Perşembe, Mayıs 28, 2009

Dönüm Noktası

Böylece Başladı 2. Dönem..14 Şubat'ın haftası mıydı yoksa ondan sonraki miydi Anüs hatırlamıyor tarihini..ama o hafta herşey değişti bir daha geri dönmemecesine...

Lacivert Mavi'ye aşkını itiraf etmişti , Mavinin kafası karışık hareketleri saçmaydı , bunu başka bir yazıda inceleyeceğim için geçiyorum.

Kırmızı "savaş " olayının dozajını arttırmıştı , mavi ve yeşil'in bunu farketmemesiyse daha acıydı.Konuşmaların ortasında araya dalan kırmızının dikkatleri dağıtma , üstüne çekme çabalarını hatta insanların kendini dinlemesi için yüzlerini tutup kendine çevirdiğini görmüştü Anüs.Ama kızlar bunu görmüyorlardı..acaba görmüyolar mıydı?

Anüs kızların ondan uzaklaşmaya başladfığını hissediyordu , Kırmızı başarılı sayılırdı.Anüs kavgada iyi olsa da (ki genelde arkadaşlarını kırmamak için kavgadan kaçınırdı) böyle bir plana karşı yapabileceği tek şey kızları elinde tutumaya uğraşmaktı , bu da "Kırmızı'yı kaale almama" düşüncesine pek uymuyordu doğrusu.En sevdiği arkadaşlarını kırmızı gibi birisinin eline bırakmaya niyeti yoktu..tabi kendileri istemezlerse.acaba isterler miydi?

Kızlar seçim yapmayacaklarını söylemişlerdi.Ama şimdi Kırmızı'nın yanındaydılar , Yeşil zaten Kırmızı'ya hep değer vermişti , Ama bir daha eskisi gibi olamayacağını söyleyen Mavi'nin tavırlarında hiçbir farklılık yoktu , hatta daha yakındı Kırmızı'ya..Acaba..olabilir miydi?Kendisi gitse , bu saçma savaştan çekilse...Fazla seçeneği yoktu , ya kızların anüsün altında bulunduğu baskı ve zor durumu ve kırmızının boktan çabalarını anlamasını sağlayacak ya da çekilecekti , ama bu asla ve asla kolay bir karar değildi , çünkü insanlar değişkendi ve vereceğin kararların sonucunu bilemezdin.

Arkadaşlarından vazgeçmek..asla böyle birşey istememişti , böyle bir kararı vermesinin tek yolu tüm hayatından tamamen vazgeçip baştan başlamasıydı-ki böyle bir niyeti yoktu-.Eğer Arkadaşları konuşmayla anlamıyorlarsa anlatmanın başka bir yolu olmalıydı , ne kadar acı çektiğini ve baskı altında olduğunu onlara göstermeliydi..ama ondan önce.

Bunları düşünüp kararını vermeden önce..başka bir karar aldı , uzaklaşacak ve seyredecekti , bu beyaz bayrağı çekmekd eğildi , yalnızca gözleyecekti arkadaşlarını..ve kırmızıyı.O gitse ne yaparlardı? Turuncusuz yaşayabilmişlerdi , Anüssüz de yaşanırmıydı?Ona değer verdiklerini düşünüyordu ama..kırmızının numaralarına kanacaklar mıydı?

Denedi.Tam bir hafta boyunca kendini çekti , biraz geyik ve minimum konuşmayla onları gözledi.Sonuçlarsa onu yukarda geçen karara itmişti.

O gittiğinde kızlar bunu umursamamışlardı , Kırmızı'yla takılmışlardı.Karar vermek için yeterli bir süreydi bir hafta.

Ve bir haftanın sonunda -bir cuma akşamıydı-Anüs kararını uygulamaya karar verdi , şu an için kızların bunu görmeleri gerekiyordu , sonrasında onları kaybetmeyi göze alamazdı ama bu durumu kökten çözmeliydi , kızlardan seçim yapmalarını isteyemezdi , sadece onlar yapmayacağı için değil kendisi de buna karşıydı , ama..böyle devam etmesi onu çok yoracaktı , kızların kararının gerisindeki sebepleri farkedip Kırmızının yaptıklarını görmelerini ve Kırmızıyla olan yakınlıklarını azaltmalarını umuyordu , bu hem Kırmızının amacına ulaşmasını önlerdi hem de Anüs'ü daha fazla üzmezdi.

İlk olarak Mavi ile mesajlaştılar , Mavi-tabiki -onun uzaklığını farketmişti ve nedenini sordu , Anüs de elinden geldiğinde açıkladı , tabi kılzların kendi kendilerine farketmelerini istediği yerleri çok açıklamamaya çalıştı , içinden geldiği gibi ve düşünmeden konuştu kalbinin sesine kulak verdi.O yüzden ne dediğini hatırlamıyor bile.Sonra Msnden (çevrimdışı) yeşil'e düşüncelerini ve kararını yazdı , sonradan sıkça söyleyeceği gibi açık kapılar bırakmaıştı ama sertti , Kırmızı'yla ilişkinizi kesseniz bile eskisi gibi olamayız demişti-ki yalan değildi , sonuçta kızların rahatlıkla kırmızının yanına gidip onu bırakmalarını unutmuş değildi-.Sonunda konuşmaya başladılar.Yeşil " Ben elimden geleni yaparım bu konuda ama düzelemeyiz diyorsun " dedi-bundan olacak ki Kırmızıyla ilişkisini kesme veya azaltma yoluna gitmedi bile-Mavi de Kırmızı benim için önemli biri değil demişti , gerçi daha önce asla aynı olamayacaklarına dair lafları düşünülürse pek de doğru sayılmazdı , tabi aynı olamayız derken daha yakın olmayı kastetmiyorsa.

Böylece Cuma gecesi sona erdi , Çok sıkıntılı bir geceydi , Anüs daha önce birçok kişiyle arkadaşlığını kesmiş olsa da bu çok zor olmuştu onun için.ama sonuçta pazartesi konuşur ve anlaşırlardı , kızlar bu zaman diliminde düşünür ve Kırmızının yaptıklarını az da olsa farkederlerdi.Buna inanıyordu.

Ama inancı yetmedi , Duygusal bir insan olduğundan çökmüştü bile , cuma gündüzüne kadar sapa sağlam olan Anüs yatağa düşmüştü (verem? -dsfagdfsaghdfagh)Dersanesine gidemedi , yataktan çıktığı dahi söylenemezdi , Pazartesi hastahaneye zar zor götürüldü , iki gün rapor aldı-ve bu zaman diliminde kaçmış olduğununun düşünülebileceği aklına gelmedi bile-evde yattı ve düşündü.Okula gittiğinde Çarşambaydı , ve o gün kızlar şu an nasıllarsa öyleydiler , öğleye kadar konuşmadılar açıkçası Anüs de ne yaptıklarına dikkat etmedi , o yüzden kırmızıyla konuşuyolardı yok efendim çok mutlulardı falan diye bıdı bıdı yapmak falan istemiyor.

Sonunda öğleye doğru Yeşil yanına geldi ve öğlen konuşmak istediklerini söyledi , Anüs de kabul etti.Kırmızı öğleyin mutlaka çıkardı sınıftan ve konuşurlardı.

Ama her öğlen dışarı çıkan Kırmızı çıkmadı , yerine oturmuş şovun başlamasını bekliyordu ki olaya atılabilsin.Sonunda Anüs isyan etti "ben burda konuşmam " ya da " gelin çıkalım " falan gibi bişeyler fısıldayıp sınıftan çıktı , tuvalete gitti.Kırmızı'nın giremeyeceği rahat bir mekan-ki pek de güvenli sayılmazdı , Kırmızı zırt pırt içleri giriyordu çünkü- bulmuştu , Sarı falan da içerdeydiler.Birden bir ses duyuldu "Kırmızı seni çağırıyor!" Anüs kapıya ulaşamadan Kırmızı gelmiş ve içeri girmişti bile (ki içerde 13-14 tane kız vardı) her olaya yaptığı gibi buna da , kendini ilgilendirmeyen birşeye burnunu sokmuştu , Anüs sinirinden patlayabilirdi kafası konuşmaya yönelmiş olmasaydı.

Kırmızı bağırıp çağırmaya başladı. "Anüs bunu nasıl yapardı , onlar Anüs'ün can dostlarıydılar , aklı nerdeydi , onlar bunu haketmiyorlardı " bıdı bıdı bıdı..bir sürü bok , Kırmızı'yı çok alakadar edermiş gibi.Anüs de çığlıklar atıyordu "Kes! Kırmızı kes dedim! Kapa çeneni!konuşma benimle!"..

Onlar senin arkadaşların!!

Senin arkadaşların olsunlar o zaman!

Onlar benim bi bokum değil , onlar senin arkadaşın değil dostun onlar senin!*
sevgilisinin adını söyledi yanlışlıkla*Anüs!

senin olsunlar işte al!

şeklinde saçma sapan bir şekilde devam ediyordu ki Mavi ve Yeşil gelip Kırmızı'yı uzaklaştırdılar , ciddi bir kavgayı önlediler.Ve konuşmaya başladılar.

Kızlar tek bir şeye odaklanmışlardı "Neden?!" Anüs kızların bunu anlamalarını istemişti , ama onlar inatla soruyor sıkıştırıyor ağlıyor ve saçmalıyorlardı.neden diye sormanın mücadele etmek olmadığını bilmiyolar mıydı , yoksa bilmezden mi geliyolardı?

Anüs sınıftan çıktığında Kızlar onun dediklerini duymamışlardı.Mavi feryadı basmış ve bağırarak(böğürerek?) ağlamaya başlamıştı dediklerine göre.Kırmızı da onu çok ilgilendirirmiş gibi atılmıştı.

Konuştular , konuştular konuştular..Anüsün cevaplarını beğenmeyip çekip gittiler , yine geldiler..Yanlarına gelen arkadaşlarını söverek kovaladılar."yapacağımız onca şey vardı , nasıl herşeyi bok edersin!" diyolardı , sanki Anüs onların hayallerini gerçekleştirmek ve onları eğlendirmek için yanlarında bulunması gereken bir araçmış gibi.

Mavi (belki o da Anüs gibi aynı anda tek his yeteneğine sahipti ki) bağırıyordu durmadan.Anüs'ün triplerini(trip??) onlardan başka kimse çekmezdi , onlardan başka kimse Anüs'ün arkadaşı olmazdı.Takdir edersiniz ki bu aranızın bozuk olduğu bir arkadaşla barışmak için ideal yol değil.

Yeşil ise cuma gecesi yaptığı gibi Anüs'ün beklentilerini bir şekilde yerine getirmeye devam ediyordu , Kırmızı ile ilgili sebepleri-anüs bir kısmını söylemiş olmaısna rağmen- görememişti ama onun kalbine hitap ediyordu , Mavi gibi onu kızdırmaya çalışmıyordu."Sana kardeşimden daha fazla değer veriyorum..." demişti ve aynısını hisseden Anüs bakakalmıştı , galiba istediği şey gerçekten buydu , Anüs ona verdiği değeri gösteriyordu , Kırmızı ile olan ilişkisini azaltabileceğini , dikkat edebileceğini söylüyordu..yine de..

Yine de Anüs sado-mazoşistin tekiydi sanırım.Sonradan kızların düşüneceği gibi onların peşinden koşmasını falan istememişti , sadece açık kapı bırakmıştı " istediğiniz zaman konuşabiliriz" diyerek.Bu insanların peşinden koşmasını ve kendisine verilen değeri görmek istemesinin bir yolu değildi.Bu..yalnızca arkadaşlarınızın sizi bırakıp gitmesini engellemeye çalışmaktı.

Derse girdiler.Anüs kitabını açtı ve test çözdü ,eğer kızların yanında olup geyik yapmayacaksa bu boşluğu birşeyle doldurmalıydı , test çözdü kitap okudu..kafasını dağıttı başka birşeyi görmemecesine.Arkasında kızlar ağlıyolardı.O da ağlamıştı ama gözyaşları dinmişti o an.

Bir sonraki gün Mavi kahkahalar atıp "Ben mutluyum!Yeşil!Yeşil biliyomusun ben çok mutluyum!" diye bağırıyordu , Anüs ne kadar kırılmamaya karar vermiş olsa da canını yakmıştı bu.Sonradan Gri'nin ona söyleyeceği(Gri yalnızca laf taşıyan bir mal galiba ahahahah XD) üzre Mavi bu hareketinin aptallık olduğunu biliyordu , Çünkü Anüs kızmıştı , kızmasının bir manası vardı , artık üzgün değildi , acı çekmiyordu.Saldırı modundaydı ve kimsenin canını sıkmasına izin vermeyecekti.

Bir anda işler değişmişti..Gerçekten de ayrılmışlardı.

Birkaç gün sonra Yeşil'e mesja attı "Bugünkü tavırlarınızdan kabullendiğinizi çıkarıyorum?" Yeşil de onu savuşturdu , başından attı , o yüzden şimdi dönüp de "sen yanımıza gelmedin!sen bizi siklemedin " demeleri Anüs'ün çok ama çok garibine gidiyor.

Sonra neler mi oldu?

Anüs kendi hayatına başlamıştı , Grup psikolojisinin yarattığı sürülükten kurtulmuş ve yendien bireyselliğini kazanmıştı ama..aslında kazandığı çok söylenemezdi , çünkü birkaç gün içinde kendini kapatmıştı Anüs.Arada kızıp sinirlendiğinde birşeyler yapsa da artık acı çekmiyordu , Neler yaptığını hatırlamıyordu.gerçekten de bilincini kapatmıştı , düşünmüyordu.

Turuncunun gidşi gibi altı-yedi ay sonra değil de Siyah'ın gidişi gibi tam bir ay sonra açıldı.Gözlerini araladı , bir an düşünceler hücum etti bilinci geldi yerine.Ve ağlamaya başladı(1 ayda kadarlık o süre boyunca tek bir damla gözyaşı dökmemişti çünkü).Kendini tutamaz hareketlerini kontrol edemez oldu , duygularına tamamen esir düşerek hareket etti , işte bunların birçoğu hala bilinmiyor , bu yüzden anüsün hikayesinde kimsenin bilmediği bir dönem başlıyor.

Şarkı: HIM Poison Girl.

Siz ona Yeşil diyorsunuz..

devamı

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder