Artık Aralık ve Ocağa geldiğime göre bi not düşebilirm.
Anüsü anlamak zordur.Yeşil'in bile itiraf ettiği üzere anüsü anlamak imkansıza yakındır , mantığı çok karmaşık olduğundan değil basit olduğundandır bu.Beyni iki şeyi aynı anda düşünebilir ama Anüs aynı anda iki duyguyu hissedemez.Duyguları derindir , ama tek türlüdür.Üzülür , üzülmek istemezse kızar mesela.
Anüs gururludur.Burada her ne kadar gerçekleri açıklamaktaysa da-çünkü şu ana kadarkiler herkes tarafından bilinenlerdi , Ocaktan sonra ise herşey değişiyor-Anüs daha çok duygularını yansıtacak , hani kimsenin bilmediklerini.her ne kadar gururunu parçaladıysa da hala bir yerlerde bir parça büyümeye hazır bekliyor , Egosu da öyle.Ne olursa olsun bir yerden sonra yaşananların Anüs'ün bakış açısından olduğunu , objektifliğini yitirdiğini unutmayın.Bu noktadan sonra bilgi akışı yavaşça azalacak ve başka kaynaklara yönelinecek.O yüzden renklerden çok Anüs'ün olaylarına ve duygularına odaklanmanızı tavsiye ederim okuyacaksanız.
Şimdi , Aralık'a dönecek olursak..
Aralık Anüs'ün etrafını saran mutluluğun onu bırakmadığı bir aydı büyük ölçüde.Mutluydu , yalnızlığını-hayatından ilk kez- birisiyle paylaşıyordu-bundan kastımız hemcinsi olmayan birisi yani.Bu aralık'ın ortasına kadar sürdü.Sonra Anüs ilk fevri kararını verdi.Siyah.Siyah'ı seviyordu.Ama şüpheleri vardı ilk andan itibaren.Çok uzaktaydı , yaş sorunu vardı , yüzünü bir kere bile görmemişti..Bir kez daha sınav dönemiydi ve Anüs bir molaya ihtiyaç duyduğunu hissetti.Bunu siyah'a söyledi.Ancak Siyah'ın hayatı da çok karışıktı , Anüs kendine biraz mola almaya çalışırken ona bir darbe indirmişti yalnızca.
Anüs siyahın peşinde koştu , çırpındı.Sonunda yeniden konuşmaya başlamışlardı , eskisi gibiydiler adeta.sadece ilişkilerinin ismi konulmamıştı , çünkü siyah ondan biraz zaman istemişti.birkaç hafta.ama o kadar zaman geçmedi.1 hafta sonra yeniden..
Mesajlaşıyorlardı.siyah sevgilim demişti.anüs neyin geleceğini biliyordu , devam edeceklerdi."devam ediyormuyuz?" ama cevap gelmedi.
Bordo ile tartışmışlardı , bu bir tartışma değildi aslında , ama anüse bazı şeyler söylemişti , siyah'ın düşünceleriyle donanmış anüsse bordo'nun ondan vazgeçtiğine odaklanmıştı.Bordo'nun hala Siyah'ı sevdiğini düşünecek kadar saçmalamıştı hatta.yıllar önce olup bitmiş ve geriye güzel anılar bırakmış bir ilişkiydi.ve o güze anılar anüs ve mavinin ellerinde ve dillerinde oyuncak olmuşlardı.
Yağmur yağıyordu.yağmurun altında iki sevgili..ve benzerleri..siyahın okuyabileceği yerde mavinin yazısıyla.Ve siyah bunu Bordoya bir saldırı olarak almıştı , anüsü bordonun seviyesine indiği için suçlamıştı-onun da saldırdığını düşünerek-.Sonra devam etmek istediğini söylemişti.Bundan sonra tüm renkler birbirine girdi.
ANÜS BİR RENGİ SEÇMEK ZORUNDAYDI
Yol çatallanıyordu Anüs için.aslında bu sadece anüsün kafasındaydı , başka yolları göremiyordu anüs ve bir seçim yapma ihtiyacı hissetti.Ya Siyahla devam edecek ve onun maviyi eleştirmesine göz yumacaktı ya da maviyi seçip siyahı unutacaktı.Arkadaşını , maviyi seçti.Siyahla sonradan tekrar barıştılarsa da ilişkileri bir daha eskisi gibi olmadı , birkaç hafta sonra da bitti.Anüs bunu algılayamadı.tıpkı ilişkilerinin başında sevinemediği gibi.Tam bir ay sonra , birden gözyaşı dökmeye başladı Turuncunun gidişine aylar sonra ağlaması gibi, onun yokluğunu hissetti ve üzüldü.Bir ay sonra.Sonra yine Mavi ve Yeşil'e tutundu ve hayata döndü.Ama Kırmızı..hayatının bir rengi olmaktan çıkmak üzereydi..
BORDO VE KIRMIZI
Bordo.Mavinin yazıklarından sonra Anüs yine kendi çıkarımlarıyla Bordo'nun kendisine kırıldığı sonucuna varmıştı , hemen bir mail attı , bu kırmızının sonradan zannedeceği üzere özür maili değil açıklama mailiydi.Ve bordonun ona küs olmadığını öğrendi.eskisi gibi oldular.
Ama Bordo'nun cevabınmı vermesinden önceki günler sıkıcı günlerdi.Anüs hem kaybettiği sevgilisine hem Bordo'suna üzülüyor hem de kararını sorguluyordu.Bu hareketleri Siyahla ilişkisini desteklemeyen Kırmızı'nın gözünden kaçmamıştı.
Ocak başında Anüs bir hayalkırıklığı olduğuna hükmetti.kendinden nefret etmek değlidi bu..sadece..hayalkırıklığıydı o herkes için.ve bunu herkese duyurdu.Duyguları ve düşünceleri yalan değildi.Bunu herkesin görebileceği bir yere yazmasının sebebi sesini duyurmak istemesiydi..siyaha ve diğerlerine.buna acıtasyon denilebileceğini sanmıyorum.
Kırmızı Anüsün depresyonunu farketmişti sonunda , bu başkalarına tutunarak içinden çıkabileceği birşeydi , üzgün olduğunda ağlayacak bir omuz bulma meselesiydi.Ona bağıran birisinin bir faydası olmazdı.Çünkü Anüs sadece bir duygu hissedebilirdi ve eğer üzülmezse kızardı.ve kızınca küfreder , kükrerdi.
Kırmızı onu düzeltmek için yüklenmeye karar verdi.Ona üzüntüsünün saçma olduğunu söyledi.dedi ki anüs bordoya çok değer veriyordu.dedi ki kendisiyle arkadaşlıkları bitse anüs bu kadar üzülmezdi.Bordoyu onlardan çok seviyordu..
Bu sözcükler anüsün suratına tokat gibi çarptı.gerçek olamazdı , karşısındaki bunları diyemezdi , ettiği hakaretlere değinmiyordu bile.sinirlendi , siktiri çekti.ve gitti.
Ve herşey burda başladı işte.İlk darbe.Kırmızı.gitmişti.bitmişti.bir hafta daha vardı cehennem gibi geçecek.
Kırmızı savaş açmıştı Anüs'e-sonradan yapmadığını iddia etse de anüs böyle olduğunu biliyor-anüsün mavi ve yeşille birlikte olmasına engel oluyordu.[şöyle diyeyim ki kavgalarını bile anlatamamıştı Anüs , zira Kırmızı kızları kızlar tuvaletinin içinde dahi yalnız bırakmamış , onlara fırsat tanımamıştı]Kırmızı..arkadaşlarını onun elinden almaya çalışıyordu.mavi yeşil ve anüs birbirlerine öyle bağlılardı ki onların yıkılması imkansızdı aslında.Tabi aralarından biri delice fevri olmasaydı.
Bir hafta böyle geçti.Kırmızı ve anüs konuşmadılar.Anüs kendisine yüklenildiği için özür bekliyordu hala.Kırmızının da aynısını beklemesi ilginçti.Sonunda hafta bitiminde yine konuştular , ikisi de kızgındı.Anüs kendisine söylenilen herşeyi boş vererek tek birşey sordu , kırmızı gerçekten anüsün bordoya onlardan çok değer verdiğine inanıyor muydu?evet.anüs kırmızıya kalan hayatında mutluluklar diledi.ve gitti.
Okulun ilk döneminin son haftasıydı.son 5 gün.Perşembe sinemaya gitmişlerdi.anüs mavi yeşil kırmızı sarı pembe ve diğerleri..çıkışta anüs sessizce iyi akşamlar dileyip uzaklaşmıştı , kendisi dışında gerçekleşen ilk kavga da orada olmuştu.
Kırmızı Anüs'ün dikkat çekmeye çalıştığına hükmetmişti.Mavi ise o senin gibi değil diyerek cevabını vermiş -ki biz buna lafı oturtma diyoruz , siz ne dersiniz bilemeyiz- ve Pembeyle birlikte anüsün peşine düşmüş , yetişememişlerdi.İşin aslı mavinin cevabı-ki sonradan kırmızı da doğruluğunu kabul edecek , yine de anüsü arkadaşlarıyla vedalaşmadan gittiği için eleştirecekti-Kırmızının sevgilisini rahatsız etmişti! Sanki Kırmızının sevgilisinin bahsi geçen insanlar ve olaylarla alakası varmış gibi!Bu lafın altında mı kalacaksın demişti.Kırmızı da lafın altında kalmamaya karar vermişti.
Bir sonraki gün okul çıkışında anüs planlara katılmamış ve uzaklaşmıştı.Sonra Kırmızı maviye bağırmıştı zafer kazanmış gibi , çünkü onun gözünde anüsün gitmesi kendisinin haklı olduğunun işaretiydi kendisinden uzaklaşıldığının değil.Böylece Mavi de yanlarından uzaklaşmıştı .Son anda Anüs Maviyi görmüştü , yüzünden düşen bin parçaydı , ne olduğunu söylememişti mavi.
Bir noktayı belirtmekte fayda var.Anüs bunları görmemişti.Bu olayları ilk anlatan Pembeydi ona.Anüs Pembe'ye borçlu hissetmişti-ki sonradan borcunu ödemeye karar verecekti ,kullanıldığını bilmeden-.Sonradan bu dosyalar ortaya dökülecek ve yeşil-mavi-anüs üçlemesinde tartışılacaktı.
Ocak bitmedi aslında.ama o kadar çok yazdım ki yoruldum.2.5 senenin sonunda birbirlerinin evine giden kızlar da bir dahaki yazının konusu olsun.
Bir kırmızı yitirildi.ama onun gidişi Siyah gibi sessiz ve acılı değildi , gitmemek ve acı vermek için direnmişti Kırmızı.Onun direnişi , Anüs'ün akıl almaz zihni , aldığı kararlar ve sonuçları.olayların patlamasına çok ama çok az kaldı.artık sadece belirtilmesi gerek noktalar var büyük patlamaya.pek yakında...
Yazının şarkısı: The Cure Friday I'm in love
*Cure şarkılar aslında anüs için siyahı temsil ederdi eskiden.şimdilerde ise anlamı bambaşka.artık cure dinleyemiyor.
hoşçakalın.
devamı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder