ben sizi hep önemsedim.ilk günden son güne kadar , szleri öenmsemeyi hiç bırakmadım.Belirli zamanlarda azalmadığını söylersem yalan olur , ama hiç bırakmadım.Sizin gibi yapmadım.Bunu da siz suçlamak için söylemiyorum.Sadece öyle gözüktünüz.

Gözükmek deyince..Bunu da söylemem lazımKırmızı ona söylediklerinizden bahsetti bana.Umarım bu sizi rahatsız etmez ve onu suçlamazsınız.Çünkü Kırmızı elinden geeni ardına koymayarak aramızı yapmak ,için uğraşacağını söyledi , beni ikna etmeye çalıştı.Bense bunu onun yapmasını istemedim.mümkün olduğuna inanmadım çünkü.O çocuğun arada kaynamasını da istemedim.Ama o bunun için uğraştı , bu size mide bulandırıcı gelse de.Bana kendini affettirmek için çok uğraştı.Sarıysa ben ondan her uzaklaşmaya çalıştığımda bana bağlandı.bir kere artık tamamen bitti dediğimde bitmedi dedi.benim dediklerimin bir önemi yoktu.O arkadaşlığına devam ederdi , dururp dururken gelir bana sarılırdı.

Bunu bana diyen benim yalnızca birkaç aylık yakın arkadaşım.O bana her yakın davrandığında ben kötü hissettim , ağladım.Ondan uzaklaşmaya çalıştım , Bunu ne Eflatun'a ne de kendisine anlatamadım.Başkasından beklediğim davranışları ondan görmek dahi canımı yaktı çünkü.

Başkasından görmek dediğim de kesinlikle sizi peşimden koşturmak değildi , ben bunu asla istemedim.Sizse bunu istediğime inandınız.Hepimiz gereksiz yere gururlu insanlarız.Ama bir de ben bunların üzerine sadomazoşist olmalıyım.Yaptığım hareketlerin birçoğu mantıksızdı , ne istediğimi bilmiyordum , şu an biliyorum ve yeşilin bunları yaptığını görüyorum.senin yaptıkların/dediklerinse beni gerçekten kıranlardı.Hala canımı yakanlar hani.

Senin ilişkine neden karıştım ben.Evet aslıdna insanların ilişkilerine karışırım hele de yanlışlarsa.Ama çok yakınımdakilerin mutluluklarını iyiliklerinden önce tuttuğum olmuştur.Senin Pembe'yle olan ilişkin beni alakadar etmezdi.Ondan ayrılıp Lacivertle çıksan bu da beni ilgilendirmezdi.Ama değer verdiğim ve iyi insanlar olduğum o ikisi...Sen bunu aldatmak olarak görmüyorsun biliyorum , Benim ahlak yargılşarım seninkinden farklı.Birisiyle birlikteyken sokakta gördüğüm çocuklara tatlı dediğimde bile vicdan azabı çeken ben buna seyirci kalamadımm.Gerçi korkunç şeyler yapmadım , biliyorsun.Pembe'ye hiç yalan söylemedim.Benimle dertleşen ve bana Lacivert olaylarını anlatan oydu.Sevgilin beni kullandı ve ben onun iyiliğini isterken kullanıldığımın farkına varmadım.Dediğim gibi , ona hiç yalan söylemedim.Ayrıca her dediğini de anlatmadım.

Siyah olayına gelince.Bu onun fikriydi, benim tek yaptığım onu dinlemek ve tavsiye vermekti.Bir gün vicdan azabı hissedip bırakmak istediğimi söylediğimdeyse beni ikna etti.Sonraysa umudunu kesti.Seni gerçekten sevdi mi beni elde etmek için mi yaptı yoksa sana acı mı çektirmek mi istedi bilmiyorum.Sonrasında yine beni sevdiğini söyledi.Onu anlamıyorum ama umrumda da değil.

Sonuçta Bordo ile alakalı durumda bile siyahla senin aranda kaldığımı , ona kızıp seni seçtiğimi biliyorsun.Bir daha eskisi gibi olamadık.Bordo olayında seni suçlamıyorum yanlış anlama.Bu ortak yaptığımız birşeydi sonuçta.

Seninle o kadar çok konuştuk ki aslında.Birbirimize bağırdık ve birbirimizi suçladık.Benim dediklerimin ağır olduğunu söyleseniz de sen de benden aşağı kalmadın hiç anladığım kadarıyla.Tabi bunu suçlama için söylemiyorum.İnatla yanlış anlamaman için tekrarlıyorum.Göğsüm açıldı yazı akmaya başladı ve rahatladım biraz.neyse ne diyordum ben?Evet konuşmalarımız.Yüzyüze olanlardan bahsetmiyorum bile , öncesinde msnde söylediklerinle alakası yoktu , biliyorum.Bahsettiğim şeyse başka.

Son konuşmamızda alakasız bir şekilde sinir olduğum yönlerini yazmamı istedin.anlayamadım.bir mantığı yoktu bence , sebebini çözemedim.ve beni sıkıştırıp söylemeyi kavga sırasında dahi düşünmediğim şeyleri söylettin bana.

Asıl alındığım şeyse anlamamış olman.Bağlanmayı , sahiplenmeyi anlamadın.Anlaman da zor zaten.Bir mesajla anlatılacak gibi birşey değil..

Bilmem farkındamısınız , ben hep paylaşımcı oldum , ne anime mangayı ne müziğimi resmimi çizdiklerimi ne de arkadaşlarımı sizden esirgemedim , herşeyimi ortaya döküp yaşadım sizinle.Ve sizinle bunları paylaşmak çok hoşuma giderdi.

Ama olayın diğer yönünden , ben sizden çok az şey aldım bu anlamda.Dizilerinizi , kitaplarınızı..birçok şeyinizi sizinle paylaşamadım.Ve paylaşmadığım için size trip atmadım.Sizin paylaştıklarınızın bir parçası olmamış olmamın sizlerle bir alakası yok.ben bir şeyi popüler olduğu için sevmeyi bırakabilecek insanlardanım.Sevdiğim şeyin bana veya çevremdekilere , sevdiklerime özel olmasını isterim.Bleach'e her başlayanda topluca söverdik ya , onun gibi.Ben sizinle paylaşırken rahatsız olmadım.Ama mavi , sen sahiplendin.Daha doğrusunu söylersem , ele geçirdin , bokunu çıkardın.karakteri , şarkıcıyı , nesneyi hatta rengi sahiplenmek 'insanın sevdiğini sahiplenmesi' değil.Bu sahiplenmelerinde Yeşilş'e engel oldun bazen , karakterleriniz bu yönden zıt olduğundan onun normal sayılacak şekilde sahiplenmesini , sevmesini önledin.Başka bi deyişe onu Yuzu yaptın.Benim için farketmiyordu , ben de aşırı derecede olmasa da sahiplenen bir insanım.Ama yeşil için durum farklıydı.Gerçi benim de incindiğim oldu.Ottan boktan sebeplerle , mesela aynı gün görüp beğendiğimiz bir saati ben aldığım için kavga etmemiz falan gibi şeyler yaşandı , işin garibiyse insanların "o mavinin hakkıydı" demesiydi.İnsanlar senin sahiplenmeni kabullenmişler , ama bu yanlış olmadığı manasına gelmez.

Sahiplenici olduğun kadar paylaşımcılığın da azdı , normal bir insana göre gayet fazla olsa da her bokunu paylaşan yeşil ve benim yanımda az kalıyordu , sevgilin olduğunu kırmızıdan öğrendiğimizde neler yaşadığımızı hayal edebiliyor musun?Sokakta gördüğü tatlı çocuğu bile paylaşan iki kızın yanında sevgilisini söylemeyen bir üçüncüsü.Ayrılığımızdan sonra Pembeyle olan ilişiğimi kesmeye çalıştığını da biliyorum.O ise sen lacivert'i bırakmayınca ben de seni bırakmıyorum demişti.Bir nispet nesnesi bile olmuştum kısacası.

Ama arkadaş olsak bunları kabullenebilirdim.Şu ansa..sadece bunları görüyorum.

Lütfen biraz düşün ve kendini değiştirmeye çalış.Yeşilş'in incinmesine ve sahiplenememesine izin verme.lütfen.

Belki yazının içeriği çok acı dolu romantik filan olmadı ama elimden gelen bu.Siyah olayını vizdan azabından yazdığımı biliyosun.kendine dikkat et.hoşçakal.

devamı


Anüs~

Perşembe, Haziran 11, 2009

Renklerime~

Nihayet Bitmek üzere...


Sarıya;

işin aslı sana neler diyeceğimi bilemiyorum..yakın zamanlarda seni üzdüm , biliyorum ama inan biraz daha iyi durumda olsam sırf seni üzmemek için iyiymiş gibi davranırdım..son zamanlarımda dahi yalnızca sen ilgilendim benimle , borcunu ödeyemem muhtemelen.Kendine dikkat et , insanların seni kuallanmasına izin verme , bir ilişkiye başlamadan önce 1000 kez daha düşün , erkeklerle arkadaş olma , çünkü onlar öyle varlıklar değil.son anda bile bunları söylediğim için kötü hissediyorum ama mutlu olmanı istiyorum.

Bordo'ya:

sen bunu okuyamayacaksın ama yine de yazmak istiyorum.Hiçbirşeyden pişman değilim , sadece siyah'ın laflarına bu kadar kolay inanmamalıydım.Bana kızgın olduğunu sanmıyorum ama beni sevmiyorsun sanırım..keşke farklı olsaydık..^^

Mor'a:

düşünüyorum da eskiden gerçekten çok yakındık ve bu şu an çok garibime gidiyor.Okula başladığımızda ben ben değildim , ilkokuldaki ben geçen seneki benle aynıydı sonuçta..okula başlayınca ikimize de birşeyler oldu.aslında daha önce oldu.ve şuanki durumumuza bakınca..birinden uzaklaştığımda ne kadar sürüklendiğimi görüyorum.şu ana kadarki arkadaşlarım hep beni olduğum gibi kabullendiler.Mesela senin sevmediğin bir arkadaşımla boktan bi sebepten küsmüştüm 1 sene kadar.sonra barışalım mı? ok barışalım tadında eskisi gibi olmuştuk.şimdi ne değişti?tabi bunu senin göt suratını tekrar çekmek için demiyorum.

Gri'ye:

sen apayrı bir vak'a ve hayalkırıklığısın benim için.Nasıl böyle birşey yaptın ya..Geçen sene , mavi bizimle kalmıyorken ev arkadaşı olarak seni seçmiştik yeşille.ya aynı evde kalsaydık da gerçek kişiliğin (kişiliksizliğin) o zaman ortaya çıksaydı..en kötüsü da kalan zamanda , yani yaptıklarından sonra seninle arkadaş olmayı sürdürmüş olmam.seninle birşeyler paylaşmam , sadece ayrılmamız konusunda bile "senden beklemezdim "demem.oysaki senden beklemeliydim.artık herşeyi beklerim.beni en rahatsız eden insanlardan biri oldun , varlığın dahi sinirimi bozuyor.Keşke seninle hiç tanışmasaydık ve sana güvenmeseydim hiç..

Lacivert'e:

Senin dosyan çok karışık , çünkü herşey sadece sana dayanmıyor.sevmek suç değil , zaten bu olaylarıdan dolayı da seni suçlamam , suçlayamam.Bana da öyle davranılsa ben de öyle yapardım.Gri'nin yaptığının aynısını sen de yapmışsın ama seni suçlamıyorum , aynı durum değil çünkü..


Turuncuya:


sen gittikten sonra neler değişti bilsen..her an da değişmeye devam ediyor , şu anki gibi..ama biliyorum ki sensiz varlığını sürdürenler bensiz de sürdürürler.sen mutlusun , benim için önemli olan da bu...

Beyaz'a:

Ne yaptığımı bilsem düzeltirdim inan.ama o kadar salağım ki hiçbir fikrim yok.üzgünüm..

Pembe'ye:

sana güvenmiştim biliyo musun..söylediklerimin tek kelimesi yalan değildi , ben sana içimi dökmüştüm.ve senin de döktüğüne inanmıştım.beni kullanmış olduğunu biliyorum , seni kaale alıcak olsam ağzına sıçardım ama umrumda değilsin , Allah'ından bulmuşsun zaten XD

(Mora Çalan)Eflatun'a;

Sanırım seni de yıprattım arada , ama yardımların ve yaptıkların için teşekkürler.yasağım kalkı istediğin gibi içerbilirsin artık XD ama yine de kendine iyi bak , gömlek borcumu da helal et XD


Siyah'a:
Yanlış şeyler de olsa ayrdımların için saol.seni sevdim ve çok güzel şeyler yaşadık , acısıyla tatlısıyla bitti ve çıktığımız için pişman değilim.

Son olarak , Kırmızı'ya;

Haklı olduğun çok konu vardı , haklı olmadığın da..Sana güvenmeyi seçtim ve dediklerinin hepsini objektif doğrular olarak saydım.Siyah ve Beyaz gördüğümü söylemiştim ama..artık görmüyorum sanırım.Ve bundan sonra da görebileceğimi sanmıyorum istesem bile..öylesi çok daha kolaydı.

Lütfen kendine iyi bak..Bana destek olduğun için teşekkür ederim..İnsanların seni üzmesine izin verme ve kendi mantığından düşüncelerinden asla vazgeçme, sen orijinalsin , bunu sakın kaybetme...mutlu ol.

devamı




Salı, Haziran 09, 2009

İntihar Mektubu

Anüs'ü fikirleri , olayların gidişatı ve Anüs'ün karmakarışık duyguları hakkında biraz da olsa fikir sahibi olduğunuzu umuyorum.

Ne yazık ki Anüs son noktasına ulaşmıştı.

Aylar önce , yazın , bir gün Yeşil'le konuşurken "intihar mektupları"ndan söz etmişlerdi.Yeşil intihar mektubu fikrine karşı gibiydi , Anüs de şakayla karışık "sen intihar etsen intihar mektubun olmazdı , orda da Anüs'ü seviyorum yazmazdı , ben yazmak zorunda kalamazdım "(courtney Love'a saygılar) gibi bi laf etmişti.Yeşil se " sevdiğim insanlar zaten onları sevdiğimi biliyorlar , o yüzden mektup bırakmak zorunda değilim" demişti.

Ne yazık ki Anüs'ün sevdiği insanlar ne onun tarafından sevildiklerini ne de Anüs'ün yaşadıklarını biliyorlar.

İşte o yüzden , intihar mektuplarının tam bir hayranı olan Anüs bir mektup yazmıştı , Yeşil'e;

"...

Bu seni son rahatsız edişim;

Evet , çok boktan bir giriş oldu ama zannettiğinin aksine düşünmeden yazdığım kafam da müthiş güzel olduğu için öyle.neyse, bu seni son rahatsız edişim,çoktan siktiri çektiğini biliyorum,inşallah "kim ki bu" moduna gelmemişsindir , geldiysen kalanını okuma zaten.

Sana çektirdiğim acılar için üzgünüm , Madem -ilk ve- son mektup , biraz senin istediklerinden yazayım.uzun uzun düşünmüştüm.her cümlemi ezberlemiştim,her duruma hazırlıklıydım,sizin bana verdiğiniz değeri ölçecektim , siz sonuna kadar haklıydınız ben salak ve haksızdım.Kırmızı'ya da kırılmamıştım , götlüğüne kavga etmiştim zaten.Herşey sizin düşündüğünüz gibiydi , kandırdım sizi yalan söyledim ,çünkü kötü bir insandım.Umarım mutlu olmuşsundur , bilmem haklı olmak mutluluk verir mi ama.çünkü ben haklılıklarımda hüzün yaşadım hep.Neyse amacım ne kadar emo olduğumu göstermek değil , uzatmıyım.

Birşey yazmamalıyım olayların sebebi konusunda , siz kendi istediğinize inanıp mutlu olmalısınız,benim dileğim bu.Çoktan Kırmızı'nın baskısıyla kırılıp yanına gelmiş olabilirdim ama gelmedim.Yoksa geldim mi?!Seni suçlamamaya karar vermiştim , zorlamamalıyım.Sizin dediğinizden olsun.ben çok değiştim , eski anüs değilim , arkadaşkın olan anüs , ev tutacağın , manga çizen ve sizleri daracık hayatına dahil etmeye çalışan Anüs gitmiş olsun.Evet , sebep bu olsun , gayet makul.Ben hayarıma kendi yolumda devam etmeyi-eh pek devam etmek denemez ama-şöyle diyim ki doğru bulduğum şeyi yapmaya karar verdim.Sizleri üzdüğümle kaldım -kinaye yaptığını varsayıyorum-Önümde turuncu gibi bir örnek olduğundan fazla takacağınıza inanmıyorum.Kinaye falan değil bu, inandığım şey , umut diyemem , onu yitireli baya oldu.

ben acıyı hep sevmişimdir sabnırım , bunlar olmasa da devam etsem heralde birkaç seneye kadar kolumu koparırdım , sırf eksiklik psikolojisini anlamak için , ki şimdi anladım ne olduğunu.Basit bir acı değilmiş bu , bitkisel hayata girmek gibi daha çok , hissizçe çırpınmak , acını belli edememek gibi.ne kadar değiştiğim burdan belli , Acı bile istemiyorum artık , insanlara olan bakış açım , alkole , sigaraya , uyuşturucuya intihara..herşeye olan bakış açım değişti , nereye gideceğim zaten belliydi ben sadece garantiliyorum.

Mavi'ye Siyah'ı peşine saldığım için üzgün olduğumu söylersin , Sen de yalnızca birşeyi unutma:beni unut , kutudakini savurup at , benimle ilgili herşeyi yak ama bir an öncesine kadar burada seni seven bir kalp olduğunu unutma.seni çok ama çok sevdim , delicesine ve sevmeye devam edeceğim sonsuza dek.Belki Kurt'e bundan bahsederim.

Seni Seviyorum

Hoşçakal

..."

****

Ne yazık ki böyle zayıf ve tutarsız bir mektuptu.

Anüs şimdi duygularını ve yaşadıklarını paylaşarak gitmenin mektuptan daha iyi bir yolunu biliyor neyse ki..Siz de okuyorsunuz.

devamı

Parça Pinçik Partikül Molekül

PPPM

"..Bu su moleküllü!.."
Mavi

"If you wanna see some action!..."



ya söyleme bee!! XD


"...Bende gay ruhu var, hatta biseksüel olmaya da meğilliyim. Ama artık evliyim ve Courtney’e daha önce hiç kimseye bağlı olmadığım kadar bağlıyım. Eğer onunla tanışmamış olsaydım hayatımı büyük ihtimalle bir biseksüel olarak devam ettirecektim..."
Kurt Cobain

"..Eğer....götümü keserim!"

Kırmızı




Usagi'den kopya çekip sonra niye böyle oldu demiyceksin XD





Bir mangam olsaydı bu da orda olurdu nihoho!



"..Dont let it go..NeveR!"


"Where do you go when you're lonely..Where do you go when you're blue..Where do you go when you're lonely I follow you..Where the stars go Blue.."

"Alexander çük sallandırır!"
Doğu Yücel

"Eğer bi canavarsan..Canavarsındır..."
Anüs


çok eğlenceli çıkmışsınız , lanet hayatımda değer verdiğim ve o değeri boşa çıkarmayan ender insanlardansınız , sizi seviyorum.
Anüs , Yeşil , Mavi ve Turuncunun resminin altına

çok güzel çıkmışsınız..canlarım benim.hayatımın anlamı..
Anüs , yeşil ve turuncunun resminin altına


"kaağğ maan" diceksin paso
rastaların var birde bi tane bar işletiyorsun son zamanlarda barını sürekli yakuzalar basıyor borç para için ... sende aslında çaktırmayan ama yıllar evvel japonyada kendo eğitmi almış gizemli bir kadınsın...birgün hepsi bıçaktan geçiriceksin ...
Kırmızı , Anüs'ün resminin altına


iyi gün dostlarımm tutmayın elimden....
Mavi ,Anüsle resminin altına

If this ain't love
why does it feel
why does it feel
why does it feel so good?
Anüs , Yeşil'in resminin altına


Sıra~

sus lan çarpılcan sıranın akibetinden kork!!!senin kıçın o kdr kutsal olsa.....:D (Yeşil)

benim kıçımın % kaç kutsal olduğu bu kadar önemli mi cidden?sırada iyi uyunuyo ayrı mesele de (Anüs)

evt ii uyunuo :D bnm sıram ya ondan da senin kıçının kutsallığının yüsde cinsinden değeri var mı sanıosun kimden duyduysan yemiş seni yavrum:D:D (Yeşil)

yok canım test yaptım ben.zaten % üzerinden değer biçemeyiz..yeşilin kıçı %89 mavinin kıçı %78 turuncunun kıçı %87 anüsün kıçı paha biçilemez kutsallıkta

Bu dünyada bu testin kutsallığını ölçemeyeceği şeyler vardır .dedi.(anüs)

hmm dicek bişe bulamıorum bn artık sana:D:D(yeşil)



16'dan~

1) Sen listemde 1 numarasın bu kesin..ve bu yeri hakediyordun.Ama bilmiyorum.Ben insanlara fazla güvenip sonra hezimete uğrayan birisiyim.beni öpmeni özlüyorum , bana sarılmanı özlüyorum..eskisi gibi olmayı dilemek gerçekten olabileceği manasına gelmiyor.keşke i*nelere kanmasaydın..Keşke yanımda olsaydın lanet olası..

2)Sen de buradasın evet.Sana o kadar kızgınım ki ya katil olurum bu sinirle ya intihar ederim.Sana üzülüyorum , sana kızıyorum , senin tepene çıkıp kafanı gözünü yarmak istiyorum ve seni seviyorum.keşke salak olmasaydın.

3) Sen niye burdasın ne haddine senin burda olmak! herşey snein suçun snei lanet p****nk!defol notumdan XD

4)ehöö..şey..sen de hem kızıp hem sevdiklerimdensin..Sana kızmak istiyorum ama minnettarım da aynı zamanda..saol..


6)Sana güvendim ve seni sevdim ama güveni haketmedin..sevgiyiyse zaten en başından beri haketmemiştin.

7)Ölmeni istemiyorum ama öleceğini biliyorum.seni özlüyorum ve çok seviyorum.keşke sen de beni sevseydin.


8)Niye gittin sen de? ben aptalın biriyim..sana ne yaptığımı bilmiyorum ve bunu düzeltebilmeyi diliyorum hala..


13)tanıdığım en insan kişisin sen de XD seninle de tartışmışızdır falan ama senin hakkındaki görüşlerim değişemez..değişmemeli.

14)Bu çok karışık >.<>

Siyah:
niye mavi o_O

Siyah:
bilmem içimden o geldi

Mavi:
hmm.. senin genosuke ve oboro yu tagleyip durma gibi bi alışkanlığın var sanırım XD ama ben oboro dan nefret ederim ;) yani çok beklersin !!

Siyah:
asfgsaf pekala


Anüs:
Nasıl ya?? O_o




HoHoHO!!


Na-Nasıl lan O.o ??!





Yeşil bebeği >_> Fotoğraf makinesizliğinden barbiyi tarayıcıya koyup taramak XD

bu gerçeği bilgeyts bile farketti XD http://www.chip.com.tr/konu/Ozel-dosya-Gelecegin-Windows-u-Midori_8139.html

o_O

üslub meselesi XD
"şu üslubuna bakarsan sen einstein +kraliçe ben de köylü ve gerizekalı oluyorum"
dcsafdgd kırmızı beni her an güldürebiliyorsun XD

"Yalnızlık insanları değiştirir"
Kırmızı , sarı ve anüsle bir konuşmasından.

"Kameraya doğru konuşuyosun duyamıyoruuz!"
yeşil (v1)

"Önüne dön de bi daha döneme!"
(v2)

"gerçekten de bir hayalkırıklığıymışsın.."
gri

"çok da sikimdeydi dasfdfasfdgf"
anüs XD

"onun yokluğunun bende yarattığı hasarı artık o bile kapatamaz"
sarının eski sevgilisi , ki çok doğru söyledi..

"pembeyi ondan ayırarak çocuğa iyilik yapmış oluruz"
siyah

"seni istiyorum"
siyah , maviye

"tam da pembeye yavşamaya başlamıştım"
mavi , lacivert olayının başlarında , pembeyle aylardır çıkıyorken.

"hala içimde biri anüs diye zırıldıyo"
mavi , eski bir konuşmadan

"sana kardeşimden daha fazla değer veriyorum"
yeşil , ilk konuşmadan (tabi sonradan herşeyi değer ölçme hedesi için yaptığımı düşündüğü için..toplayamadım cümleyi XD )

"bu çocuğa niye böyle yapıyolar çok üzülüyorum"
dafsghdfasghdfhg

kurt cobain ölmedi, sultan ahmet'te kazı kazan satıyor.
(b. üstün , bkz dişlek bakkal)

"i can't fall in love with a man the way i fall in love with a girl."
(freddie)

'dünyadaki insanların çoğu ölmeyi hak ediyor, ölenlerden bir kısmı ise yaşamayı hak ediyor'
(leo tolstoy)


http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/2/2a/CumhuriyetFreddie.jpg

http://www.72point.com/ul/image1_523_245649.jpg

mama, life had just begun,
but now i've gone and thrown it all away
mama, ooh, didn't mean to make you cry,
if i'm not back again this time tomorrow,
carry on, carry on as if nothing really matters ~

"...Hayatımda önemli kararları uzun düşüncelerler değil de bir anda vermişimdir hep.yanlış olan kararları da.üzerinde uzun düşünmem.birden vahiy gibi gelir.şimdi de geldi .benim izole edilmem lazım.acımla yaşayamıyorum.internetten tanıştığım herkesle ilişiğimi kesmem,i telefon numaramı değiştirmem , okulumu değiştirmem lazım.bir an için hayalkırıklığı olmaktan çıkıp düzgün bir üniveriste kazanırsam burs falan bulup ailemi de bırakırım , adımı değiştiririm.sıfırdan hayata başlarım , belki yeni hayatımdaki insanlar benim hayalkırıklığı olduğumu düşünmezler.eski hayatıma yalnızca sevdiklerime bıraktığım sevgi kalır.arkadaşlarıma , aileme..bazı özel insanlara.onları geri alamam.alabilecek olsam yeni hayata başlamayı düşlemem zaten.devam edebileceğimi düşünürüm.

Seviyorum , bütün varlığımla sizleri seviyorum.kocaman bir kalbim var , o yüzden çok mutluluk ve çok acı çekiyorum.bana destek olan fazla insan yok çevremde..olsa da ferkeder mi bilmiyorum.

Eğer iyice düğümlenir de çözülemezsem bu ipi keseceğim ,istemesem de.beni sevmeyiin , benden birşeyler beklemeyin , boşa çıkarmak istemiyorum.Size benden kucak dolusu kırılmış hayaller , üzüntüler ve gözyaşları...çünkü ben hayalkırıklığıyım...."

demek ki anüs not yazmış gördün mü? he gördüm de okumadım dememek lazımmış..

baaaysikıl!


"şekerleer bana bakın!

aiii!

*gülme efektleri*

soframıza bakın

yemekleri çekiyorum!

hadi be!

yemekleri çekiyomuş!

*gülme efektleri*

ayh çok güldüm

sarıı! el salla..duymuyo bak

.... burası national geographic.burdan böyle bu masa

sarıı!

*gülme efekti*

hayvanlar alemi ya!

çok eğlendim

napıyosun

*gülme efektleri*

şey bu telefon kimin

hadi bakalım alem buysa kral biziz dön

videoya mı alıyo evet videoya alıyor

alem buysa kral biziz dön bakıyım

zum yap beyaza

bana zum yapma ya daha makarnamla uğraşıyorum yeeaa

makarnam bitmiş yeaah

lan... patatesini yemiycen mi

yemek yemekten ter içinde kaldın bak terlemiş...






Cuma, Haziran 05, 2009

Kırmızıyla Barışmalar?

Dünya; Anüsün sandığının aksine mutlak doğru ve yanlışlardan oluşmaz.Bir hareketi doğru ya da yanlış olarak nitelemek imkansızdır , çünkü herşeyin bir sebebi vardır ve birçok insanın mantığını tanıyabildiğimiz için haraketlerinin ardında yatan sebepleri rahatça görebiliriz.

Ne yazık ki Kırmızı ve Anüs o insanlardan değiller , Onların , dikkatle bakarlarsa, yalnızca birbirlerininn çözebilecekleri garip bir mantıkları var.Anlamayan birisi için tutarsız ve dengesiz gözükse bile , aslında gayet tutarlı ve mantıklı , sadece onun mantığını kavramanız gerekiyor..

**

Pek bahsetmediğim birisi var şimdi , ismi Sarı.

Sarı geçen sene Kırmızı ve Eflatun'un bir arkadaşıyla çıkmaya başladı , sonunda bu Sarı'yı zorlayan , sevgiden yoksun bir ilişki , ve zorlama haline geldi.Çünkü sevgilisi yher ayrıldıklarında intihar denemelerinde bulunuyordu.Sarı için ondan kurtulmak imkansız hale gelmek üzereydi.O da son çare olarak sert davrandı , Bununla yıkılan eski sevgilisi korkunç kıyılara sürüklendi.

Ve kırmızı , Sarı'yı da bunun için suçladı ve uzun bir zaman boyunca da kavgalı kaldılar.

Sarı bu duruma dayanamıyordu , Anüsle ikisi bir şekilde kırmızının karşısına düştüklerinden birbirlerine sarıldılar.Yeni bir arkadaşlıkları doğdu , Anüs'ün Sarı'ya tutunmak için bir sebebi vardı , Ama sarının bir sebebi yoktu açıkçası.

Kırmızı Sarıya ağır laflar etmişti , sarı durmadan ağlıyo ve bunlara üzülüyodu , Anüs de sarıkırmızıya karşı doldurmamak için yorum yapmıyordu.

Bir gün , birden kırmızı sarıyla barışmaya karar verdi , yanına gidip özür diledi , barıştılar.

Bu olay Pembenin piçin teki çıkması gibi rahatsız etmişti Anüsü , çünkü küs olup suçladığı sarının birden kankası haline gelmesi , kırmızının anlaşılamaz mantığının bir parçasıydı , belki de yeşil ve maviyi elinden aldığı gibi Sarıyı da almaya uğraşıyordu .Anüs Sarı için savaşamazdı.Hele ki Yeşil ve Mavi için savaşmamışken.

Ve bir gün Kırmızı Anüs'ün de yanına geldi , konuşmak için.Anüs şok olmuştu , ve sonra konuşmayı önerdi , ve birkaç gün sonra msnde sordu ne konuşmak istediğini

Zehir gibiydi konuşmaları , Kırmızı alttan alıyordu mümkün mertebe ama Anüs saldırıyor , saldırıyordu.zannedilenin aksine kolay bir barışma olmadı , günler boyunca okulda msnde konuşup durdular , Sonunda Anüs Kırmızıyla barışmak istediğine karar verdi ve bağlarını yeniden kurmaya başladılar , bu başkaarına mdie bulandırıcı gelse de Anüsün şu ana kadar hayatta kalmış olma sebeplerinden birisi olabilir (bkz Lacivert )

sonunda barışmışlardı.Anüs Kırmızıya siyah ile yaptıklarını anlatmıştı.Kırmızı ise Kızlara Anüs ile barışması konusunda yaptığı baskıları.ilk kavgalarında çekildiğini söylemiş , sonrasındaysa kızlara anüsle barışmaları için ısrar etmişti.Ama kızlar tek birşey söylemişlerdi "Anüs değişti"...

.............
............
...........
..........
.........
........
.......
......
.....
....
...
..
.

.

şaka? şaka heralde? şaka olması böyle basit bir savunma olması ve ona inanılmasından daha iyi bir ihtimal gibi.Anüs çok değişmiş..şimdi de bir değişimle bambaşka diyarlara yol alacak hohoho!

diyecek birşey dahi bulamıyorum inanın.gerçekten.

değişmişim ben


götümü iç XDsdtyutgjfdasfdfsdfgsdgdfsdfs


** neyse toplıyım azcık XD kırmızı anüse yeşili çok kırdığını ondan özür dilemesi gerektiğini falan söyledi XD anüs de göt oldu kaldı tabi nası lan diye dfsaghdfasgh evine gitmişsin bi de açıklama yapmamışsın dedi(açıklamaya mı gitmiştim lan ben? think about it again XD )mavi konusunda bişey diyemem kendiniz çözün falan dedi..ne biliyim dedi işte bişeyler XD

of sıkıldım ben XD hadi gidin artık XDF

devamı

Perşembe, Haziran 04, 2009

Beyaz

Anüs beyazın ne zaman ve niye gittiğini bilmiyor

Tabi niçin gittiğini de

hiçbir fikri yok.

bilmiyor sadece

ve kendini kötü hissediyor

ama bir önemi yok artık.

Beyaz gidiverdi.

Ben de anlamadım valla.

devamı

Cumartesi, Mayıs 30, 2009

Mavi'nin Duygusal Zırvaları

Hala arkadaşlarken , Lacivert Maviyle duygularını paylaşmıştı(Kırmızı'nın da onu gaza getirmesiyle)Mavi'nin tepkisiyse..

ilk olarak onu reddetmişti
sonra ondan hoşlanmıştı
ona pembeyle çıkmadığını söylemişti
onunla çarşıda(pembenin de izniyle!)buluşup el ele eve dönmüştü
Ona saçma sapan(duygusal içerikli)mesajlar atmıştı
Sonra Pembeyi sevdiğine karar verip Lacivert'ten zuaklaşmıştı.
Ama Lacivertle konuşmaya devam etmişti
Sonra Pembeyi terketmişti

vs vs..

yaklaşık olarak bunlar ve bu tarz şeylerdi , sıralamada hata olabilir.

ama sonuçta vazgeçmemişti ikisinden de , pembe lacivert'e sinir oluyordu haliyle , böyle bir tartışlma hali , ortada da kendini bulunmaz hint kumaşı zanneden Mavi~

Anüs kavgalarından sonraki günlerde Mavi'ye mesaj atmıştı , birini seçmesi için.Ama mavi seçemiyordu , seçmiyordu.

Anüsle Pembe konuşuyorlardı durmadan.Mavi Pembe'yle anüsün ilişkisini kesmeye çalışıyordu ama bu imkansızdı , msn telefon vs yoluyla konuşuyorlardı sürekli.

Bir gün , Konuşuyorlardı yine , kırmızıdan bahsettiler.Pembe de kırmızıyı sevmiyordu pek , belki de bu yüzden kırmızıyla mavinin tartışmasını anüs'e anlatmıştı.Yine de Anüs kendini Pembe'ye borçlu hissediyordu , kendi arkadaşlarından dahi alamadığı bir bilgiyi aldığı için.

Mavi'nin onu kullandığını biliyordu ve pembe gibi iyi (olduğunu düşündüğü)bir insanın bu durumda olması onun canını sıkıyordu.En başka Lacivert olaylarını ona anlatmayı düşündü , ama sonra bunun ona düşmeyeceğini farketti , hem mavi tarafından yanlış anlaşılırdı.o Yüzden vazgeçti.ama beklemediği birşey oldu.

Pembe gelip dertleşti onunla , Lacivert olaylarını anlattı..Mesajlarını yakalamıştı Canım cicimli bitanemli mesajlarını.tartışmalılardı , Pembe Anüs'den Mavinin nasıl olduğunu söylemesini istedi , mutlu muydu üzülüyormuydu.

Anüs için zor değildi bu , kabul etti ve bir sonraki günün akşamı söyledi.Ve yavaş yavaş bu bokun içine çekilmeye başladı.

Pembe Anüsü bilgi almak için kullanıyordu ama Anüs bunu çok geç farkedecekti ona iyilik yapmaya çalışırken.

Mavinin Pembeyi kullandığını pembeye söylüyordu Anüs..Ama pembe bunu umursamıyordu.O gün Lacivertten bahsetmiş miydi?Buluşmuşlar mıydı? Neler diyordu?

Anüs dinledi ve iletti , yorum yapmadı.Arada Lacivertten bahsettiği oluyordu iletiyordu bunları..ama sonra..bir gün.

Mavi pembeden bahsediyordu.

Avam o

demişti

bi de 'Pembe' değerli demekmiş , hani çakma şeylerin üzeirne orijinalinin ismini yazarlar ya~

Anüs bunu pembeye söyleyemedi ile , bu çok fazlaydı , borçlu olma olayını aşıyordu..

Kendiyle çok savaştı ve düşündü.Sonunda gerçekten Mavinin pembeyi kullanacağı maddesel bir durum oluşunca söyledi , ve olaylar değişti..


Bir de olayın Simsiyah bir yönü var aynı zamanlarda gerçekleşen..

Siyah uzun , çok uzun bir zaman sonra bir gün anüsle konuşmaya karar verdi , aslında arkadaş kalmaya karar vermişlerdi ama konuşamamışlardı bir türlü.

Siyahla dertleşti , ona yeşille maviyle ayrılmalarını anlattı , ve mavinin sevgilisini aldatmasını...Siyahı bu çok rahatsız etmişti , çünkü o da aldatılmaktan çok çekmiş birisiydi , ve Anüsün üzülmesi hiç hoşuna gitmemişti , hala ondan hoşlanıyordu (sonradan dediğine göre) ve ilginç bir teklifte bulundu:

Mavi'ye bir oyun oynayalım mı?

Nasıl birşey?

Onu kendime aşık edeyim sonra da uzaklaşayım.acı çeksin.

Gayet mantıklıydı.Kendisine gelen tekliflere hayır bile diyemeyen Mavi'nin alacağı basit bir dersti bu.ve Anüsü işin içine de katmadı.Anüs'ün tek yaptığı Mavinin siyaha anlattıklarını dinlemek ve mavinin hareketlerinden yorumlar çıkararak Siyah'a tavsiye vermekti.

Ancak birkaç gün sonra rahatsız olmaya başladı , birşey yapmamasına rağmen vicdan azabı çekiyordu.Bunu Siyah'a söyledi , devam etmek istemiyordu.Siyahsa onsuz devam edemeyeceğini hem de finalde(? ne finaliyse artık XD ) Anüs'ün olacağını söyledi , Anüs'ü bir şekilde ikna etti.Böylece devam ettiler.

Siyah ile Anüs hergün konuşuyorlardı ve Siyah olanları paylaşıyordu , mesaj attığında cevap veriyordu mavi ama kendisi mesaj atmıyor muhabbet başlatmıyor ve yavşamıyordu.Pek de istediği gibi gitmiyordu Siyah'ın.

Bu işin Anüs'e olan tek faydasıysa Mavi'nin onun hakkındakileri düşüncelerini öğrenebilmesiydi.

Mavi Siyah'a çok yalvarmıştı (bunu hem Mavi hem Siyah söyledi) Siyah Anüs'le olmalıydı , Mavi'nin peşini bırakmalıydı falan.Ama bir yerden sonra Mavi Anüs hakkındaki düşüncelerini söylemişti;

Anüs iyi birisi değildi onun gözünde

iyilik meleği değil o!

Anüs öyle olduğunu iddia edermiş gibi!

Sonunda Siyah başaramayacağını anladı ve yavaşça vazgeçti , Anüs de kabullendi , zaten bırakmayı istemişti daha önce.

Sonuçta olaylar bir şekilde gelişiyordu..

Ancak Anüs'ün gerçekten bilmediği bir nokta vardı.

Pembe zayıf karakterli piçin tekiydi.

Ve sevgilisinin onun arkasından ettiği laflara inanmamıştı ve bu /(Anüs'ün her seferinde aramızda kalsın , sana güvendiğim için söylüyorum dediği) sözleri Mavi'yle paylaşmaya karar vermişti.

Maviyse basitçe yalanlamış "yalan söylüyor kaltak" demişti.

Anüs pembeye hiç yalan söylememişti , yalnızca borç olarak gördüğü gerçeklerdi bunlar , pembe bunların doğru olmadığını(!) anlayıp rahatlamıştı , şimdi rahatlama sırası Mavi'deydi.

İlk olarak Anüs'ün bütün resimlerinin altına saçma sapan şeyler yazdı.Anüs bunlardan fırtınanın kopacağını anlamıştı , sonunda hiç yapmak istemediği şekilde kendini savunmak zorunda kalıcaktı.

Ve fırtına koptuğunda Anüs yine kontrolünü yitirdi..

Mavi herşeyini ortaya koyarak küfürlerini de savurarak dalmış ölüm tehditleri yağdırıyordu.

Anüsse önce siyah olayını ortaya sürdü , Mavinin kuyruk sallayarak onu elde ettiğini söyledi , sonra da saçma sapan şeylerle ve küfürlerle konuyu dağıttı , koca konuşmada pembeye değinilen yerler çok azdı.

Mavi suçlayıcı bir şekilde saldırıyordu

"Seen Anüs Seen! Pembe'ye Mavi'den ayrıl deyip durdun!"

"Türk filmi ayağı yapma bana tamam mı?Dedim evet var mı bi diyceğin?"

Anüs Mavi'nin Siyah'ı ayarttığı ve sevgilisini aldattığı düşüncelerini Mavi'ye savuruyordu , bir yerden sonra kendi bile mavinin siyahı elde ettiğine inanacak duruma gelebilirdi.

Aldatmasıysa..gerçekti ve Anüs'ün görüşüydü.Aldatmanın tanımınının kişiden kişiye değişmesi birine göre evet birine göre hayır dedirtebilir size.

Ama Mavinin yaptıkları kesinlikle aldatmaktı.

Anüs bunu birisine yapsa kendini o kişiyi aldatmış sayardı.

Sonra Mavi Siyah olayını anlattı , böylece Anüs'ün b,ilgileri iki tarafla birlikte tamamlanmış oldu.

Siyah , harekatının başlangıcında Mavi'yle konuşmuş , sonra msne geçmişti , resimler taglemiş ve ikisinin karakterlerinin öpüşen (daha doğrusu mavinin siyahı öptüğü diyelim?)resimlerini avatarına koymuştu(sonra mavi de istemişti ve o da koymuştu!)

Siyah maviyi istediğini söylemişti , ona aşıktı falan.

telefon numarasını istemişti , o da vermişti.

Mavi de (iyilik meleği) onu sevmemiş istememiş , siyaha yalvarmıştı..

özetle hikaye buydu.

İlk olarak;

noktalardan birisi , siyahın ondan hoşlandığını yeşil'e anlatan Mavi:

"Bu aralar bende bişeyler var ya herkes bana... (kahkaha)!"

"En başta ona bağladım ama mümkün değil ya.." [Ne yazık ki içgüdülerin doğruyu söylemişti Mavi , keşke onlara güvenseydin]

Bunları konuştular.Anüs Pembeyi ondan ayırmak istemesinin nedeninin Maviyi üzmek olmadığını söyledi ki bu yalan da sayılmaz , siyahla pembeyi maviden ayırmanın pembeye iyilik olacağı konusunda hemfikirlerdi.

Sonunda konuşma bitiminde , okulda konuşmak isteğiyle ayrıldılar.Mavi hala barışmak istiyordu..Hala...

Sonra okulda Anüs yanına gitti mavinin ve nazlı kıçını yerinden kaldırdı , konuştular , böğürdüler.Anüs kendi yaptığı şeyi söyledi:

Mavi Siyah'a umut vermişti , o ise mavinin eski sevgilisi ona yavşayınca kendini uzağa çekmişti.

Mavi bunu eski sevgilisine sormuştu , eski sevgilisi Anüs'e kırılmıştı , Anüs Maviye yüklenmişti , hatta "sevgilimi çaldın orospu!" diye bağırmıştı arkasından ..iyi rol yapıyordu hakkını yememek lazım.

Haftalar sonra Siyah Mavi'ye onunla oynadığını söylemişti , Mavi bu konuşmaları Anüs'e atmıştı , ona kanıtlamaya uğraşıyordu inatla , oyundu hepsi , siyah ikisini de sevmemişti.

Aynı anlarda ise Siyah Anüs'e hala ondan hoşlandığını söylüyor ve reddediliyordu acıyla.

Geride kaldı mı birşeyler.evet evet kaldı.

Mavi Yeşil'e Siyahla mesajlaştıklarını dahi söylememişti..ve daha neleri söylememişti belki de..geride kalanlar bunlar işte..

Mavinin saçmalıkları da böylece bitiyor..bir dahaki yazıda..işte orda hiç bilinmeyen birşey var >.>

Kurban -Yalan

devamı

Rüya, Konser ve Sayıklamalar~

RÜYA , 30 MAYIS 2009

".....Bugün sabah korkunç hislerle uyandım.Mavi ve Yeşil içerikli korkunç bir rüya görmüştüm çünkü.Rüyanın içeriği karışık , ama her sabahki gibi "gerçek değil"le üzülmek yerine önce "gerçek değil"le rahatlama , sonra da "gerçek olabilir"le üzülme ve hıçkırık mod ağlama seansıydı.İşin aslı çevremdeki herkes höykürürken ben de birkaç damla gözyaşı dökerim ama siyah'ın gidişinin bir ay sonrasından beri böyle hıçkıra hıçkıra ve içli ağlamamamıştım hiç.


Tanıyanlar beni bilirler , benim sorunlarım var ağlayamam çünkü.

Haftalardır böyle rüyalar görüyordum ama ilk kez böylesi bir şeyler karşılaştım , sanırım blog yazmak benim psikolojimi gerçekten bozdu ...ya da blinç altım beni uğrayacağım hayalkırıklığı ile ilgili uyarmaya çalışıyo , ama hayalkırıklığına imkan yok , gidiyorum zaten.

Rüyamdaki Anüs bir akşam telefonunu eline alıyor , dayanamıyor ve Yeşil!'e mesaj atıyordu

"Barışmamıza bir ihtimal var mı? "

Bunu genel bir mesaj olduğundan seçiyordu , istek ya da dilek belirtmiyordu ,sadece soruydu..bir süre beklemesinden sonra cevap geliyordu , ki sonrasında kendini okulda , onların karşısında da buluyordu.

Okul değişmişti , sınıfları dahi farklıydı(artık herşey eskisi gibi değil mesajı?) belki de onların dünyalarıydı bu , yabancı..Yeşil'in attığı mesaj -ki bir iphone'u vardı , inanın iphone görmek istemkiyorum nefretlik bir malzeme oldu benim için o-bir anda yeşilin telefonunda elindeydi , olumsuzdu sanırım , çünkü rüyadaki anüs de anlayamamıştı , yarısı japonca falandı..

Arada konuşmaya devam ediyorlardı , Ancak Mavi -kahkahalarla karışık- laf atıp duruyordu ona , birden koşturup mavi'nin tepesine çıktı , onu uyardı , bir tane geçirdi yüzüne..sonra olaylar ilerledi metin uca , eren vb birçok insanı içine alarak doruk noktaya ulaştı ve bitti.

Olay şu ki Rüyadaki Yeşil ve Mavi Anüs'ün kırılmasını bekliyorlardı eğlenmek için.Kırmızı'nın dediği olmuştu sonunda , Anüs'ü açıkça reddedip bir de alaya almak...sadece gerçekten reddedilmek..ilginç.

Daha önce erkekler dahil birçok insana teklif ettim , benden üç yaş küçük makedonyalı bir çocuğa "ben sana aşık oldum " dememden , 3 yaşındayken parkta tanıştığım tiplere " melaba ben anüs alkadaş olalım mııı?!" dememe kadar.ama teklifsiz bir arkadaşlığın böyle gelişip de sonunda tekliflere muhtaç duruma düşmesi can yakıcı.

Ne düşünüyorum biliyor musunuz.Ben hep bir ay dedim , bir ay sonra farketmeye başladım , gözlerim açıldı.Ama hiç böyle hıçkıra hıkıra ağlamamıştım kaybıma..

Belki de önceki rüyalardan farklı ve karamsar olmasındandı .Her rüya yeniden arkadaş olup sonsuza dek mutlu yaşama zırvalarıyla bittiği için inandırıcılığı yoktu.

neyse..çok da farketmemeli.Sonuçta ben giderken bu duygularımı bir kenara atıp onları ezip yok edeceğim , şu an acının dahi tadını çıkarmam lazım..

....."

KONSER 14 HAZİRAN 2009

"....Dün , hayatımın en iğrenç gecelerinden birisiydi.Hani "daha da kötü olamaz" dersiniz ya korku filmlerini izlerken.ya da şöyle söylesem daha iyi , boku çıkmış gençlik dizileir vardır , önce el ele tutuşurken yanakları kızarır , sonra ciddileşir , bayarsınız , daha ciddileştiğinde "e artık daha ileri gidemez ki" dersiniz ki kız hamile kalır falan.işte o hisleri yaşadım bir gecede

hayatımın , daha doğrusu son 7 yılımın nasıl boşa geçtiğini anladım.gözümün önünden kare kare geçti , sevdiğim ve bana acı veren herkes ordaydı neredeyse (mavi hariç) . doğum günü kutlanan , sevgilisine clocks yollayan yanında dahi durmak istemeyip giden acı objeleri.Cidden film gibi geçti gözümün önünden anılar , ve inanın sadece kötü anılar geçti.Nasıl bir gece geçirdiysem eflatunu intihar edeceğim konusunda endişelendirmiştim.ona ne diyeceğimi bilemedim.ve sonra dedim ki ölmek kolay yaşamak zor , ben umutlarımı bulursam neden intihar edeyim.hani şu evrenimizde bulunmayan umutları.Onu endişelendirmek canımı sıktı.Ama od a ben gotik kimliğimi kaybedip emo olmuş sızlanırken sigara bulmadı bana.ota boka istemeye başladım ben de çocuğun da hakkı var.

daha kötü olamaz derken olmuştu ya..şimdi , 17 haziran çarşamda gecesi de öyle olacak gibi.5 nisan gibi , 24 kasım gibi kalıcı bi tarih olmadı ama elimizde bu vardı kardişim.felaketler gecesi.daha kötüsü var deyip konser gecesini yok sayıyorum , avunuyorum..."

SAYIKLAMALAR , 17 Haziran 2009 , Son gün

"...iğrenç derecede alıngan bir yaratık olduğumu farkettim.yeni değil , zaten böyleydim ama eski şeyleri-alakasız olanları dahi- okudukça lan bunun nesine alınmışım diyebiliyorum.Hayatımdaki isnanların yarıdan fazlasıyla kavgalı olmamın açıklamalarından birisi bu.diğeri kavgacı olmam.bi diğeri ise..evet dürtüler diyeceğim sanırım.resmen kontorlden çıktım ve ne yaptığımı bilmiyorum.bu satırları dahi açık bilinçle yazdığımı sanmıyorum..

sanırım doğru şeyi yapıyorum..."

Cuma, Mayıs 29, 2009

Konuşmalar

Bütün o konuşmalar..o kadar çok şey konuşuldu ki Anüs hepsini hatırlayamıyor.Mavi ile mesajlaşmaları , konumşaları , birçoğu duygusal olaylar kaynaklıydı , onun yazısı ayrı.

Yeşilleyse çok ama çok az konuştular , ondan burada bahsedebilirim.

Dediğim gibi , tam bir ay sonra Anüs birden yıkılmıştı , umursamadan baktığı kızlar bir anda şekil değiştirmişlerdi gözünde..Bu zaman diliminde yalnızca kızmış ve sövmüştü.

birkaç hafta sonra...

"Anüs İki orospuyla iki pezevenkin canını sıkmasına izin vermez"

Tabi ki izin vermişti sonunda..ama o anda.

kimseye bir açıklama borcu yok , sinirliliğinin(sinirlendirilmesinin) bir sonucuydu yazdıkları , ki zamanında kızların da sırasına orospu yazdıkları düşünülürse fazla abartılacak birşey olmasa gerek.biz buna çifte standart diyoruz.siz ne dersiniz bilemeyiz..

Anüs isim yazmamıştı , hatta bunu kızların göremeyeceği bir yere yazmıştı , sinirliyken bile onları üzmemeye kasmıştı.Yani Gricik , onlara söylemek istiyor olsa gider yüzlerine söylerdi.MAL!

Tekrar söylüyorum ki isim yazmamıştı , belki de bir başkasını kastetmişti..bu yüzden varsayımlarda bulunmak saçmaydı.

Gri ona mesaj atmıştı , Yazanların ne olduğunu sormuştu.Kızların bunu haketmediğini söylemişti , Anüs'e bunları kızlar için mi yazdın dediğinde Anüs cevap vermemişti , hala da bu soruya cevap vermedi , vermeyecek.Yarası olan gocunur ve bu Anüs'ü bağlamaz, sanmıyorum..

Gri, Anüsü kızların bunu haketmediğine inandırmaya çalışıyordu , Yeşil'in gözleri ağlamaktan şişmişti , ayrıldığım bir sevgili gibi demişti , anılarımızı düşündükçe ağlıyorum ...Mavi de çok ağlamıştı Gri nin söylediklerine göre , dediğine göre tek sorunu Anüs değildi ama ona da üzülüyordu.

Anüs Grinin istediği tepkileri cevapları vermedi.Gri salak ve gerizekalı olduğundan(daha güzel bir sonuca bağlayamıyorum) sonunda Anüs'ü suçlamaya karar verdi -ona neyse!!- Ona dedi ki

"gerçekten de bir hayalkırıklığıymışsın."

Anüsün içine oturmuştu bu , çünkü o zamanlar Griyi insan zannederdi.Rahatsız olmuştu.Ama asıl rahatsız olması gereken konuyu bilmiyordu.

Herkesi eleştirebilirim.Kırmızıyı , maviyi , Yeşili , sarıyı , eflatunu...Ama hiçbirisi...hiçbirisi birilerinin arkasından söylediğim sözleri bir diğerine iletmediler..(yani öyle umuyorum) şöyle diyeyim ki iletmeyeceklerini söylediler.

Çünkü bu dünyada birinin arkasından edilen lafı o kişiye iletmek kadar haysiyetsiz şerefsiz ve orospuca bir iş olamaz.

Tabi Siyah da yapmıştı ama onu suçlamıyorum .Bu gayet bilinçlice yapılmıştı , bir arkadaşının arkasından edilen lafı başkasına iletmemişti o.Bunu yapan Gri ve Lacivertti.

Lacivert sikimde değil , asla öyle yakın arkadaşlar olmadık..ama Gri.Sen orospunun tekisin senden nefret ediyorum.Sen gerçek bir hayalkırıklığı oldun asıl.Çocuğu peşinden kovalatıp zevk aldın.iğrenç bir insansın.


Farkettiysen isimsiz takılmıyorum sen kim olduğunu biliyorsun sürtük.


Lacivert'e de diyecek bi lafım yok XD Lacivertin üzerine Eflatun'un bu lafı üzerine alınması da apayrı bi durum XD dadfgasfdghasfh XD

Orospu dedim evet XD üstünüze alınacaksanız bunun için bir sebebim olduğunu düşünün.Bi orospu ve ororspu olmayan arkadaşı demek de saçma olduğundan karambole gitmiş olduğunuzu düşünebilirsiniz.ama daha çok anüsün sinirli olduğunu düşünün.

bir ay sonra~

Birden Anüs uyanmıştı hatırlarsanız..Birden değişmişti herşey.içini dökmeliydi , doluydu içi , dayanamıyordu.Giyindi ve yeşil'in evine gitti.Ayağına.ve onu aşağı çağırdı.

Konuşmaya başladılar , duygusal ama bir o kadar da rahatsız edici bir konuşmaydı.Yeşil dolu gözlerle yaşadıklarını , düzelmek istediklerini ama kendilerine orospu denilmesinden sonra umutlarınının tükendiğinden bahsetti(kimin suçu acaba??)Anüs ona açıklama yapmamış , ezberlediği kelimeleri(? nasıl lan XD ) söyleyip durmuştu o çarşamba günü..

Mavinin duygusal meselelerini de konuştular , Ne yazık ki Mavi bu olayları en yakın arkadaşıyla tüm yönleriyle paylaşmaya tenezzül etmemiş ve nefis yalanlar da söylemişti.

Anüs dedi ki~

Onlarla tanışmadan önce soğukkanlı bir canavardı o (ben buna puslra içinde demiştim gerçi) onlarla tanışınca kalbimi açmış ve ısınmıştı.ama canavarsan..canavardın ve değişemezdin.

Anüs'ün bir düşüncesi vardı , Yeşil ve mavi insanları oyuncak gibi görüyorlardı.Onu bırakıp Kırmızıyla olduklarına , Kırmızı telefon aldığında(iphone >.>) birden ona yakınlaştıklarına göre bu çok saçma sayılmazdı.Hem mavi ayrılıklarının ilk gününde gayet mutlu değil miydi?

Bunu söyledi, insanları oyuncak gibi görüyorlardı.

Yeşil de onu doğruladı:

evet

dedi

biz seni hep öyle gördük , sen gittikten sonra arkandan güldük hep.

Anüs şok içinde kafasını kaldırdı , düşüncesi doğruydu , konuşma sırasında yeterince ağlamıştı , korkusu ağlamak falan değildi.Sadece..Bu, konuşmayı bitirmişti.Arkadaşlıklarının gerçek olmadığı manasına geliyordu.Yani...Boşunaydı herşey.

Bunu onayladığın iyi oldu

dedi anüs

hoşçakal

arkasını döndü ve apır adımlarla uzaklaştı.

Akşam saatlerinde ağlayarak çığırarak telefonunu yere atıp tepinerek yürüyen siyahlar içinde , matemde bir kız.Ve o tiple insan içine çıkmıştı...

O günün gecesiydi;

ne yapmış olursan ol , ne iğrenç bi insan olursan ol..ben hala durduğum yerdeyim.

demişti Anüs.Hala durduğu yerdeydi.Birkaç ay önce intiharı konuştukları , birkaç saat önce de aylarca aradan sonra konuşup gözyaşı döktükleri yerde.

Sonrasında Her akşamını orada geçirmeye başladı.8 gibi gelir , penceresine bakar , çimlerin altında uzanır düşünürdü..kaç kere gittiğini bile bilmiyor.

Sigaraya da o zaman başladı.Sigarası dahi yeşil ve yeşil'in özendiği türdendi.

Yeşilin onu dinlemesi gerekiyordu.hele ki arkasından gülüp eğlendiyse bunu borçluydu ona.Gerekirse onu bağlar ve diyeceklerini söylerdi-ki yapardı gerçekten-.

Yeşilse bunu düşünmüyordu.bir önceki gece onu dinlemişti daha fazla dinlemek zorunda değildi anüs öyle zannetse bile.ondan ne istiyordu ki?artık hayatından çıkıp gitmeliydi.Artık onu rahat bırakmalıydı.

Anüs acının tütünle karışık nefesini soğuk puslu geceye verdi , üçüncü sigarasını da söndürdü.Çardağa , bir tane de Yeşil için bıraktı , bunu ona söyledi ve gitti.Ki yeşil'in bunu yanlış anladığını düşünüyor hala.

Gecelerce sigara içti hatta abartıp yemek falan bile yedi orda ve düşündü..Uzun gecelerde yalnızdı hep , kimseyle paylaşmamıştı.Yeni paylaşıyor.

Ve mavi..Mavinin dosyası çok daha karışık.O da bir dahaki yazıya inşallah.

HIM I love you~

devamı

Perşembe, Mayıs 28, 2009

Dönüm Noktası

Böylece Başladı 2. Dönem..14 Şubat'ın haftası mıydı yoksa ondan sonraki miydi Anüs hatırlamıyor tarihini..ama o hafta herşey değişti bir daha geri dönmemecesine...

Lacivert Mavi'ye aşkını itiraf etmişti , Mavinin kafası karışık hareketleri saçmaydı , bunu başka bir yazıda inceleyeceğim için geçiyorum.

Kırmızı "savaş " olayının dozajını arttırmıştı , mavi ve yeşil'in bunu farketmemesiyse daha acıydı.Konuşmaların ortasında araya dalan kırmızının dikkatleri dağıtma , üstüne çekme çabalarını hatta insanların kendini dinlemesi için yüzlerini tutup kendine çevirdiğini görmüştü Anüs.Ama kızlar bunu görmüyorlardı..acaba görmüyolar mıydı?

Anüs kızların ondan uzaklaşmaya başladfığını hissediyordu , Kırmızı başarılı sayılırdı.Anüs kavgada iyi olsa da (ki genelde arkadaşlarını kırmamak için kavgadan kaçınırdı) böyle bir plana karşı yapabileceği tek şey kızları elinde tutumaya uğraşmaktı , bu da "Kırmızı'yı kaale almama" düşüncesine pek uymuyordu doğrusu.En sevdiği arkadaşlarını kırmızı gibi birisinin eline bırakmaya niyeti yoktu..tabi kendileri istemezlerse.acaba isterler miydi?

Kızlar seçim yapmayacaklarını söylemişlerdi.Ama şimdi Kırmızı'nın yanındaydılar , Yeşil zaten Kırmızı'ya hep değer vermişti , Ama bir daha eskisi gibi olamayacağını söyleyen Mavi'nin tavırlarında hiçbir farklılık yoktu , hatta daha yakındı Kırmızı'ya..Acaba..olabilir miydi?Kendisi gitse , bu saçma savaştan çekilse...Fazla seçeneği yoktu , ya kızların anüsün altında bulunduğu baskı ve zor durumu ve kırmızının boktan çabalarını anlamasını sağlayacak ya da çekilecekti , ama bu asla ve asla kolay bir karar değildi , çünkü insanlar değişkendi ve vereceğin kararların sonucunu bilemezdin.

Arkadaşlarından vazgeçmek..asla böyle birşey istememişti , böyle bir kararı vermesinin tek yolu tüm hayatından tamamen vazgeçip baştan başlamasıydı-ki böyle bir niyeti yoktu-.Eğer Arkadaşları konuşmayla anlamıyorlarsa anlatmanın başka bir yolu olmalıydı , ne kadar acı çektiğini ve baskı altında olduğunu onlara göstermeliydi..ama ondan önce.

Bunları düşünüp kararını vermeden önce..başka bir karar aldı , uzaklaşacak ve seyredecekti , bu beyaz bayrağı çekmekd eğildi , yalnızca gözleyecekti arkadaşlarını..ve kırmızıyı.O gitse ne yaparlardı? Turuncusuz yaşayabilmişlerdi , Anüssüz de yaşanırmıydı?Ona değer verdiklerini düşünüyordu ama..kırmızının numaralarına kanacaklar mıydı?

Denedi.Tam bir hafta boyunca kendini çekti , biraz geyik ve minimum konuşmayla onları gözledi.Sonuçlarsa onu yukarda geçen karara itmişti.

O gittiğinde kızlar bunu umursamamışlardı , Kırmızı'yla takılmışlardı.Karar vermek için yeterli bir süreydi bir hafta.

Ve bir haftanın sonunda -bir cuma akşamıydı-Anüs kararını uygulamaya karar verdi , şu an için kızların bunu görmeleri gerekiyordu , sonrasında onları kaybetmeyi göze alamazdı ama bu durumu kökten çözmeliydi , kızlardan seçim yapmalarını isteyemezdi , sadece onlar yapmayacağı için değil kendisi de buna karşıydı , ama..böyle devam etmesi onu çok yoracaktı , kızların kararının gerisindeki sebepleri farkedip Kırmızının yaptıklarını görmelerini ve Kırmızıyla olan yakınlıklarını azaltmalarını umuyordu , bu hem Kırmızının amacına ulaşmasını önlerdi hem de Anüs'ü daha fazla üzmezdi.

İlk olarak Mavi ile mesajlaştılar , Mavi-tabiki -onun uzaklığını farketmişti ve nedenini sordu , Anüs de elinden geldiğinde açıkladı , tabi kılzların kendi kendilerine farketmelerini istediği yerleri çok açıklamamaya çalıştı , içinden geldiği gibi ve düşünmeden konuştu kalbinin sesine kulak verdi.O yüzden ne dediğini hatırlamıyor bile.Sonra Msnden (çevrimdışı) yeşil'e düşüncelerini ve kararını yazdı , sonradan sıkça söyleyeceği gibi açık kapılar bırakmaıştı ama sertti , Kırmızı'yla ilişkinizi kesseniz bile eskisi gibi olamayız demişti-ki yalan değildi , sonuçta kızların rahatlıkla kırmızının yanına gidip onu bırakmalarını unutmuş değildi-.Sonunda konuşmaya başladılar.Yeşil " Ben elimden geleni yaparım bu konuda ama düzelemeyiz diyorsun " dedi-bundan olacak ki Kırmızıyla ilişkisini kesme veya azaltma yoluna gitmedi bile-Mavi de Kırmızı benim için önemli biri değil demişti , gerçi daha önce asla aynı olamayacaklarına dair lafları düşünülürse pek de doğru sayılmazdı , tabi aynı olamayız derken daha yakın olmayı kastetmiyorsa.

Böylece Cuma gecesi sona erdi , Çok sıkıntılı bir geceydi , Anüs daha önce birçok kişiyle arkadaşlığını kesmiş olsa da bu çok zor olmuştu onun için.ama sonuçta pazartesi konuşur ve anlaşırlardı , kızlar bu zaman diliminde düşünür ve Kırmızının yaptıklarını az da olsa farkederlerdi.Buna inanıyordu.

Ama inancı yetmedi , Duygusal bir insan olduğundan çökmüştü bile , cuma gündüzüne kadar sapa sağlam olan Anüs yatağa düşmüştü (verem? -dsfagdfsaghdfagh)Dersanesine gidemedi , yataktan çıktığı dahi söylenemezdi , Pazartesi hastahaneye zar zor götürüldü , iki gün rapor aldı-ve bu zaman diliminde kaçmış olduğununun düşünülebileceği aklına gelmedi bile-evde yattı ve düşündü.Okula gittiğinde Çarşambaydı , ve o gün kızlar şu an nasıllarsa öyleydiler , öğleye kadar konuşmadılar açıkçası Anüs de ne yaptıklarına dikkat etmedi , o yüzden kırmızıyla konuşuyolardı yok efendim çok mutlulardı falan diye bıdı bıdı yapmak falan istemiyor.

Sonunda öğleye doğru Yeşil yanına geldi ve öğlen konuşmak istediklerini söyledi , Anüs de kabul etti.Kırmızı öğleyin mutlaka çıkardı sınıftan ve konuşurlardı.

Ama her öğlen dışarı çıkan Kırmızı çıkmadı , yerine oturmuş şovun başlamasını bekliyordu ki olaya atılabilsin.Sonunda Anüs isyan etti "ben burda konuşmam " ya da " gelin çıkalım " falan gibi bişeyler fısıldayıp sınıftan çıktı , tuvalete gitti.Kırmızı'nın giremeyeceği rahat bir mekan-ki pek de güvenli sayılmazdı , Kırmızı zırt pırt içleri giriyordu çünkü- bulmuştu , Sarı falan da içerdeydiler.Birden bir ses duyuldu "Kırmızı seni çağırıyor!" Anüs kapıya ulaşamadan Kırmızı gelmiş ve içeri girmişti bile (ki içerde 13-14 tane kız vardı) her olaya yaptığı gibi buna da , kendini ilgilendirmeyen birşeye burnunu sokmuştu , Anüs sinirinden patlayabilirdi kafası konuşmaya yönelmiş olmasaydı.

Kırmızı bağırıp çağırmaya başladı. "Anüs bunu nasıl yapardı , onlar Anüs'ün can dostlarıydılar , aklı nerdeydi , onlar bunu haketmiyorlardı " bıdı bıdı bıdı..bir sürü bok , Kırmızı'yı çok alakadar edermiş gibi.Anüs de çığlıklar atıyordu "Kes! Kırmızı kes dedim! Kapa çeneni!konuşma benimle!"..

Onlar senin arkadaşların!!

Senin arkadaşların olsunlar o zaman!

Onlar benim bi bokum değil , onlar senin arkadaşın değil dostun onlar senin!*
sevgilisinin adını söyledi yanlışlıkla*Anüs!

senin olsunlar işte al!

şeklinde saçma sapan bir şekilde devam ediyordu ki Mavi ve Yeşil gelip Kırmızı'yı uzaklaştırdılar , ciddi bir kavgayı önlediler.Ve konuşmaya başladılar.

Kızlar tek bir şeye odaklanmışlardı "Neden?!" Anüs kızların bunu anlamalarını istemişti , ama onlar inatla soruyor sıkıştırıyor ağlıyor ve saçmalıyorlardı.neden diye sormanın mücadele etmek olmadığını bilmiyolar mıydı , yoksa bilmezden mi geliyolardı?

Anüs sınıftan çıktığında Kızlar onun dediklerini duymamışlardı.Mavi feryadı basmış ve bağırarak(böğürerek?) ağlamaya başlamıştı dediklerine göre.Kırmızı da onu çok ilgilendirirmiş gibi atılmıştı.

Konuştular , konuştular konuştular..Anüsün cevaplarını beğenmeyip çekip gittiler , yine geldiler..Yanlarına gelen arkadaşlarını söverek kovaladılar."yapacağımız onca şey vardı , nasıl herşeyi bok edersin!" diyolardı , sanki Anüs onların hayallerini gerçekleştirmek ve onları eğlendirmek için yanlarında bulunması gereken bir araçmış gibi.

Mavi (belki o da Anüs gibi aynı anda tek his yeteneğine sahipti ki) bağırıyordu durmadan.Anüs'ün triplerini(trip??) onlardan başka kimse çekmezdi , onlardan başka kimse Anüs'ün arkadaşı olmazdı.Takdir edersiniz ki bu aranızın bozuk olduğu bir arkadaşla barışmak için ideal yol değil.

Yeşil ise cuma gecesi yaptığı gibi Anüs'ün beklentilerini bir şekilde yerine getirmeye devam ediyordu , Kırmızı ile ilgili sebepleri-anüs bir kısmını söylemiş olmaısna rağmen- görememişti ama onun kalbine hitap ediyordu , Mavi gibi onu kızdırmaya çalışmıyordu."Sana kardeşimden daha fazla değer veriyorum..." demişti ve aynısını hisseden Anüs bakakalmıştı , galiba istediği şey gerçekten buydu , Anüs ona verdiği değeri gösteriyordu , Kırmızı ile olan ilişkisini azaltabileceğini , dikkat edebileceğini söylüyordu..yine de..

Yine de Anüs sado-mazoşistin tekiydi sanırım.Sonradan kızların düşüneceği gibi onların peşinden koşmasını falan istememişti , sadece açık kapı bırakmıştı " istediğiniz zaman konuşabiliriz" diyerek.Bu insanların peşinden koşmasını ve kendisine verilen değeri görmek istemesinin bir yolu değildi.Bu..yalnızca arkadaşlarınızın sizi bırakıp gitmesini engellemeye çalışmaktı.

Derse girdiler.Anüs kitabını açtı ve test çözdü ,eğer kızların yanında olup geyik yapmayacaksa bu boşluğu birşeyle doldurmalıydı , test çözdü kitap okudu..kafasını dağıttı başka birşeyi görmemecesine.Arkasında kızlar ağlıyolardı.O da ağlamıştı ama gözyaşları dinmişti o an.

Bir sonraki gün Mavi kahkahalar atıp "Ben mutluyum!Yeşil!Yeşil biliyomusun ben çok mutluyum!" diye bağırıyordu , Anüs ne kadar kırılmamaya karar vermiş olsa da canını yakmıştı bu.Sonradan Gri'nin ona söyleyeceği(Gri yalnızca laf taşıyan bir mal galiba ahahahah XD) üzre Mavi bu hareketinin aptallık olduğunu biliyordu , Çünkü Anüs kızmıştı , kızmasının bir manası vardı , artık üzgün değildi , acı çekmiyordu.Saldırı modundaydı ve kimsenin canını sıkmasına izin vermeyecekti.

Bir anda işler değişmişti..Gerçekten de ayrılmışlardı.

Birkaç gün sonra Yeşil'e mesja attı "Bugünkü tavırlarınızdan kabullendiğinizi çıkarıyorum?" Yeşil de onu savuşturdu , başından attı , o yüzden şimdi dönüp de "sen yanımıza gelmedin!sen bizi siklemedin " demeleri Anüs'ün çok ama çok garibine gidiyor.

Sonra neler mi oldu?

Anüs kendi hayatına başlamıştı , Grup psikolojisinin yarattığı sürülükten kurtulmuş ve yendien bireyselliğini kazanmıştı ama..aslında kazandığı çok söylenemezdi , çünkü birkaç gün içinde kendini kapatmıştı Anüs.Arada kızıp sinirlendiğinde birşeyler yapsa da artık acı çekmiyordu , Neler yaptığını hatırlamıyordu.gerçekten de bilincini kapatmıştı , düşünmüyordu.

Turuncunun gidşi gibi altı-yedi ay sonra değil de Siyah'ın gidişi gibi tam bir ay sonra açıldı.Gözlerini araladı , bir an düşünceler hücum etti bilinci geldi yerine.Ve ağlamaya başladı(1 ayda kadarlık o süre boyunca tek bir damla gözyaşı dökmemişti çünkü).Kendini tutamaz hareketlerini kontrol edemez oldu , duygularına tamamen esir düşerek hareket etti , işte bunların birçoğu hala bilinmiyor , bu yüzden anüsün hikayesinde kimsenin bilmediği bir dönem başlıyor.

Şarkı: HIM Poison Girl.

Siz ona Yeşil diyorsunuz..

devamı