Turuncu?Gitmek?Nereye?!!...
Ama gidiyortdu.çocukluğundan beri hayalini kurduğu yere gidiyordu geriye bakıp gömzyaşı dahi dökmeden.çünkü yaşanacak çok şey vardı hayatta ve anüsün öğrenemediği şeyiTuruncu biliyordu.hayatta asla kimseye fazla bağlanmamak gerekirdi.sonra size verdiği acı size tattırdığı muyluluktan fazla olurdu.her ne olursa olsun..
Böylece Anüs ve onun ardırndan tek bir damla gözyaşı bile dökmedi.Turuncu gitti ve anüs gülümsemeye devam etti.Hala yaşayacak uzun birhayatı vardı.Yanında doslatı , Arkadaşkları Mavi ve Yeşil
duruyordu onu asla bırakmamacasına gülümseyerek.ve önceki yılın ona kazandırdığı yepyeni renkler.o kalabalık , ordu gibi arkadaşlığın tadıldığı sene ikinci seneydi.Kırmızı biraz daha sevgisi uğruna uğraşsa da Anüsün hıyarlığı karşısında pes etmişti.Ve yeni hedefi aylar sonra orduya çıktığında orduya çok zarar verecekti.
Anüs yine hatırlamıyor.uğraşıyor ama en güzel anıları beyninde silmiş.Kısacık saçları uzamakta , yanından ayırmadığı dosları , yepyeni uğraşları..Mutlu olmak için didiniyor.Geçmişini saçlarını keserek geride bırakmış sanki.Saçı uzadıkça onun gücü de artacak , yeniden doğacak..ki bizlerin bildiği üzere anüsün saçları uzarken içine de bir zehir salıyordu.öyle bir zehirdi ki bu herkesi bğir anda vuracaktı , kimse ne olduğunu anlayamadan.bu birinin bedduası mıydı yoksa anüsün kendi yapısı mı..bilemiyorum.
Ama O sene Anüs mutluydu.Mavi ve Yeşil'in zorlamasıyla edindiği bir sevgili , kızarmış mutlu bir surat...Mika eşliğinde dansedilen günler ve bazen bir renge duyulan özlem..ama gerilerde kalmıştı , mutluluk hakimdi heryere ve kimse bunu bozamaz gibiydi.
Bir gün , sessiz ve sakin bir günde Kırmızı Yeşil'i sevdiğini farketti.Bu anüse duduğu sevgi gibi değildi..bambaşkaydı ve sıcaklığı vardı.Kırmızı ona bağlanırken..herşeyin doruk noktasında..mutluluk bitiverdi.gözleri yaşlı bir Yeşil bu ilişkiyi istemiyor ama karşısındakini kırmaya dayanamıyordu.Anüs kırmızıya yeşili üzmeye hakkı olmadığını söyleyişini hatırlıyor hala.yeşil'i sevdiğini söylemişti.Yeşil'i gerçekten seviyordu.bir keresinde yeşil insanların ortasında onu perdenin arkasına çekip öpmüştü..belki yeşil de onu severdi..Arkadaş gibi değil.Aşk gibi de değil.Anüsün onu sevdiği gibi..Arkadaşk gibi.
Sonunda olaylar Anüsü son noktaya getirdi.Anüs gereksiz dökülen gözyaşlarını israf olarak görür ota boka ağlamazdı.ama o an olacakları biliyordu.birkaç damla gözyaşı derken elinden kayıp gitti herşey..hayat onu sınıyordu ve kolay bir sınav değildi o.Bunu haketmemişti.Tuvalette ağlıyordu hıçkıra hıçkıra.sonra Yeşil geldi ve gözyaşlarını sildi.Ve onu Öptü.Böyle sahnelerinde yalnızca filmlerde olduğu sanan Anüsün gözyaşları dinmişti.şaşkındı.Ve o gözyaşları arasında dahi mutluydu.Sonunda..aylar sonra o gözyaşlarıyla eski arkadaşı Turuncuya ve onunla olan arkadaşlıklarına bir cenaze yapmıştı.Ve yanında yemyeşil bir sıcaklıkla hayatına devam edebildi.Saçları uzuyordu artık.eskiye dönecek gibiydi.
O sene içinde onun için önemli bir diğer isim de bordoydu.Bordo Anüsün hiç sahip olamadığı ablası gibiydi , onun özendiği saygı duyduğu birisiydi..ikinci sene boyunca onu gerçekten sevdi.Ama ikinci senenin sonunda işlerin değişeceğinin rüzgarları hafif hafif esmeye başladı.Siyah geldi çok uzaklardan.Bu siyah onu korkutmuyordu , onun yeni renklerini örteceğini düşünmemişti hiç.Ona bağlandı.Bordo ile eskiden olan birliktelikleri onun canını yakmıştı biraz ama umursamadı.paletine bir renk daha katıp dünyasını daha da renklendirdi ve gülümsemesini daha da genişletti.ikinci senesini bitirdi.
Ve bir dahaki yazıda o yaz var..Anüsün son yazı.Dolu bir yaz.yemyeşil bir yaz.Simsiyah bir yaz.Masmavi bir yaz.Acı dolu ama gülümseten... O yaz ve Anüse getirdikleri.bir dahakinde..
devamı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder