Hala arkadaşlarken , Lacivert Maviyle duygularını paylaşmıştı(Kırmızı'nın da onu gaza getirmesiyle)Mavi'nin tepkisiyse..
ilk olarak onu reddetmişti
sonra ondan hoşlanmıştı
ona pembeyle çıkmadığını söylemişti
onunla çarşıda(pembenin de izniyle!)buluşup el ele eve dönmüştü
Ona saçma sapan(duygusal içerikli)mesajlar atmıştı
Sonra Pembeyi sevdiğine karar verip Lacivert'ten zuaklaşmıştı.
Ama Lacivertle konuşmaya devam etmişti
Sonra Pembeyi terketmişti
vs vs..
yaklaşık olarak bunlar ve bu tarz şeylerdi , sıralamada hata olabilir.
ama sonuçta vazgeçmemişti ikisinden de , pembe lacivert'e sinir oluyordu haliyle , böyle bir tartışlma hali , ortada da kendini bulunmaz hint kumaşı zanneden Mavi~
Anüs kavgalarından sonraki günlerde Mavi'ye mesaj atmıştı , birini seçmesi için.Ama mavi seçemiyordu , seçmiyordu.
Anüsle Pembe konuşuyorlardı durmadan.Mavi Pembe'yle anüsün ilişkisini kesmeye çalışıyordu ama bu imkansızdı , msn telefon vs yoluyla konuşuyorlardı sürekli.
Bir gün , Konuşuyorlardı yine , kırmızıdan bahsettiler.Pembe de kırmızıyı sevmiyordu pek , belki de bu yüzden kırmızıyla mavinin tartışmasını anüs'e anlatmıştı.Yine de Anüs kendini Pembe'ye borçlu hissediyordu , kendi arkadaşlarından dahi alamadığı bir bilgiyi aldığı için.
Mavi'nin onu kullandığını biliyordu ve pembe gibi iyi (olduğunu düşündüğü)bir insanın bu durumda olması onun canını sıkıyordu.En başka Lacivert olaylarını ona anlatmayı düşündü , ama sonra bunun ona düşmeyeceğini farketti , hem mavi tarafından yanlış anlaşılırdı.o Yüzden vazgeçti.ama beklemediği birşey oldu.
Pembe gelip dertleşti onunla , Lacivert olaylarını anlattı..Mesajlarını yakalamıştı Canım cicimli bitanemli mesajlarını.tartışmalılardı , Pembe Anüs'den Mavinin nasıl olduğunu söylemesini istedi , mutlu muydu üzülüyormuydu.
Anüs için zor değildi bu , kabul etti ve bir sonraki günün akşamı söyledi.Ve yavaş yavaş bu bokun içine çekilmeye başladı.
Pembe Anüsü bilgi almak için kullanıyordu ama Anüs bunu çok geç farkedecekti ona iyilik yapmaya çalışırken.
Mavinin Pembeyi kullandığını pembeye söylüyordu Anüs..Ama pembe bunu umursamıyordu.O gün Lacivertten bahsetmiş miydi?Buluşmuşlar mıydı? Neler diyordu?
Anüs dinledi ve iletti , yorum yapmadı.Arada Lacivertten bahsettiği oluyordu iletiyordu bunları..ama sonra..bir gün.
Mavi pembeden bahsediyordu.
Avam o
demişti
bi de 'Pembe' değerli demekmiş , hani çakma şeylerin üzeirne orijinalinin ismini yazarlar ya~
Anüs bunu pembeye söyleyemedi ile , bu çok fazlaydı , borçlu olma olayını aşıyordu..
Kendiyle çok savaştı ve düşündü.Sonunda gerçekten Mavinin pembeyi kullanacağı maddesel bir durum oluşunca söyledi , ve olaylar değişti..
Bir de olayın Simsiyah bir yönü var aynı zamanlarda gerçekleşen..
Siyah uzun , çok uzun bir zaman sonra bir gün anüsle konuşmaya karar verdi , aslında arkadaş kalmaya karar vermişlerdi ama konuşamamışlardı bir türlü.
Siyahla dertleşti , ona yeşille maviyle ayrılmalarını anlattı , ve mavinin sevgilisini aldatmasını...Siyahı bu çok rahatsız etmişti , çünkü o da aldatılmaktan çok çekmiş birisiydi , ve Anüsün üzülmesi hiç hoşuna gitmemişti , hala ondan hoşlanıyordu (sonradan dediğine göre) ve ilginç bir teklifte bulundu:
Mavi'ye bir oyun oynayalım mı?
Nasıl birşey?
Onu kendime aşık edeyim sonra da uzaklaşayım.acı çeksin.
Gayet mantıklıydı.Kendisine gelen tekliflere hayır bile diyemeyen Mavi'nin alacağı basit bir dersti bu.ve Anüsü işin içine de katmadı.Anüs'ün tek yaptığı Mavinin siyaha anlattıklarını dinlemek ve mavinin hareketlerinden yorumlar çıkararak Siyah'a tavsiye vermekti.
Ancak birkaç gün sonra rahatsız olmaya başladı , birşey yapmamasına rağmen vicdan azabı çekiyordu.Bunu Siyah'a söyledi , devam etmek istemiyordu.Siyahsa onsuz devam edemeyeceğini hem de finalde(? ne finaliyse artık XD ) Anüs'ün olacağını söyledi , Anüs'ü bir şekilde ikna etti.Böylece devam ettiler.
Siyah ile Anüs hergün konuşuyorlardı ve Siyah olanları paylaşıyordu , mesaj attığında cevap veriyordu mavi ama kendisi mesaj atmıyor muhabbet başlatmıyor ve yavşamıyordu.Pek de istediği gibi gitmiyordu Siyah'ın.
Bu işin Anüs'e olan tek faydasıysa Mavi'nin onun hakkındakileri düşüncelerini öğrenebilmesiydi.
Mavi Siyah'a çok yalvarmıştı (bunu hem Mavi hem Siyah söyledi) Siyah Anüs'le olmalıydı , Mavi'nin peşini bırakmalıydı falan.Ama bir yerden sonra Mavi Anüs hakkındaki düşüncelerini söylemişti;
Anüs iyi birisi değildi onun gözünde
iyilik meleği değil o!
Anüs öyle olduğunu iddia edermiş gibi!
Sonunda Siyah başaramayacağını anladı ve yavaşça vazgeçti , Anüs de kabullendi , zaten bırakmayı istemişti daha önce.
Sonuçta olaylar bir şekilde gelişiyordu..
Ancak Anüs'ün gerçekten bilmediği bir nokta vardı.
Pembe zayıf karakterli piçin tekiydi.
Ve sevgilisinin onun arkasından ettiği laflara inanmamıştı ve bu /(Anüs'ün her seferinde aramızda kalsın , sana güvendiğim için söylüyorum dediği) sözleri Mavi'yle paylaşmaya karar vermişti.
Maviyse basitçe yalanlamış "yalan söylüyor kaltak" demişti.
Anüs pembeye hiç yalan söylememişti , yalnızca borç olarak gördüğü gerçeklerdi bunlar , pembe bunların doğru olmadığını(!) anlayıp rahatlamıştı , şimdi rahatlama sırası Mavi'deydi.
İlk olarak Anüs'ün bütün resimlerinin altına saçma sapan şeyler yazdı.Anüs bunlardan fırtınanın kopacağını anlamıştı , sonunda hiç yapmak istemediği şekilde kendini savunmak zorunda kalıcaktı.
Ve fırtına koptuğunda Anüs yine kontrolünü yitirdi..
Mavi herşeyini ortaya koyarak küfürlerini de savurarak dalmış ölüm tehditleri yağdırıyordu.
Anüsse önce siyah olayını ortaya sürdü , Mavinin kuyruk sallayarak onu elde ettiğini söyledi , sonra da saçma sapan şeylerle ve küfürlerle konuyu dağıttı , koca konuşmada pembeye değinilen yerler çok azdı.
Mavi suçlayıcı bir şekilde saldırıyordu
"Seen Anüs Seen! Pembe'ye Mavi'den ayrıl deyip durdun!"
"Türk filmi ayağı yapma bana tamam mı?Dedim evet var mı bi diyceğin?"
Anüs Mavi'nin Siyah'ı ayarttığı ve sevgilisini aldattığı düşüncelerini Mavi'ye savuruyordu , bir yerden sonra kendi bile mavinin siyahı elde ettiğine inanacak duruma gelebilirdi.
Aldatmasıysa..gerçekti ve Anüs'ün görüşüydü.Aldatmanın tanımınının kişiden kişiye değişmesi birine göre evet birine göre hayır dedirtebilir size.
Ama Mavinin yaptıkları kesinlikle aldatmaktı.
Anüs bunu birisine yapsa kendini o kişiyi aldatmış sayardı.
Sonra Mavi Siyah olayını anlattı , böylece Anüs'ün b,ilgileri iki tarafla birlikte tamamlanmış oldu.
Siyah , harekatının başlangıcında Mavi'yle konuşmuş , sonra msne geçmişti , resimler taglemiş ve ikisinin karakterlerinin öpüşen (daha doğrusu mavinin siyahı öptüğü diyelim?)resimlerini avatarına koymuştu(sonra mavi de istemişti ve o da koymuştu!)
Siyah maviyi istediğini söylemişti , ona aşıktı falan.
telefon numarasını istemişti , o da vermişti.
Mavi de (iyilik meleği) onu sevmemiş istememiş , siyaha yalvarmıştı..
özetle hikaye buydu.
İlk olarak;
noktalardan birisi , siyahın ondan hoşlandığını yeşil'e anlatan Mavi:
"Bu aralar bende bişeyler var ya herkes bana... (kahkaha)!"
"En başta ona bağladım ama mümkün değil ya.." [Ne yazık ki içgüdülerin doğruyu söylemişti Mavi , keşke onlara güvenseydin]
Bunları konuştular.Anüs Pembeyi ondan ayırmak istemesinin nedeninin Maviyi üzmek olmadığını söyledi ki bu yalan da sayılmaz , siyahla pembeyi maviden ayırmanın pembeye iyilik olacağı konusunda hemfikirlerdi.
Sonunda konuşma bitiminde , okulda konuşmak isteğiyle ayrıldılar.Mavi hala barışmak istiyordu..Hala...
Sonra okulda Anüs yanına gitti mavinin ve nazlı kıçını yerinden kaldırdı , konuştular , böğürdüler.Anüs kendi yaptığı şeyi söyledi:
Mavi Siyah'a umut vermişti , o ise mavinin eski sevgilisi ona yavşayınca kendini uzağa çekmişti.
Mavi bunu eski sevgilisine sormuştu , eski sevgilisi Anüs'e kırılmıştı , Anüs Maviye yüklenmişti , hatta "sevgilimi çaldın orospu!" diye bağırmıştı arkasından ..iyi rol yapıyordu hakkını yememek lazım.
Haftalar sonra Siyah Mavi'ye onunla oynadığını söylemişti , Mavi bu konuşmaları Anüs'e atmıştı , ona kanıtlamaya uğraşıyordu inatla , oyundu hepsi , siyah ikisini de sevmemişti.
Aynı anlarda ise Siyah Anüs'e hala ondan hoşlandığını söylüyor ve reddediliyordu acıyla.
Geride kaldı mı birşeyler.evet evet kaldı.
Mavi Yeşil'e Siyahla mesajlaştıklarını dahi söylememişti..ve daha neleri söylememişti belki de..geride kalanlar bunlar işte..
Mavinin saçmalıkları da böylece bitiyor..bir dahaki yazıda..işte orda hiç bilinmeyen birşey var >.>
Kurban -Yalan
devamı
Cumartesi, Mayıs 30, 2009
Rüya, Konser ve Sayıklamalar~
RÜYA , 30 MAYIS 2009
".....Bugün sabah korkunç hislerle uyandım.Mavi ve Yeşil içerikli korkunç bir rüya görmüştüm çünkü.Rüyanın içeriği karışık , ama her sabahki gibi "gerçek değil"le üzülmek yerine önce "gerçek değil"le rahatlama , sonra da "gerçek olabilir"le üzülme ve hıçkırık mod ağlama seansıydı.İşin aslı çevremdeki herkes höykürürken ben de birkaç damla gözyaşı dökerim ama siyah'ın gidişinin bir ay sonrasından beri böyle hıçkıra hıçkıra ve içli ağlamamamıştım hiç.
Tanıyanlar beni bilirler , benim sorunlarım var ağlayamam çünkü.
Haftalardır böyle rüyalar görüyordum ama ilk kez böylesi bir şeyler karşılaştım , sanırım blog yazmak benim psikolojimi gerçekten bozdu ...ya da blinç altım beni uğrayacağım hayalkırıklığı ile ilgili uyarmaya çalışıyo , ama hayalkırıklığına imkan yok , gidiyorum zaten.
Rüyamdaki Anüs bir akşam telefonunu eline alıyor , dayanamıyor ve Yeşil!'e mesaj atıyordu
"Barışmamıza bir ihtimal var mı? "
Bunu genel bir mesaj olduğundan seçiyordu , istek ya da dilek belirtmiyordu ,sadece soruydu..bir süre beklemesinden sonra cevap geliyordu , ki sonrasında kendini okulda , onların karşısında da buluyordu.
Okul değişmişti , sınıfları dahi farklıydı(artık herşey eskisi gibi değil mesajı?) belki de onların dünyalarıydı bu , yabancı..Yeşil'in attığı mesaj -ki bir iphone'u vardı , inanın iphone görmek istemkiyorum nefretlik bir malzeme oldu benim için o-bir anda yeşilin telefonunda elindeydi , olumsuzdu sanırım , çünkü rüyadaki anüs de anlayamamıştı , yarısı japonca falandı..
Arada konuşmaya devam ediyorlardı , Ancak Mavi -kahkahalarla karışık- laf atıp duruyordu ona , birden koşturup mavi'nin tepesine çıktı , onu uyardı , bir tane geçirdi yüzüne..sonra olaylar ilerledi metin uca , eren vb birçok insanı içine alarak doruk noktaya ulaştı ve bitti.
Olay şu ki Rüyadaki Yeşil ve Mavi Anüs'ün kırılmasını bekliyorlardı eğlenmek için.Kırmızı'nın dediği olmuştu sonunda , Anüs'ü açıkça reddedip bir de alaya almak...sadece gerçekten reddedilmek..ilginç.
Daha önce erkekler dahil birçok insana teklif ettim , benden üç yaş küçük makedonyalı bir çocuğa "ben sana aşık oldum " dememden , 3 yaşındayken parkta tanıştığım tiplere " melaba ben anüs alkadaş olalım mııı?!" dememe kadar.ama teklifsiz bir arkadaşlığın böyle gelişip de sonunda tekliflere muhtaç duruma düşmesi can yakıcı.
Ne düşünüyorum biliyor musunuz.Ben hep bir ay dedim , bir ay sonra farketmeye başladım , gözlerim açıldı.Ama hiç böyle hıçkıra hıkıra ağlamamıştım kaybıma..
Belki de önceki rüyalardan farklı ve karamsar olmasındandı .Her rüya yeniden arkadaş olup sonsuza dek mutlu yaşama zırvalarıyla bittiği için inandırıcılığı yoktu.
neyse..çok da farketmemeli.Sonuçta ben giderken bu duygularımı bir kenara atıp onları ezip yok edeceğim , şu an acının dahi tadını çıkarmam lazım..
....."
KONSER 14 HAZİRAN 2009
"....Dün , hayatımın en iğrenç gecelerinden birisiydi.Hani "daha da kötü olamaz" dersiniz ya korku filmlerini izlerken.ya da şöyle söylesem daha iyi , boku çıkmış gençlik dizileir vardır , önce el ele tutuşurken yanakları kızarır , sonra ciddileşir , bayarsınız , daha ciddileştiğinde "e artık daha ileri gidemez ki" dersiniz ki kız hamile kalır falan.işte o hisleri yaşadım bir gecede
hayatımın , daha doğrusu son 7 yılımın nasıl boşa geçtiğini anladım.gözümün önünden kare kare geçti , sevdiğim ve bana acı veren herkes ordaydı neredeyse (mavi hariç) . doğum günü kutlanan , sevgilisine clocks yollayan yanında dahi durmak istemeyip giden acı objeleri.Cidden film gibi geçti gözümün önünden anılar , ve inanın sadece kötü anılar geçti.Nasıl bir gece geçirdiysem eflatunu intihar edeceğim konusunda endişelendirmiştim.ona ne diyeceğimi bilemedim.ve sonra dedim ki ölmek kolay yaşamak zor , ben umutlarımı bulursam neden intihar edeyim.hani şu evrenimizde bulunmayan umutları.Onu endişelendirmek canımı sıktı.Ama od a ben gotik kimliğimi kaybedip emo olmuş sızlanırken sigara bulmadı bana.ota boka istemeye başladım ben de çocuğun da hakkı var.
daha kötü olamaz derken olmuştu ya..şimdi , 17 haziran çarşamda gecesi de öyle olacak gibi.5 nisan gibi , 24 kasım gibi kalıcı bi tarih olmadı ama elimizde bu vardı kardişim.felaketler gecesi.daha kötüsü var deyip konser gecesini yok sayıyorum , avunuyorum..."
SAYIKLAMALAR , 17 Haziran 2009 , Son gün
"...iğrenç derecede alıngan bir yaratık olduğumu farkettim.yeni değil , zaten böyleydim ama eski şeyleri-alakasız olanları dahi- okudukça lan bunun nesine alınmışım diyebiliyorum.Hayatımdaki isnanların yarıdan fazlasıyla kavgalı olmamın açıklamalarından birisi bu.diğeri kavgacı olmam.bi diğeri ise..evet dürtüler diyeceğim sanırım.resmen kontorlden çıktım ve ne yaptığımı bilmiyorum.bu satırları dahi açık bilinçle yazdığımı sanmıyorum..
sanırım doğru şeyi yapıyorum..."
".....Bugün sabah korkunç hislerle uyandım.Mavi ve Yeşil içerikli korkunç bir rüya görmüştüm çünkü.Rüyanın içeriği karışık , ama her sabahki gibi "gerçek değil"le üzülmek yerine önce "gerçek değil"le rahatlama , sonra da "gerçek olabilir"le üzülme ve hıçkırık mod ağlama seansıydı.İşin aslı çevremdeki herkes höykürürken ben de birkaç damla gözyaşı dökerim ama siyah'ın gidişinin bir ay sonrasından beri böyle hıçkıra hıçkıra ve içli ağlamamamıştım hiç.
Tanıyanlar beni bilirler , benim sorunlarım var ağlayamam çünkü.
Haftalardır böyle rüyalar görüyordum ama ilk kez böylesi bir şeyler karşılaştım , sanırım blog yazmak benim psikolojimi gerçekten bozdu ...ya da blinç altım beni uğrayacağım hayalkırıklığı ile ilgili uyarmaya çalışıyo , ama hayalkırıklığına imkan yok , gidiyorum zaten.
Rüyamdaki Anüs bir akşam telefonunu eline alıyor , dayanamıyor ve Yeşil!'e mesaj atıyordu
"Barışmamıza bir ihtimal var mı? "
Bunu genel bir mesaj olduğundan seçiyordu , istek ya da dilek belirtmiyordu ,sadece soruydu..bir süre beklemesinden sonra cevap geliyordu , ki sonrasında kendini okulda , onların karşısında da buluyordu.
Okul değişmişti , sınıfları dahi farklıydı(artık herşey eskisi gibi değil mesajı?) belki de onların dünyalarıydı bu , yabancı..Yeşil'in attığı mesaj -ki bir iphone'u vardı , inanın iphone görmek istemkiyorum nefretlik bir malzeme oldu benim için o-bir anda yeşilin telefonunda elindeydi , olumsuzdu sanırım , çünkü rüyadaki anüs de anlayamamıştı , yarısı japonca falandı..
Arada konuşmaya devam ediyorlardı , Ancak Mavi -kahkahalarla karışık- laf atıp duruyordu ona , birden koşturup mavi'nin tepesine çıktı , onu uyardı , bir tane geçirdi yüzüne..sonra olaylar ilerledi metin uca , eren vb birçok insanı içine alarak doruk noktaya ulaştı ve bitti.
Olay şu ki Rüyadaki Yeşil ve Mavi Anüs'ün kırılmasını bekliyorlardı eğlenmek için.Kırmızı'nın dediği olmuştu sonunda , Anüs'ü açıkça reddedip bir de alaya almak...sadece gerçekten reddedilmek..ilginç.
Daha önce erkekler dahil birçok insana teklif ettim , benden üç yaş küçük makedonyalı bir çocuğa "ben sana aşık oldum " dememden , 3 yaşındayken parkta tanıştığım tiplere " melaba ben anüs alkadaş olalım mııı?!" dememe kadar.ama teklifsiz bir arkadaşlığın böyle gelişip de sonunda tekliflere muhtaç duruma düşmesi can yakıcı.
Ne düşünüyorum biliyor musunuz.Ben hep bir ay dedim , bir ay sonra farketmeye başladım , gözlerim açıldı.Ama hiç böyle hıçkıra hıkıra ağlamamıştım kaybıma..
Belki de önceki rüyalardan farklı ve karamsar olmasındandı .Her rüya yeniden arkadaş olup sonsuza dek mutlu yaşama zırvalarıyla bittiği için inandırıcılığı yoktu.
neyse..çok da farketmemeli.Sonuçta ben giderken bu duygularımı bir kenara atıp onları ezip yok edeceğim , şu an acının dahi tadını çıkarmam lazım..
....."
KONSER 14 HAZİRAN 2009
"....Dün , hayatımın en iğrenç gecelerinden birisiydi.Hani "daha da kötü olamaz" dersiniz ya korku filmlerini izlerken.ya da şöyle söylesem daha iyi , boku çıkmış gençlik dizileir vardır , önce el ele tutuşurken yanakları kızarır , sonra ciddileşir , bayarsınız , daha ciddileştiğinde "e artık daha ileri gidemez ki" dersiniz ki kız hamile kalır falan.işte o hisleri yaşadım bir gecede
hayatımın , daha doğrusu son 7 yılımın nasıl boşa geçtiğini anladım.gözümün önünden kare kare geçti , sevdiğim ve bana acı veren herkes ordaydı neredeyse (mavi hariç) . doğum günü kutlanan , sevgilisine clocks yollayan yanında dahi durmak istemeyip giden acı objeleri.Cidden film gibi geçti gözümün önünden anılar , ve inanın sadece kötü anılar geçti.Nasıl bir gece geçirdiysem eflatunu intihar edeceğim konusunda endişelendirmiştim.ona ne diyeceğimi bilemedim.ve sonra dedim ki ölmek kolay yaşamak zor , ben umutlarımı bulursam neden intihar edeyim.hani şu evrenimizde bulunmayan umutları.Onu endişelendirmek canımı sıktı.Ama od a ben gotik kimliğimi kaybedip emo olmuş sızlanırken sigara bulmadı bana.ota boka istemeye başladım ben de çocuğun da hakkı var.
daha kötü olamaz derken olmuştu ya..şimdi , 17 haziran çarşamda gecesi de öyle olacak gibi.5 nisan gibi , 24 kasım gibi kalıcı bi tarih olmadı ama elimizde bu vardı kardişim.felaketler gecesi.daha kötüsü var deyip konser gecesini yok sayıyorum , avunuyorum..."
SAYIKLAMALAR , 17 Haziran 2009 , Son gün
"...iğrenç derecede alıngan bir yaratık olduğumu farkettim.yeni değil , zaten böyleydim ama eski şeyleri-alakasız olanları dahi- okudukça lan bunun nesine alınmışım diyebiliyorum.Hayatımdaki isnanların yarıdan fazlasıyla kavgalı olmamın açıklamalarından birisi bu.diğeri kavgacı olmam.bi diğeri ise..evet dürtüler diyeceğim sanırım.resmen kontorlden çıktım ve ne yaptığımı bilmiyorum.bu satırları dahi açık bilinçle yazdığımı sanmıyorum..
sanırım doğru şeyi yapıyorum..."
Cuma, Mayıs 29, 2009
Konuşmalar
Bütün o konuşmalar..o kadar çok şey konuşuldu ki Anüs hepsini hatırlayamıyor.Mavi ile mesajlaşmaları , konumşaları , birçoğu duygusal olaylar kaynaklıydı , onun yazısı ayrı.
Yeşilleyse çok ama çok az konuştular , ondan burada bahsedebilirim.
Dediğim gibi , tam bir ay sonra Anüs birden yıkılmıştı , umursamadan baktığı kızlar bir anda şekil değiştirmişlerdi gözünde..Bu zaman diliminde yalnızca kızmış ve sövmüştü.
birkaç hafta sonra...
"Anüs İki orospuyla iki pezevenkin canını sıkmasına izin vermez"
Tabi ki izin vermişti sonunda..ama o anda.
kimseye bir açıklama borcu yok , sinirliliğinin(sinirlendirilmesinin) bir sonucuydu yazdıkları , ki zamanında kızların da sırasına orospu yazdıkları düşünülürse fazla abartılacak birşey olmasa gerek.biz buna çifte standart diyoruz.siz ne dersiniz bilemeyiz..
Anüs isim yazmamıştı , hatta bunu kızların göremeyeceği bir yere yazmıştı , sinirliyken bile onları üzmemeye kasmıştı.Yani Gricik , onlara söylemek istiyor olsa gider yüzlerine söylerdi.MAL!
Tekrar söylüyorum ki isim yazmamıştı , belki de bir başkasını kastetmişti..bu yüzden varsayımlarda bulunmak saçmaydı.
Gri ona mesaj atmıştı , Yazanların ne olduğunu sormuştu.Kızların bunu haketmediğini söylemişti , Anüs'e bunları kızlar için mi yazdın dediğinde Anüs cevap vermemişti , hala da bu soruya cevap vermedi , vermeyecek.Yarası olan gocunur ve bu Anüs'ü bağlamaz, sanmıyorum..
Gri, Anüsü kızların bunu haketmediğine inandırmaya çalışıyordu , Yeşil'in gözleri ağlamaktan şişmişti , ayrıldığım bir sevgili gibi demişti , anılarımızı düşündükçe ağlıyorum ...Mavi de çok ağlamıştı Gri nin söylediklerine göre , dediğine göre tek sorunu Anüs değildi ama ona da üzülüyordu.
Anüs Grinin istediği tepkileri cevapları vermedi.Gri salak ve gerizekalı olduğundan(daha güzel bir sonuca bağlayamıyorum) sonunda Anüs'ü suçlamaya karar verdi -ona neyse!!- Ona dedi ki
"gerçekten de bir hayalkırıklığıymışsın."
Anüsün içine oturmuştu bu , çünkü o zamanlar Griyi insan zannederdi.Rahatsız olmuştu.Ama asıl rahatsız olması gereken konuyu bilmiyordu.
Herkesi eleştirebilirim.Kırmızıyı , maviyi , Yeşili , sarıyı , eflatunu...Ama hiçbirisi...hiçbirisi birilerinin arkasından söylediğim sözleri bir diğerine iletmediler..(yani öyle umuyorum) şöyle diyeyim ki iletmeyeceklerini söylediler.
Çünkü bu dünyada birinin arkasından edilen lafı o kişiye iletmek kadar haysiyetsiz şerefsiz ve orospuca bir iş olamaz.
Tabi Siyah da yapmıştı ama onu suçlamıyorum .Bu gayet bilinçlice yapılmıştı , bir arkadaşının arkasından edilen lafı başkasına iletmemişti o.Bunu yapan Gri ve Lacivertti.
Lacivert sikimde değil , asla öyle yakın arkadaşlar olmadık..ama Gri.Sen orospunun tekisin senden nefret ediyorum.Sen gerçek bir hayalkırıklığı oldun asıl.Çocuğu peşinden kovalatıp zevk aldın.iğrenç bir insansın.
Farkettiysen isimsiz takılmıyorum sen kim olduğunu biliyorsun sürtük.
Lacivert'e de diyecek bi lafım yok XD Lacivertin üzerine Eflatun'un bu lafı üzerine alınması da apayrı bi durum XD dadfgasfdghasfh XD
Orospu dedim evet XD üstünüze alınacaksanız bunun için bir sebebim olduğunu düşünün.Bi orospu ve ororspu olmayan arkadaşı demek de saçma olduğundan karambole gitmiş olduğunuzu düşünebilirsiniz.ama daha çok anüsün sinirli olduğunu düşünün.
bir ay sonra~
Birden Anüs uyanmıştı hatırlarsanız..Birden değişmişti herşey.içini dökmeliydi , doluydu içi , dayanamıyordu.Giyindi ve yeşil'in evine gitti.Ayağına.ve onu aşağı çağırdı.
Konuşmaya başladılar , duygusal ama bir o kadar da rahatsız edici bir konuşmaydı.Yeşil dolu gözlerle yaşadıklarını , düzelmek istediklerini ama kendilerine orospu denilmesinden sonra umutlarınının tükendiğinden bahsetti(kimin suçu acaba??)Anüs ona açıklama yapmamış , ezberlediği kelimeleri(? nasıl lan XD ) söyleyip durmuştu o çarşamba günü..
Mavinin duygusal meselelerini de konuştular , Ne yazık ki Mavi bu olayları en yakın arkadaşıyla tüm yönleriyle paylaşmaya tenezzül etmemiş ve nefis yalanlar da söylemişti.
Anüs dedi ki~
Onlarla tanışmadan önce soğukkanlı bir canavardı o (ben buna puslra içinde demiştim gerçi) onlarla tanışınca kalbimi açmış ve ısınmıştı.ama canavarsan..canavardın ve değişemezdin.
Anüs'ün bir düşüncesi vardı , Yeşil ve mavi insanları oyuncak gibi görüyorlardı.Onu bırakıp Kırmızıyla olduklarına , Kırmızı telefon aldığında(iphone >.>) birden ona yakınlaştıklarına göre bu çok saçma sayılmazdı.Hem mavi ayrılıklarının ilk gününde gayet mutlu değil miydi?
Bunu söyledi, insanları oyuncak gibi görüyorlardı.
Yeşil de onu doğruladı:
evet
dedi
biz seni hep öyle gördük , sen gittikten sonra arkandan güldük hep.
Anüs şok içinde kafasını kaldırdı , düşüncesi doğruydu , konuşma sırasında yeterince ağlamıştı , korkusu ağlamak falan değildi.Sadece..Bu, konuşmayı bitirmişti.Arkadaşlıklarının gerçek olmadığı manasına geliyordu.Yani...Boşunaydı herşey.
Bunu onayladığın iyi oldu
dedi anüs
hoşçakal
arkasını döndü ve apır adımlarla uzaklaştı.
Akşam saatlerinde ağlayarak çığırarak telefonunu yere atıp tepinerek yürüyen siyahlar içinde , matemde bir kız.Ve o tiple insan içine çıkmıştı...
O günün gecesiydi;
ne yapmış olursan ol , ne iğrenç bi insan olursan ol..ben hala durduğum yerdeyim.
demişti Anüs.Hala durduğu yerdeydi.Birkaç ay önce intiharı konuştukları , birkaç saat önce de aylarca aradan sonra konuşup gözyaşı döktükleri yerde.
Sonrasında Her akşamını orada geçirmeye başladı.8 gibi gelir , penceresine bakar , çimlerin altında uzanır düşünürdü..kaç kere gittiğini bile bilmiyor.
Sigaraya da o zaman başladı.Sigarası dahi yeşil ve yeşil'in özendiği türdendi.
Yeşilin onu dinlemesi gerekiyordu.hele ki arkasından gülüp eğlendiyse bunu borçluydu ona.Gerekirse onu bağlar ve diyeceklerini söylerdi-ki yapardı gerçekten-.
Yeşilse bunu düşünmüyordu.bir önceki gece onu dinlemişti daha fazla dinlemek zorunda değildi anüs öyle zannetse bile.ondan ne istiyordu ki?artık hayatından çıkıp gitmeliydi.Artık onu rahat bırakmalıydı.
Anüs acının tütünle karışık nefesini soğuk puslu geceye verdi , üçüncü sigarasını da söndürdü.Çardağa , bir tane de Yeşil için bıraktı , bunu ona söyledi ve gitti.Ki yeşil'in bunu yanlış anladığını düşünüyor hala.
Gecelerce sigara içti hatta abartıp yemek falan bile yedi orda ve düşündü..Uzun gecelerde yalnızdı hep , kimseyle paylaşmamıştı.Yeni paylaşıyor.
Ve mavi..Mavinin dosyası çok daha karışık.O da bir dahaki yazıya inşallah.
HIM I love you~
devamı
Yeşilleyse çok ama çok az konuştular , ondan burada bahsedebilirim.
Dediğim gibi , tam bir ay sonra Anüs birden yıkılmıştı , umursamadan baktığı kızlar bir anda şekil değiştirmişlerdi gözünde..Bu zaman diliminde yalnızca kızmış ve sövmüştü.
birkaç hafta sonra...
"Anüs İki orospuyla iki pezevenkin canını sıkmasına izin vermez"
Tabi ki izin vermişti sonunda..ama o anda.
kimseye bir açıklama borcu yok , sinirliliğinin(sinirlendirilmesinin) bir sonucuydu yazdıkları , ki zamanında kızların da sırasına orospu yazdıkları düşünülürse fazla abartılacak birşey olmasa gerek.biz buna çifte standart diyoruz.siz ne dersiniz bilemeyiz..
Anüs isim yazmamıştı , hatta bunu kızların göremeyeceği bir yere yazmıştı , sinirliyken bile onları üzmemeye kasmıştı.Yani Gricik , onlara söylemek istiyor olsa gider yüzlerine söylerdi.MAL!
Tekrar söylüyorum ki isim yazmamıştı , belki de bir başkasını kastetmişti..bu yüzden varsayımlarda bulunmak saçmaydı.
Gri ona mesaj atmıştı , Yazanların ne olduğunu sormuştu.Kızların bunu haketmediğini söylemişti , Anüs'e bunları kızlar için mi yazdın dediğinde Anüs cevap vermemişti , hala da bu soruya cevap vermedi , vermeyecek.Yarası olan gocunur ve bu Anüs'ü bağlamaz, sanmıyorum..
Gri, Anüsü kızların bunu haketmediğine inandırmaya çalışıyordu , Yeşil'in gözleri ağlamaktan şişmişti , ayrıldığım bir sevgili gibi demişti , anılarımızı düşündükçe ağlıyorum ...Mavi de çok ağlamıştı Gri nin söylediklerine göre , dediğine göre tek sorunu Anüs değildi ama ona da üzülüyordu.
Anüs Grinin istediği tepkileri cevapları vermedi.Gri salak ve gerizekalı olduğundan(daha güzel bir sonuca bağlayamıyorum) sonunda Anüs'ü suçlamaya karar verdi -ona neyse!!- Ona dedi ki
"gerçekten de bir hayalkırıklığıymışsın."
Anüsün içine oturmuştu bu , çünkü o zamanlar Griyi insan zannederdi.Rahatsız olmuştu.Ama asıl rahatsız olması gereken konuyu bilmiyordu.
Herkesi eleştirebilirim.Kırmızıyı , maviyi , Yeşili , sarıyı , eflatunu...Ama hiçbirisi...hiçbirisi birilerinin arkasından söylediğim sözleri bir diğerine iletmediler..(yani öyle umuyorum) şöyle diyeyim ki iletmeyeceklerini söylediler.
Çünkü bu dünyada birinin arkasından edilen lafı o kişiye iletmek kadar haysiyetsiz şerefsiz ve orospuca bir iş olamaz.
Tabi Siyah da yapmıştı ama onu suçlamıyorum .Bu gayet bilinçlice yapılmıştı , bir arkadaşının arkasından edilen lafı başkasına iletmemişti o.Bunu yapan Gri ve Lacivertti.
Lacivert sikimde değil , asla öyle yakın arkadaşlar olmadık..ama Gri.Sen orospunun tekisin senden nefret ediyorum.Sen gerçek bir hayalkırıklığı oldun asıl.Çocuğu peşinden kovalatıp zevk aldın.iğrenç bir insansın.
Farkettiysen isimsiz takılmıyorum sen kim olduğunu biliyorsun sürtük.
Lacivert'e de diyecek bi lafım yok XD Lacivertin üzerine Eflatun'un bu lafı üzerine alınması da apayrı bi durum XD dadfgasfdghasfh XD
Orospu dedim evet XD üstünüze alınacaksanız bunun için bir sebebim olduğunu düşünün.Bi orospu ve ororspu olmayan arkadaşı demek de saçma olduğundan karambole gitmiş olduğunuzu düşünebilirsiniz.ama daha çok anüsün sinirli olduğunu düşünün.
bir ay sonra~
Birden Anüs uyanmıştı hatırlarsanız..Birden değişmişti herşey.içini dökmeliydi , doluydu içi , dayanamıyordu.Giyindi ve yeşil'in evine gitti.Ayağına.ve onu aşağı çağırdı.
Konuşmaya başladılar , duygusal ama bir o kadar da rahatsız edici bir konuşmaydı.Yeşil dolu gözlerle yaşadıklarını , düzelmek istediklerini ama kendilerine orospu denilmesinden sonra umutlarınının tükendiğinden bahsetti(kimin suçu acaba??)Anüs ona açıklama yapmamış , ezberlediği kelimeleri(? nasıl lan XD ) söyleyip durmuştu o çarşamba günü..
Mavinin duygusal meselelerini de konuştular , Ne yazık ki Mavi bu olayları en yakın arkadaşıyla tüm yönleriyle paylaşmaya tenezzül etmemiş ve nefis yalanlar da söylemişti.
Anüs dedi ki~
Onlarla tanışmadan önce soğukkanlı bir canavardı o (ben buna puslra içinde demiştim gerçi) onlarla tanışınca kalbimi açmış ve ısınmıştı.ama canavarsan..canavardın ve değişemezdin.
Anüs'ün bir düşüncesi vardı , Yeşil ve mavi insanları oyuncak gibi görüyorlardı.Onu bırakıp Kırmızıyla olduklarına , Kırmızı telefon aldığında(iphone >.>) birden ona yakınlaştıklarına göre bu çok saçma sayılmazdı.Hem mavi ayrılıklarının ilk gününde gayet mutlu değil miydi?
Bunu söyledi, insanları oyuncak gibi görüyorlardı.
Yeşil de onu doğruladı:
evet
dedi
biz seni hep öyle gördük , sen gittikten sonra arkandan güldük hep.
Anüs şok içinde kafasını kaldırdı , düşüncesi doğruydu , konuşma sırasında yeterince ağlamıştı , korkusu ağlamak falan değildi.Sadece..Bu, konuşmayı bitirmişti.Arkadaşlıklarının gerçek olmadığı manasına geliyordu.Yani...Boşunaydı herşey.
Bunu onayladığın iyi oldu
dedi anüs
hoşçakal
arkasını döndü ve apır adımlarla uzaklaştı.
Akşam saatlerinde ağlayarak çığırarak telefonunu yere atıp tepinerek yürüyen siyahlar içinde , matemde bir kız.Ve o tiple insan içine çıkmıştı...
O günün gecesiydi;
ne yapmış olursan ol , ne iğrenç bi insan olursan ol..ben hala durduğum yerdeyim.
demişti Anüs.Hala durduğu yerdeydi.Birkaç ay önce intiharı konuştukları , birkaç saat önce de aylarca aradan sonra konuşup gözyaşı döktükleri yerde.
Sonrasında Her akşamını orada geçirmeye başladı.8 gibi gelir , penceresine bakar , çimlerin altında uzanır düşünürdü..kaç kere gittiğini bile bilmiyor.
Sigaraya da o zaman başladı.Sigarası dahi yeşil ve yeşil'in özendiği türdendi.
Yeşilin onu dinlemesi gerekiyordu.hele ki arkasından gülüp eğlendiyse bunu borçluydu ona.Gerekirse onu bağlar ve diyeceklerini söylerdi-ki yapardı gerçekten-.
Yeşilse bunu düşünmüyordu.bir önceki gece onu dinlemişti daha fazla dinlemek zorunda değildi anüs öyle zannetse bile.ondan ne istiyordu ki?artık hayatından çıkıp gitmeliydi.Artık onu rahat bırakmalıydı.
Anüs acının tütünle karışık nefesini soğuk puslu geceye verdi , üçüncü sigarasını da söndürdü.Çardağa , bir tane de Yeşil için bıraktı , bunu ona söyledi ve gitti.Ki yeşil'in bunu yanlış anladığını düşünüyor hala.
Gecelerce sigara içti hatta abartıp yemek falan bile yedi orda ve düşündü..Uzun gecelerde yalnızdı hep , kimseyle paylaşmamıştı.Yeni paylaşıyor.
Ve mavi..Mavinin dosyası çok daha karışık.O da bir dahaki yazıya inşallah.
HIM I love you~
devamı
Perşembe, Mayıs 28, 2009
Dönüm Noktası
Böylece Başladı 2. Dönem..14 Şubat'ın haftası mıydı yoksa ondan sonraki miydi Anüs hatırlamıyor tarihini..ama o hafta herşey değişti bir daha geri dönmemecesine...
Lacivert Mavi'ye aşkını itiraf etmişti , Mavinin kafası karışık hareketleri saçmaydı , bunu başka bir yazıda inceleyeceğim için geçiyorum.
Kırmızı "savaş " olayının dozajını arttırmıştı , mavi ve yeşil'in bunu farketmemesiyse daha acıydı.Konuşmaların ortasında araya dalan kırmızının dikkatleri dağıtma , üstüne çekme çabalarını hatta insanların kendini dinlemesi için yüzlerini tutup kendine çevirdiğini görmüştü Anüs.Ama kızlar bunu görmüyorlardı..acaba görmüyolar mıydı?
Anüs kızların ondan uzaklaşmaya başladfığını hissediyordu , Kırmızı başarılı sayılırdı.Anüs kavgada iyi olsa da (ki genelde arkadaşlarını kırmamak için kavgadan kaçınırdı) böyle bir plana karşı yapabileceği tek şey kızları elinde tutumaya uğraşmaktı , bu da "Kırmızı'yı kaale almama" düşüncesine pek uymuyordu doğrusu.En sevdiği arkadaşlarını kırmızı gibi birisinin eline bırakmaya niyeti yoktu..tabi kendileri istemezlerse.acaba isterler miydi?
Kızlar seçim yapmayacaklarını söylemişlerdi.Ama şimdi Kırmızı'nın yanındaydılar , Yeşil zaten Kırmızı'ya hep değer vermişti , Ama bir daha eskisi gibi olamayacağını söyleyen Mavi'nin tavırlarında hiçbir farklılık yoktu , hatta daha yakındı Kırmızı'ya..Acaba..olabilir miydi?Kendisi gitse , bu saçma savaştan çekilse...Fazla seçeneği yoktu , ya kızların anüsün altında bulunduğu baskı ve zor durumu ve kırmızının boktan çabalarını anlamasını sağlayacak ya da çekilecekti , ama bu asla ve asla kolay bir karar değildi , çünkü insanlar değişkendi ve vereceğin kararların sonucunu bilemezdin.
Arkadaşlarından vazgeçmek..asla böyle birşey istememişti , böyle bir kararı vermesinin tek yolu tüm hayatından tamamen vazgeçip baştan başlamasıydı-ki böyle bir niyeti yoktu-.Eğer Arkadaşları konuşmayla anlamıyorlarsa anlatmanın başka bir yolu olmalıydı , ne kadar acı çektiğini ve baskı altında olduğunu onlara göstermeliydi..ama ondan önce.
Bunları düşünüp kararını vermeden önce..başka bir karar aldı , uzaklaşacak ve seyredecekti , bu beyaz bayrağı çekmekd eğildi , yalnızca gözleyecekti arkadaşlarını..ve kırmızıyı.O gitse ne yaparlardı? Turuncusuz yaşayabilmişlerdi , Anüssüz de yaşanırmıydı?Ona değer verdiklerini düşünüyordu ama..kırmızının numaralarına kanacaklar mıydı?
Denedi.Tam bir hafta boyunca kendini çekti , biraz geyik ve minimum konuşmayla onları gözledi.Sonuçlarsa onu yukarda geçen karara itmişti.
O gittiğinde kızlar bunu umursamamışlardı , Kırmızı'yla takılmışlardı.Karar vermek için yeterli bir süreydi bir hafta.
Ve bir haftanın sonunda -bir cuma akşamıydı-Anüs kararını uygulamaya karar verdi , şu an için kızların bunu görmeleri gerekiyordu , sonrasında onları kaybetmeyi göze alamazdı ama bu durumu kökten çözmeliydi , kızlardan seçim yapmalarını isteyemezdi , sadece onlar yapmayacağı için değil kendisi de buna karşıydı , ama..böyle devam etmesi onu çok yoracaktı , kızların kararının gerisindeki sebepleri farkedip Kırmızının yaptıklarını görmelerini ve Kırmızıyla olan yakınlıklarını azaltmalarını umuyordu , bu hem Kırmızının amacına ulaşmasını önlerdi hem de Anüs'ü daha fazla üzmezdi.
İlk olarak Mavi ile mesajlaştılar , Mavi-tabiki -onun uzaklığını farketmişti ve nedenini sordu , Anüs de elinden geldiğinde açıkladı , tabi kılzların kendi kendilerine farketmelerini istediği yerleri çok açıklamamaya çalıştı , içinden geldiği gibi ve düşünmeden konuştu kalbinin sesine kulak verdi.O yüzden ne dediğini hatırlamıyor bile.Sonra Msnden (çevrimdışı) yeşil'e düşüncelerini ve kararını yazdı , sonradan sıkça söyleyeceği gibi açık kapılar bırakmaıştı ama sertti , Kırmızı'yla ilişkinizi kesseniz bile eskisi gibi olamayız demişti-ki yalan değildi , sonuçta kızların rahatlıkla kırmızının yanına gidip onu bırakmalarını unutmuş değildi-.Sonunda konuşmaya başladılar.Yeşil " Ben elimden geleni yaparım bu konuda ama düzelemeyiz diyorsun " dedi-bundan olacak ki Kırmızıyla ilişkisini kesme veya azaltma yoluna gitmedi bile-Mavi de Kırmızı benim için önemli biri değil demişti , gerçi daha önce asla aynı olamayacaklarına dair lafları düşünülürse pek de doğru sayılmazdı , tabi aynı olamayız derken daha yakın olmayı kastetmiyorsa.
Böylece Cuma gecesi sona erdi , Çok sıkıntılı bir geceydi , Anüs daha önce birçok kişiyle arkadaşlığını kesmiş olsa da bu çok zor olmuştu onun için.ama sonuçta pazartesi konuşur ve anlaşırlardı , kızlar bu zaman diliminde düşünür ve Kırmızının yaptıklarını az da olsa farkederlerdi.Buna inanıyordu.
Ama inancı yetmedi , Duygusal bir insan olduğundan çökmüştü bile , cuma gündüzüne kadar sapa sağlam olan Anüs yatağa düşmüştü (verem? -dsfagdfsaghdfagh)Dersanesine gidemedi , yataktan çıktığı dahi söylenemezdi , Pazartesi hastahaneye zar zor götürüldü , iki gün rapor aldı-ve bu zaman diliminde kaçmış olduğununun düşünülebileceği aklına gelmedi bile-evde yattı ve düşündü.Okula gittiğinde Çarşambaydı , ve o gün kızlar şu an nasıllarsa öyleydiler , öğleye kadar konuşmadılar açıkçası Anüs de ne yaptıklarına dikkat etmedi , o yüzden kırmızıyla konuşuyolardı yok efendim çok mutlulardı falan diye bıdı bıdı yapmak falan istemiyor.
Sonunda öğleye doğru Yeşil yanına geldi ve öğlen konuşmak istediklerini söyledi , Anüs de kabul etti.Kırmızı öğleyin mutlaka çıkardı sınıftan ve konuşurlardı.
Ama her öğlen dışarı çıkan Kırmızı çıkmadı , yerine oturmuş şovun başlamasını bekliyordu ki olaya atılabilsin.Sonunda Anüs isyan etti "ben burda konuşmam " ya da " gelin çıkalım " falan gibi bişeyler fısıldayıp sınıftan çıktı , tuvalete gitti.Kırmızı'nın giremeyeceği rahat bir mekan-ki pek de güvenli sayılmazdı , Kırmızı zırt pırt içleri giriyordu çünkü- bulmuştu , Sarı falan da içerdeydiler.Birden bir ses duyuldu "Kırmızı seni çağırıyor!" Anüs kapıya ulaşamadan Kırmızı gelmiş ve içeri girmişti bile (ki içerde 13-14 tane kız vardı) her olaya yaptığı gibi buna da , kendini ilgilendirmeyen birşeye burnunu sokmuştu , Anüs sinirinden patlayabilirdi kafası konuşmaya yönelmiş olmasaydı.
Kırmızı bağırıp çağırmaya başladı. "Anüs bunu nasıl yapardı , onlar Anüs'ün can dostlarıydılar , aklı nerdeydi , onlar bunu haketmiyorlardı " bıdı bıdı bıdı..bir sürü bok , Kırmızı'yı çok alakadar edermiş gibi.Anüs de çığlıklar atıyordu "Kes! Kırmızı kes dedim! Kapa çeneni!konuşma benimle!"..
Onlar senin arkadaşların!!
Senin arkadaşların olsunlar o zaman!
Onlar benim bi bokum değil , onlar senin arkadaşın değil dostun onlar senin!*sevgilisinin adını söyledi yanlışlıkla*Anüs!
senin olsunlar işte al!
şeklinde saçma sapan bir şekilde devam ediyordu ki Mavi ve Yeşil gelip Kırmızı'yı uzaklaştırdılar , ciddi bir kavgayı önlediler.Ve konuşmaya başladılar.
Kızlar tek bir şeye odaklanmışlardı "Neden?!" Anüs kızların bunu anlamalarını istemişti , ama onlar inatla soruyor sıkıştırıyor ağlıyor ve saçmalıyorlardı.neden diye sormanın mücadele etmek olmadığını bilmiyolar mıydı , yoksa bilmezden mi geliyolardı?
Anüs sınıftan çıktığında Kızlar onun dediklerini duymamışlardı.Mavi feryadı basmış ve bağırarak(böğürerek?) ağlamaya başlamıştı dediklerine göre.Kırmızı da onu çok ilgilendirirmiş gibi atılmıştı.
Konuştular , konuştular konuştular..Anüsün cevaplarını beğenmeyip çekip gittiler , yine geldiler..Yanlarına gelen arkadaşlarını söverek kovaladılar."yapacağımız onca şey vardı , nasıl herşeyi bok edersin!" diyolardı , sanki Anüs onların hayallerini gerçekleştirmek ve onları eğlendirmek için yanlarında bulunması gereken bir araçmış gibi.
Mavi (belki o da Anüs gibi aynı anda tek his yeteneğine sahipti ki) bağırıyordu durmadan.Anüs'ün triplerini(trip??) onlardan başka kimse çekmezdi , onlardan başka kimse Anüs'ün arkadaşı olmazdı.Takdir edersiniz ki bu aranızın bozuk olduğu bir arkadaşla barışmak için ideal yol değil.
Yeşil ise cuma gecesi yaptığı gibi Anüs'ün beklentilerini bir şekilde yerine getirmeye devam ediyordu , Kırmızı ile ilgili sebepleri-anüs bir kısmını söylemiş olmaısna rağmen- görememişti ama onun kalbine hitap ediyordu , Mavi gibi onu kızdırmaya çalışmıyordu."Sana kardeşimden daha fazla değer veriyorum..." demişti ve aynısını hisseden Anüs bakakalmıştı , galiba istediği şey gerçekten buydu , Anüs ona verdiği değeri gösteriyordu , Kırmızı ile olan ilişkisini azaltabileceğini , dikkat edebileceğini söylüyordu..yine de..
Yine de Anüs sado-mazoşistin tekiydi sanırım.Sonradan kızların düşüneceği gibi onların peşinden koşmasını falan istememişti , sadece açık kapı bırakmıştı " istediğiniz zaman konuşabiliriz" diyerek.Bu insanların peşinden koşmasını ve kendisine verilen değeri görmek istemesinin bir yolu değildi.Bu..yalnızca arkadaşlarınızın sizi bırakıp gitmesini engellemeye çalışmaktı.
Derse girdiler.Anüs kitabını açtı ve test çözdü ,eğer kızların yanında olup geyik yapmayacaksa bu boşluğu birşeyle doldurmalıydı , test çözdü kitap okudu..kafasını dağıttı başka birşeyi görmemecesine.Arkasında kızlar ağlıyolardı.O da ağlamıştı ama gözyaşları dinmişti o an.
Bir sonraki gün Mavi kahkahalar atıp "Ben mutluyum!Yeşil!Yeşil biliyomusun ben çok mutluyum!" diye bağırıyordu , Anüs ne kadar kırılmamaya karar vermiş olsa da canını yakmıştı bu.Sonradan Gri'nin ona söyleyeceği(Gri yalnızca laf taşıyan bir mal galiba ahahahah XD) üzre Mavi bu hareketinin aptallık olduğunu biliyordu , Çünkü Anüs kızmıştı , kızmasının bir manası vardı , artık üzgün değildi , acı çekmiyordu.Saldırı modundaydı ve kimsenin canını sıkmasına izin vermeyecekti.
Bir anda işler değişmişti..Gerçekten de ayrılmışlardı.
Birkaç gün sonra Yeşil'e mesja attı "Bugünkü tavırlarınızdan kabullendiğinizi çıkarıyorum?" Yeşil de onu savuşturdu , başından attı , o yüzden şimdi dönüp de "sen yanımıza gelmedin!sen bizi siklemedin " demeleri Anüs'ün çok ama çok garibine gidiyor.
Sonra neler mi oldu?
Anüs kendi hayatına başlamıştı , Grup psikolojisinin yarattığı sürülükten kurtulmuş ve yendien bireyselliğini kazanmıştı ama..aslında kazandığı çok söylenemezdi , çünkü birkaç gün içinde kendini kapatmıştı Anüs.Arada kızıp sinirlendiğinde birşeyler yapsa da artık acı çekmiyordu , Neler yaptığını hatırlamıyordu.gerçekten de bilincini kapatmıştı , düşünmüyordu.
Turuncunun gidşi gibi altı-yedi ay sonra değil de Siyah'ın gidişi gibi tam bir ay sonra açıldı.Gözlerini araladı , bir an düşünceler hücum etti bilinci geldi yerine.Ve ağlamaya başladı(1 ayda kadarlık o süre boyunca tek bir damla gözyaşı dökmemişti çünkü).Kendini tutamaz hareketlerini kontrol edemez oldu , duygularına tamamen esir düşerek hareket etti , işte bunların birçoğu hala bilinmiyor , bu yüzden anüsün hikayesinde kimsenin bilmediği bir dönem başlıyor.
Şarkı: HIM Poison Girl.
Siz ona Yeşil diyorsunuz..
devamı
Lacivert Mavi'ye aşkını itiraf etmişti , Mavinin kafası karışık hareketleri saçmaydı , bunu başka bir yazıda inceleyeceğim için geçiyorum.
Kırmızı "savaş " olayının dozajını arttırmıştı , mavi ve yeşil'in bunu farketmemesiyse daha acıydı.Konuşmaların ortasında araya dalan kırmızının dikkatleri dağıtma , üstüne çekme çabalarını hatta insanların kendini dinlemesi için yüzlerini tutup kendine çevirdiğini görmüştü Anüs.Ama kızlar bunu görmüyorlardı..acaba görmüyolar mıydı?
Anüs kızların ondan uzaklaşmaya başladfığını hissediyordu , Kırmızı başarılı sayılırdı.Anüs kavgada iyi olsa da (ki genelde arkadaşlarını kırmamak için kavgadan kaçınırdı) böyle bir plana karşı yapabileceği tek şey kızları elinde tutumaya uğraşmaktı , bu da "Kırmızı'yı kaale almama" düşüncesine pek uymuyordu doğrusu.En sevdiği arkadaşlarını kırmızı gibi birisinin eline bırakmaya niyeti yoktu..tabi kendileri istemezlerse.acaba isterler miydi?
Kızlar seçim yapmayacaklarını söylemişlerdi.Ama şimdi Kırmızı'nın yanındaydılar , Yeşil zaten Kırmızı'ya hep değer vermişti , Ama bir daha eskisi gibi olamayacağını söyleyen Mavi'nin tavırlarında hiçbir farklılık yoktu , hatta daha yakındı Kırmızı'ya..Acaba..olabilir miydi?Kendisi gitse , bu saçma savaştan çekilse...Fazla seçeneği yoktu , ya kızların anüsün altında bulunduğu baskı ve zor durumu ve kırmızının boktan çabalarını anlamasını sağlayacak ya da çekilecekti , ama bu asla ve asla kolay bir karar değildi , çünkü insanlar değişkendi ve vereceğin kararların sonucunu bilemezdin.
Arkadaşlarından vazgeçmek..asla böyle birşey istememişti , böyle bir kararı vermesinin tek yolu tüm hayatından tamamen vazgeçip baştan başlamasıydı-ki böyle bir niyeti yoktu-.Eğer Arkadaşları konuşmayla anlamıyorlarsa anlatmanın başka bir yolu olmalıydı , ne kadar acı çektiğini ve baskı altında olduğunu onlara göstermeliydi..ama ondan önce.
Bunları düşünüp kararını vermeden önce..başka bir karar aldı , uzaklaşacak ve seyredecekti , bu beyaz bayrağı çekmekd eğildi , yalnızca gözleyecekti arkadaşlarını..ve kırmızıyı.O gitse ne yaparlardı? Turuncusuz yaşayabilmişlerdi , Anüssüz de yaşanırmıydı?Ona değer verdiklerini düşünüyordu ama..kırmızının numaralarına kanacaklar mıydı?
Denedi.Tam bir hafta boyunca kendini çekti , biraz geyik ve minimum konuşmayla onları gözledi.Sonuçlarsa onu yukarda geçen karara itmişti.
O gittiğinde kızlar bunu umursamamışlardı , Kırmızı'yla takılmışlardı.Karar vermek için yeterli bir süreydi bir hafta.
Ve bir haftanın sonunda -bir cuma akşamıydı-Anüs kararını uygulamaya karar verdi , şu an için kızların bunu görmeleri gerekiyordu , sonrasında onları kaybetmeyi göze alamazdı ama bu durumu kökten çözmeliydi , kızlardan seçim yapmalarını isteyemezdi , sadece onlar yapmayacağı için değil kendisi de buna karşıydı , ama..böyle devam etmesi onu çok yoracaktı , kızların kararının gerisindeki sebepleri farkedip Kırmızının yaptıklarını görmelerini ve Kırmızıyla olan yakınlıklarını azaltmalarını umuyordu , bu hem Kırmızının amacına ulaşmasını önlerdi hem de Anüs'ü daha fazla üzmezdi.
İlk olarak Mavi ile mesajlaştılar , Mavi-tabiki -onun uzaklığını farketmişti ve nedenini sordu , Anüs de elinden geldiğinde açıkladı , tabi kılzların kendi kendilerine farketmelerini istediği yerleri çok açıklamamaya çalıştı , içinden geldiği gibi ve düşünmeden konuştu kalbinin sesine kulak verdi.O yüzden ne dediğini hatırlamıyor bile.Sonra Msnden (çevrimdışı) yeşil'e düşüncelerini ve kararını yazdı , sonradan sıkça söyleyeceği gibi açık kapılar bırakmaıştı ama sertti , Kırmızı'yla ilişkinizi kesseniz bile eskisi gibi olamayız demişti-ki yalan değildi , sonuçta kızların rahatlıkla kırmızının yanına gidip onu bırakmalarını unutmuş değildi-.Sonunda konuşmaya başladılar.Yeşil " Ben elimden geleni yaparım bu konuda ama düzelemeyiz diyorsun " dedi-bundan olacak ki Kırmızıyla ilişkisini kesme veya azaltma yoluna gitmedi bile-Mavi de Kırmızı benim için önemli biri değil demişti , gerçi daha önce asla aynı olamayacaklarına dair lafları düşünülürse pek de doğru sayılmazdı , tabi aynı olamayız derken daha yakın olmayı kastetmiyorsa.
Böylece Cuma gecesi sona erdi , Çok sıkıntılı bir geceydi , Anüs daha önce birçok kişiyle arkadaşlığını kesmiş olsa da bu çok zor olmuştu onun için.ama sonuçta pazartesi konuşur ve anlaşırlardı , kızlar bu zaman diliminde düşünür ve Kırmızının yaptıklarını az da olsa farkederlerdi.Buna inanıyordu.
Ama inancı yetmedi , Duygusal bir insan olduğundan çökmüştü bile , cuma gündüzüne kadar sapa sağlam olan Anüs yatağa düşmüştü (verem? -dsfagdfsaghdfagh)Dersanesine gidemedi , yataktan çıktığı dahi söylenemezdi , Pazartesi hastahaneye zar zor götürüldü , iki gün rapor aldı-ve bu zaman diliminde kaçmış olduğununun düşünülebileceği aklına gelmedi bile-evde yattı ve düşündü.Okula gittiğinde Çarşambaydı , ve o gün kızlar şu an nasıllarsa öyleydiler , öğleye kadar konuşmadılar açıkçası Anüs de ne yaptıklarına dikkat etmedi , o yüzden kırmızıyla konuşuyolardı yok efendim çok mutlulardı falan diye bıdı bıdı yapmak falan istemiyor.
Sonunda öğleye doğru Yeşil yanına geldi ve öğlen konuşmak istediklerini söyledi , Anüs de kabul etti.Kırmızı öğleyin mutlaka çıkardı sınıftan ve konuşurlardı.
Ama her öğlen dışarı çıkan Kırmızı çıkmadı , yerine oturmuş şovun başlamasını bekliyordu ki olaya atılabilsin.Sonunda Anüs isyan etti "ben burda konuşmam " ya da " gelin çıkalım " falan gibi bişeyler fısıldayıp sınıftan çıktı , tuvalete gitti.Kırmızı'nın giremeyeceği rahat bir mekan-ki pek de güvenli sayılmazdı , Kırmızı zırt pırt içleri giriyordu çünkü- bulmuştu , Sarı falan da içerdeydiler.Birden bir ses duyuldu "Kırmızı seni çağırıyor!" Anüs kapıya ulaşamadan Kırmızı gelmiş ve içeri girmişti bile (ki içerde 13-14 tane kız vardı) her olaya yaptığı gibi buna da , kendini ilgilendirmeyen birşeye burnunu sokmuştu , Anüs sinirinden patlayabilirdi kafası konuşmaya yönelmiş olmasaydı.
Kırmızı bağırıp çağırmaya başladı. "Anüs bunu nasıl yapardı , onlar Anüs'ün can dostlarıydılar , aklı nerdeydi , onlar bunu haketmiyorlardı " bıdı bıdı bıdı..bir sürü bok , Kırmızı'yı çok alakadar edermiş gibi.Anüs de çığlıklar atıyordu "Kes! Kırmızı kes dedim! Kapa çeneni!konuşma benimle!"..
Onlar senin arkadaşların!!
Senin arkadaşların olsunlar o zaman!
Onlar benim bi bokum değil , onlar senin arkadaşın değil dostun onlar senin!*sevgilisinin adını söyledi yanlışlıkla*Anüs!
senin olsunlar işte al!
şeklinde saçma sapan bir şekilde devam ediyordu ki Mavi ve Yeşil gelip Kırmızı'yı uzaklaştırdılar , ciddi bir kavgayı önlediler.Ve konuşmaya başladılar.
Kızlar tek bir şeye odaklanmışlardı "Neden?!" Anüs kızların bunu anlamalarını istemişti , ama onlar inatla soruyor sıkıştırıyor ağlıyor ve saçmalıyorlardı.neden diye sormanın mücadele etmek olmadığını bilmiyolar mıydı , yoksa bilmezden mi geliyolardı?
Anüs sınıftan çıktığında Kızlar onun dediklerini duymamışlardı.Mavi feryadı basmış ve bağırarak(böğürerek?) ağlamaya başlamıştı dediklerine göre.Kırmızı da onu çok ilgilendirirmiş gibi atılmıştı.
Konuştular , konuştular konuştular..Anüsün cevaplarını beğenmeyip çekip gittiler , yine geldiler..Yanlarına gelen arkadaşlarını söverek kovaladılar."yapacağımız onca şey vardı , nasıl herşeyi bok edersin!" diyolardı , sanki Anüs onların hayallerini gerçekleştirmek ve onları eğlendirmek için yanlarında bulunması gereken bir araçmış gibi.
Mavi (belki o da Anüs gibi aynı anda tek his yeteneğine sahipti ki) bağırıyordu durmadan.Anüs'ün triplerini(trip??) onlardan başka kimse çekmezdi , onlardan başka kimse Anüs'ün arkadaşı olmazdı.Takdir edersiniz ki bu aranızın bozuk olduğu bir arkadaşla barışmak için ideal yol değil.
Yeşil ise cuma gecesi yaptığı gibi Anüs'ün beklentilerini bir şekilde yerine getirmeye devam ediyordu , Kırmızı ile ilgili sebepleri-anüs bir kısmını söylemiş olmaısna rağmen- görememişti ama onun kalbine hitap ediyordu , Mavi gibi onu kızdırmaya çalışmıyordu."Sana kardeşimden daha fazla değer veriyorum..." demişti ve aynısını hisseden Anüs bakakalmıştı , galiba istediği şey gerçekten buydu , Anüs ona verdiği değeri gösteriyordu , Kırmızı ile olan ilişkisini azaltabileceğini , dikkat edebileceğini söylüyordu..yine de..
Yine de Anüs sado-mazoşistin tekiydi sanırım.Sonradan kızların düşüneceği gibi onların peşinden koşmasını falan istememişti , sadece açık kapı bırakmıştı " istediğiniz zaman konuşabiliriz" diyerek.Bu insanların peşinden koşmasını ve kendisine verilen değeri görmek istemesinin bir yolu değildi.Bu..yalnızca arkadaşlarınızın sizi bırakıp gitmesini engellemeye çalışmaktı.
Derse girdiler.Anüs kitabını açtı ve test çözdü ,eğer kızların yanında olup geyik yapmayacaksa bu boşluğu birşeyle doldurmalıydı , test çözdü kitap okudu..kafasını dağıttı başka birşeyi görmemecesine.Arkasında kızlar ağlıyolardı.O da ağlamıştı ama gözyaşları dinmişti o an.
Bir sonraki gün Mavi kahkahalar atıp "Ben mutluyum!Yeşil!Yeşil biliyomusun ben çok mutluyum!" diye bağırıyordu , Anüs ne kadar kırılmamaya karar vermiş olsa da canını yakmıştı bu.Sonradan Gri'nin ona söyleyeceği(Gri yalnızca laf taşıyan bir mal galiba ahahahah XD) üzre Mavi bu hareketinin aptallık olduğunu biliyordu , Çünkü Anüs kızmıştı , kızmasının bir manası vardı , artık üzgün değildi , acı çekmiyordu.Saldırı modundaydı ve kimsenin canını sıkmasına izin vermeyecekti.
Bir anda işler değişmişti..Gerçekten de ayrılmışlardı.
Birkaç gün sonra Yeşil'e mesja attı "Bugünkü tavırlarınızdan kabullendiğinizi çıkarıyorum?" Yeşil de onu savuşturdu , başından attı , o yüzden şimdi dönüp de "sen yanımıza gelmedin!sen bizi siklemedin " demeleri Anüs'ün çok ama çok garibine gidiyor.
Sonra neler mi oldu?
Anüs kendi hayatına başlamıştı , Grup psikolojisinin yarattığı sürülükten kurtulmuş ve yendien bireyselliğini kazanmıştı ama..aslında kazandığı çok söylenemezdi , çünkü birkaç gün içinde kendini kapatmıştı Anüs.Arada kızıp sinirlendiğinde birşeyler yapsa da artık acı çekmiyordu , Neler yaptığını hatırlamıyordu.gerçekten de bilincini kapatmıştı , düşünmüyordu.
Turuncunun gidşi gibi altı-yedi ay sonra değil de Siyah'ın gidişi gibi tam bir ay sonra açıldı.Gözlerini araladı , bir an düşünceler hücum etti bilinci geldi yerine.Ve ağlamaya başladı(1 ayda kadarlık o süre boyunca tek bir damla gözyaşı dökmemişti çünkü).Kendini tutamaz hareketlerini kontrol edemez oldu , duygularına tamamen esir düşerek hareket etti , işte bunların birçoğu hala bilinmiyor , bu yüzden anüsün hikayesinde kimsenin bilmediği bir dönem başlıyor.
Şarkı: HIM Poison Girl.
Siz ona Yeşil diyorsunuz..
devamı
Pazartesi, Mayıs 25, 2009
Ev Ziyaretleri
Sonunda okulların kapanmasıyla ev ziyaretleri faslı başladı , Anüs kısa tatilinde başka bir yere gitmemişti , zaten ev gezmeleri ona yetecekti.
Okulları bitince aynı evde kalmaya başlayacak olan kızlar henüz birbirlerinin evine bile gitmediklerini farketmişlerdi , bir yerden başlamak gerekiyordu ki orası da Anüs'ün eviydi.
ANÜSÜN EVİ
Kızlar bir otobüse doluşup geldiler , Anüsün ailesinin gitmesini beklediler-hatta bu sırada mavi anüsün değişmeli takvimine kendi doğum tarihini yerleştirdi.Anüs aylar sonra bunu farkedecek ve değdiğinde onu çarpacakmışcasına takvimi eline alamayacak , bozmayı bırakın dokunamayacaktı bile-ve eğlendiler sonra.Anüs hala evine odasıne bakıp Bir zamanlar o renklerin buralarda dans ettiklerini hatırlıyor.Garip..ama gerçek.
Anüsün evinde fazla bir olay olmamıştı.önemli olan şey sonunda birbirlerinin evine gitme olayını başarmış olmalarıydı.
MAVİNİN EVİ
yine aynı tarihler içinde mavinin evine de gittiler ve "pureysuteyşın" falan oynadılar.Bunun özelliği konuşmalarıydı.
Anüs Kırmızıının onun arkasından ettiği lafları yeni öğrenmişti , mavinin onu nasıl savunduğunu...Bunları konuştular.Anüs Kırmızıya çok sinirliydi ve kendisine savaş açıldığını da biliyordu.Kızlara seçim yapmalarını istemeyeceğini söyledi-ki istemeyecekti-onlar da seçim yapmayacakalrını söylediler.Mavi Kırmızıyla bir daha asla eskisi gibi olamayacaklarını söyledi.Anüs onlara Kırmızının söylediklerini neden iletmediklerini sordu , kızlarsa iletmediklerini gerek olmadığını söylediler.Kendisi Kırmızı'nın arkasından birşeyler söylese bunları da iletmeyeceklerdi-keşke gri ve lacivert de kızlara azıcık benzeselerdi-.Anüs Kızların sözleriyle rahatlamıştı , ilk olarak Kırmızıya kızgın olma konusunda yalnız değildi , hem de rahatça sövebilirdi , kızlar seçim yapmayacaklardı-tabi bir başkasının yaptığı seçime seslerini çıkarmayacakları düşünülmemişti henüz-.Anüs biraz olsun toparlanmıştı.
YEŞİLİN EVİ
Yeşil'in evine gittikleri gün 14 Şubattı..Anüs'ün anılarında fazla şey yok yine..Siyahla olan ilişkilerini-aynısını aynı gün siyahın da yaptığını bilmeden-inkara çabaları ve mavi tarafından kabul görmeyişi , film izlerken eğlenmeleri , şarkı söylemeleri , resim çekilmeleri , Dedikodu yapmaları var aklında.Facebook amcaysa Anüs'e yeşil'in ona elleriyle su içirdiğini ve Anüs'ün bundan çok keyif aldığını söylüyor(asdfafda XDXD ).
her zamanki gibi onun için önemli olan o gün yapılanlar değil mekan ve kişilerdi-bu sefer zaman da var tabi?-.Sonuçta tatilleri böylece bitmişti ve bitmek bilmez bir ikinci dönem başlamak üzereydi.Bu Anüs'ün -hala bitmeyen- son dönemi.Olaylar net değil belki kafasında ama duygular net.günümüze gittikçe yaklaşıyoruz unutmayın , çok az kaldı herşeyin bitmesine..
Şarkı:Halcali Long Kiss Goodbye;
"Kendi yolumla "sevilmek istiyorum "dioyurm ama beni duymuyorsun , Seni bir daha göremeyecek olmanın verdiği boşluk hissinden kurtulamıyorum. Sana söylemek istiyorum ama doğru sözcükleri bulamıyorum. Sana muhtemelen her türlü yalanı söyleyebilirim ama "gitme" diyemem..."
hoşçakalın.
devamı
Okulları bitince aynı evde kalmaya başlayacak olan kızlar henüz birbirlerinin evine bile gitmediklerini farketmişlerdi , bir yerden başlamak gerekiyordu ki orası da Anüs'ün eviydi.
ANÜSÜN EVİ
Kızlar bir otobüse doluşup geldiler , Anüsün ailesinin gitmesini beklediler-hatta bu sırada mavi anüsün değişmeli takvimine kendi doğum tarihini yerleştirdi.Anüs aylar sonra bunu farkedecek ve değdiğinde onu çarpacakmışcasına takvimi eline alamayacak , bozmayı bırakın dokunamayacaktı bile-ve eğlendiler sonra.Anüs hala evine odasıne bakıp Bir zamanlar o renklerin buralarda dans ettiklerini hatırlıyor.Garip..ama gerçek.
Anüsün evinde fazla bir olay olmamıştı.önemli olan şey sonunda birbirlerinin evine gitme olayını başarmış olmalarıydı.
MAVİNİN EVİ
yine aynı tarihler içinde mavinin evine de gittiler ve "pureysuteyşın" falan oynadılar.Bunun özelliği konuşmalarıydı.
Anüs Kırmızıının onun arkasından ettiği lafları yeni öğrenmişti , mavinin onu nasıl savunduğunu...Bunları konuştular.Anüs Kırmızıya çok sinirliydi ve kendisine savaş açıldığını da biliyordu.Kızlara seçim yapmalarını istemeyeceğini söyledi-ki istemeyecekti-onlar da seçim yapmayacakalrını söylediler.Mavi Kırmızıyla bir daha asla eskisi gibi olamayacaklarını söyledi.Anüs onlara Kırmızının söylediklerini neden iletmediklerini sordu , kızlarsa iletmediklerini gerek olmadığını söylediler.Kendisi Kırmızı'nın arkasından birşeyler söylese bunları da iletmeyeceklerdi-keşke gri ve lacivert de kızlara azıcık benzeselerdi-.Anüs Kızların sözleriyle rahatlamıştı , ilk olarak Kırmızıya kızgın olma konusunda yalnız değildi , hem de rahatça sövebilirdi , kızlar seçim yapmayacaklardı-tabi bir başkasının yaptığı seçime seslerini çıkarmayacakları düşünülmemişti henüz-.Anüs biraz olsun toparlanmıştı.
YEŞİLİN EVİ
Yeşil'in evine gittikleri gün 14 Şubattı..Anüs'ün anılarında fazla şey yok yine..Siyahla olan ilişkilerini-aynısını aynı gün siyahın da yaptığını bilmeden-inkara çabaları ve mavi tarafından kabul görmeyişi , film izlerken eğlenmeleri , şarkı söylemeleri , resim çekilmeleri , Dedikodu yapmaları var aklında.Facebook amcaysa Anüs'e yeşil'in ona elleriyle su içirdiğini ve Anüs'ün bundan çok keyif aldığını söylüyor(asdfafda XDXD ).
her zamanki gibi onun için önemli olan o gün yapılanlar değil mekan ve kişilerdi-bu sefer zaman da var tabi?-.Sonuçta tatilleri böylece bitmişti ve bitmek bilmez bir ikinci dönem başlamak üzereydi.Bu Anüs'ün -hala bitmeyen- son dönemi.Olaylar net değil belki kafasında ama duygular net.günümüze gittikçe yaklaşıyoruz unutmayın , çok az kaldı herşeyin bitmesine..
Şarkı:Halcali Long Kiss Goodbye;
"Kendi yolumla "sevilmek istiyorum "dioyurm ama beni duymuyorsun , Seni bir daha göremeyecek olmanın verdiği boşluk hissinden kurtulamıyorum. Sana söylemek istiyorum ama doğru sözcükleri bulamıyorum. Sana muhtemelen her türlü yalanı söyleyebilirim ama "gitme" diyemem..."
hoşçakalın.
devamı
Pazar, Mayıs 24, 2009
Aralık ve Ocak
Artık Aralık ve Ocağa geldiğime göre bi not düşebilirm.
Anüsü anlamak zordur.Yeşil'in bile itiraf ettiği üzere anüsü anlamak imkansıza yakındır , mantığı çok karmaşık olduğundan değil basit olduğundandır bu.Beyni iki şeyi aynı anda düşünebilir ama Anüs aynı anda iki duyguyu hissedemez.Duyguları derindir , ama tek türlüdür.Üzülür , üzülmek istemezse kızar mesela.
Anüs gururludur.Burada her ne kadar gerçekleri açıklamaktaysa da-çünkü şu ana kadarkiler herkes tarafından bilinenlerdi , Ocaktan sonra ise herşey değişiyor-Anüs daha çok duygularını yansıtacak , hani kimsenin bilmediklerini.her ne kadar gururunu parçaladıysa da hala bir yerlerde bir parça büyümeye hazır bekliyor , Egosu da öyle.Ne olursa olsun bir yerden sonra yaşananların Anüs'ün bakış açısından olduğunu , objektifliğini yitirdiğini unutmayın.Bu noktadan sonra bilgi akışı yavaşça azalacak ve başka kaynaklara yönelinecek.O yüzden renklerden çok Anüs'ün olaylarına ve duygularına odaklanmanızı tavsiye ederim okuyacaksanız.
Şimdi , Aralık'a dönecek olursak..
Aralık Anüs'ün etrafını saran mutluluğun onu bırakmadığı bir aydı büyük ölçüde.Mutluydu , yalnızlığını-hayatından ilk kez- birisiyle paylaşıyordu-bundan kastımız hemcinsi olmayan birisi yani.Bu aralık'ın ortasına kadar sürdü.Sonra Anüs ilk fevri kararını verdi.Siyah.Siyah'ı seviyordu.Ama şüpheleri vardı ilk andan itibaren.Çok uzaktaydı , yaş sorunu vardı , yüzünü bir kere bile görmemişti..Bir kez daha sınav dönemiydi ve Anüs bir molaya ihtiyaç duyduğunu hissetti.Bunu siyah'a söyledi.Ancak Siyah'ın hayatı da çok karışıktı , Anüs kendine biraz mola almaya çalışırken ona bir darbe indirmişti yalnızca.
Anüs siyahın peşinde koştu , çırpındı.Sonunda yeniden konuşmaya başlamışlardı , eskisi gibiydiler adeta.sadece ilişkilerinin ismi konulmamıştı , çünkü siyah ondan biraz zaman istemişti.birkaç hafta.ama o kadar zaman geçmedi.1 hafta sonra yeniden..
Mesajlaşıyorlardı.siyah sevgilim demişti.anüs neyin geleceğini biliyordu , devam edeceklerdi."devam ediyormuyuz?" ama cevap gelmedi.
Bordo ile tartışmışlardı , bu bir tartışma değildi aslında , ama anüse bazı şeyler söylemişti , siyah'ın düşünceleriyle donanmış anüsse bordo'nun ondan vazgeçtiğine odaklanmıştı.Bordo'nun hala Siyah'ı sevdiğini düşünecek kadar saçmalamıştı hatta.yıllar önce olup bitmiş ve geriye güzel anılar bırakmış bir ilişkiydi.ve o güze anılar anüs ve mavinin ellerinde ve dillerinde oyuncak olmuşlardı.
Yağmur yağıyordu.yağmurun altında iki sevgili..ve benzerleri..siyahın okuyabileceği yerde mavinin yazısıyla.Ve siyah bunu Bordoya bir saldırı olarak almıştı , anüsü bordonun seviyesine indiği için suçlamıştı-onun da saldırdığını düşünerek-.Sonra devam etmek istediğini söylemişti.Bundan sonra tüm renkler birbirine girdi.
ANÜS BİR RENGİ SEÇMEK ZORUNDAYDI
Yol çatallanıyordu Anüs için.aslında bu sadece anüsün kafasındaydı , başka yolları göremiyordu anüs ve bir seçim yapma ihtiyacı hissetti.Ya Siyahla devam edecek ve onun maviyi eleştirmesine göz yumacaktı ya da maviyi seçip siyahı unutacaktı.Arkadaşını , maviyi seçti.Siyahla sonradan tekrar barıştılarsa da ilişkileri bir daha eskisi gibi olmadı , birkaç hafta sonra da bitti.Anüs bunu algılayamadı.tıpkı ilişkilerinin başında sevinemediği gibi.Tam bir ay sonra , birden gözyaşı dökmeye başladı Turuncunun gidişine aylar sonra ağlaması gibi, onun yokluğunu hissetti ve üzüldü.Bir ay sonra.Sonra yine Mavi ve Yeşil'e tutundu ve hayata döndü.Ama Kırmızı..hayatının bir rengi olmaktan çıkmak üzereydi..
BORDO VE KIRMIZI
Bordo.Mavinin yazıklarından sonra Anüs yine kendi çıkarımlarıyla Bordo'nun kendisine kırıldığı sonucuna varmıştı , hemen bir mail attı , bu kırmızının sonradan zannedeceği üzere özür maili değil açıklama mailiydi.Ve bordonun ona küs olmadığını öğrendi.eskisi gibi oldular.
Ama Bordo'nun cevabınmı vermesinden önceki günler sıkıcı günlerdi.Anüs hem kaybettiği sevgilisine hem Bordo'suna üzülüyor hem de kararını sorguluyordu.Bu hareketleri Siyahla ilişkisini desteklemeyen Kırmızı'nın gözünden kaçmamıştı.
Ocak başında Anüs bir hayalkırıklığı olduğuna hükmetti.kendinden nefret etmek değlidi bu..sadece..hayalkırıklığıydı o herkes için.ve bunu herkese duyurdu.Duyguları ve düşünceleri yalan değildi.Bunu herkesin görebileceği bir yere yazmasının sebebi sesini duyurmak istemesiydi..siyaha ve diğerlerine.buna acıtasyon denilebileceğini sanmıyorum.
Kırmızı Anüsün depresyonunu farketmişti sonunda , bu başkalarına tutunarak içinden çıkabileceği birşeydi , üzgün olduğunda ağlayacak bir omuz bulma meselesiydi.Ona bağıran birisinin bir faydası olmazdı.Çünkü Anüs sadece bir duygu hissedebilirdi ve eğer üzülmezse kızardı.ve kızınca küfreder , kükrerdi.
Kırmızı onu düzeltmek için yüklenmeye karar verdi.Ona üzüntüsünün saçma olduğunu söyledi.dedi ki anüs bordoya çok değer veriyordu.dedi ki kendisiyle arkadaşlıkları bitse anüs bu kadar üzülmezdi.Bordoyu onlardan çok seviyordu..
Bu sözcükler anüsün suratına tokat gibi çarptı.gerçek olamazdı , karşısındaki bunları diyemezdi , ettiği hakaretlere değinmiyordu bile.sinirlendi , siktiri çekti.ve gitti.
Ve herşey burda başladı işte.İlk darbe.Kırmızı.gitmişti.bitmişti.bir hafta daha vardı cehennem gibi geçecek.
Kırmızı savaş açmıştı Anüs'e-sonradan yapmadığını iddia etse de anüs böyle olduğunu biliyor-anüsün mavi ve yeşille birlikte olmasına engel oluyordu.[şöyle diyeyim ki kavgalarını bile anlatamamıştı Anüs , zira Kırmızı kızları kızlar tuvaletinin içinde dahi yalnız bırakmamış , onlara fırsat tanımamıştı]Kırmızı..arkadaşlarını onun elinden almaya çalışıyordu.mavi yeşil ve anüs birbirlerine öyle bağlılardı ki onların yıkılması imkansızdı aslında.Tabi aralarından biri delice fevri olmasaydı.
Bir hafta böyle geçti.Kırmızı ve anüs konuşmadılar.Anüs kendisine yüklenildiği için özür bekliyordu hala.Kırmızının da aynısını beklemesi ilginçti.Sonunda hafta bitiminde yine konuştular , ikisi de kızgındı.Anüs kendisine söylenilen herşeyi boş vererek tek birşey sordu , kırmızı gerçekten anüsün bordoya onlardan çok değer verdiğine inanıyor muydu?evet.anüs kırmızıya kalan hayatında mutluluklar diledi.ve gitti.
Okulun ilk döneminin son haftasıydı.son 5 gün.Perşembe sinemaya gitmişlerdi.anüs mavi yeşil kırmızı sarı pembe ve diğerleri..çıkışta anüs sessizce iyi akşamlar dileyip uzaklaşmıştı , kendisi dışında gerçekleşen ilk kavga da orada olmuştu.
Kırmızı Anüs'ün dikkat çekmeye çalıştığına hükmetmişti.Mavi ise o senin gibi değil diyerek cevabını vermiş -ki biz buna lafı oturtma diyoruz , siz ne dersiniz bilemeyiz- ve Pembeyle birlikte anüsün peşine düşmüş , yetişememişlerdi.İşin aslı mavinin cevabı-ki sonradan kırmızı da doğruluğunu kabul edecek , yine de anüsü arkadaşlarıyla vedalaşmadan gittiği için eleştirecekti-Kırmızının sevgilisini rahatsız etmişti! Sanki Kırmızının sevgilisinin bahsi geçen insanlar ve olaylarla alakası varmış gibi!Bu lafın altında mı kalacaksın demişti.Kırmızı da lafın altında kalmamaya karar vermişti.
Bir sonraki gün okul çıkışında anüs planlara katılmamış ve uzaklaşmıştı.Sonra Kırmızı maviye bağırmıştı zafer kazanmış gibi , çünkü onun gözünde anüsün gitmesi kendisinin haklı olduğunun işaretiydi kendisinden uzaklaşıldığının değil.Böylece Mavi de yanlarından uzaklaşmıştı .Son anda Anüs Maviyi görmüştü , yüzünden düşen bin parçaydı , ne olduğunu söylememişti mavi.
Bir noktayı belirtmekte fayda var.Anüs bunları görmemişti.Bu olayları ilk anlatan Pembeydi ona.Anüs Pembe'ye borçlu hissetmişti-ki sonradan borcunu ödemeye karar verecekti ,kullanıldığını bilmeden-.Sonradan bu dosyalar ortaya dökülecek ve yeşil-mavi-anüs üçlemesinde tartışılacaktı.
Ocak bitmedi aslında.ama o kadar çok yazdım ki yoruldum.2.5 senenin sonunda birbirlerinin evine giden kızlar da bir dahaki yazının konusu olsun.
Bir kırmızı yitirildi.ama onun gidişi Siyah gibi sessiz ve acılı değildi , gitmemek ve acı vermek için direnmişti Kırmızı.Onun direnişi , Anüs'ün akıl almaz zihni , aldığı kararlar ve sonuçları.olayların patlamasına çok ama çok az kaldı.artık sadece belirtilmesi gerek noktalar var büyük patlamaya.pek yakında...
Yazının şarkısı: The Cure Friday I'm in love
*Cure şarkılar aslında anüs için siyahı temsil ederdi eskiden.şimdilerde ise anlamı bambaşka.artık cure dinleyemiyor.
hoşçakalın.
devamı
Anüsü anlamak zordur.Yeşil'in bile itiraf ettiği üzere anüsü anlamak imkansıza yakındır , mantığı çok karmaşık olduğundan değil basit olduğundandır bu.Beyni iki şeyi aynı anda düşünebilir ama Anüs aynı anda iki duyguyu hissedemez.Duyguları derindir , ama tek türlüdür.Üzülür , üzülmek istemezse kızar mesela.
Anüs gururludur.Burada her ne kadar gerçekleri açıklamaktaysa da-çünkü şu ana kadarkiler herkes tarafından bilinenlerdi , Ocaktan sonra ise herşey değişiyor-Anüs daha çok duygularını yansıtacak , hani kimsenin bilmediklerini.her ne kadar gururunu parçaladıysa da hala bir yerlerde bir parça büyümeye hazır bekliyor , Egosu da öyle.Ne olursa olsun bir yerden sonra yaşananların Anüs'ün bakış açısından olduğunu , objektifliğini yitirdiğini unutmayın.Bu noktadan sonra bilgi akışı yavaşça azalacak ve başka kaynaklara yönelinecek.O yüzden renklerden çok Anüs'ün olaylarına ve duygularına odaklanmanızı tavsiye ederim okuyacaksanız.
Şimdi , Aralık'a dönecek olursak..
Aralık Anüs'ün etrafını saran mutluluğun onu bırakmadığı bir aydı büyük ölçüde.Mutluydu , yalnızlığını-hayatından ilk kez- birisiyle paylaşıyordu-bundan kastımız hemcinsi olmayan birisi yani.Bu aralık'ın ortasına kadar sürdü.Sonra Anüs ilk fevri kararını verdi.Siyah.Siyah'ı seviyordu.Ama şüpheleri vardı ilk andan itibaren.Çok uzaktaydı , yaş sorunu vardı , yüzünü bir kere bile görmemişti..Bir kez daha sınav dönemiydi ve Anüs bir molaya ihtiyaç duyduğunu hissetti.Bunu siyah'a söyledi.Ancak Siyah'ın hayatı da çok karışıktı , Anüs kendine biraz mola almaya çalışırken ona bir darbe indirmişti yalnızca.
Anüs siyahın peşinde koştu , çırpındı.Sonunda yeniden konuşmaya başlamışlardı , eskisi gibiydiler adeta.sadece ilişkilerinin ismi konulmamıştı , çünkü siyah ondan biraz zaman istemişti.birkaç hafta.ama o kadar zaman geçmedi.1 hafta sonra yeniden..
Mesajlaşıyorlardı.siyah sevgilim demişti.anüs neyin geleceğini biliyordu , devam edeceklerdi."devam ediyormuyuz?" ama cevap gelmedi.
Bordo ile tartışmışlardı , bu bir tartışma değildi aslında , ama anüse bazı şeyler söylemişti , siyah'ın düşünceleriyle donanmış anüsse bordo'nun ondan vazgeçtiğine odaklanmıştı.Bordo'nun hala Siyah'ı sevdiğini düşünecek kadar saçmalamıştı hatta.yıllar önce olup bitmiş ve geriye güzel anılar bırakmış bir ilişkiydi.ve o güze anılar anüs ve mavinin ellerinde ve dillerinde oyuncak olmuşlardı.
Yağmur yağıyordu.yağmurun altında iki sevgili..ve benzerleri..siyahın okuyabileceği yerde mavinin yazısıyla.Ve siyah bunu Bordoya bir saldırı olarak almıştı , anüsü bordonun seviyesine indiği için suçlamıştı-onun da saldırdığını düşünerek-.Sonra devam etmek istediğini söylemişti.Bundan sonra tüm renkler birbirine girdi.
ANÜS BİR RENGİ SEÇMEK ZORUNDAYDI
Yol çatallanıyordu Anüs için.aslında bu sadece anüsün kafasındaydı , başka yolları göremiyordu anüs ve bir seçim yapma ihtiyacı hissetti.Ya Siyahla devam edecek ve onun maviyi eleştirmesine göz yumacaktı ya da maviyi seçip siyahı unutacaktı.Arkadaşını , maviyi seçti.Siyahla sonradan tekrar barıştılarsa da ilişkileri bir daha eskisi gibi olmadı , birkaç hafta sonra da bitti.Anüs bunu algılayamadı.tıpkı ilişkilerinin başında sevinemediği gibi.Tam bir ay sonra , birden gözyaşı dökmeye başladı Turuncunun gidişine aylar sonra ağlaması gibi, onun yokluğunu hissetti ve üzüldü.Bir ay sonra.Sonra yine Mavi ve Yeşil'e tutundu ve hayata döndü.Ama Kırmızı..hayatının bir rengi olmaktan çıkmak üzereydi..
BORDO VE KIRMIZI
Bordo.Mavinin yazıklarından sonra Anüs yine kendi çıkarımlarıyla Bordo'nun kendisine kırıldığı sonucuna varmıştı , hemen bir mail attı , bu kırmızının sonradan zannedeceği üzere özür maili değil açıklama mailiydi.Ve bordonun ona küs olmadığını öğrendi.eskisi gibi oldular.
Ama Bordo'nun cevabınmı vermesinden önceki günler sıkıcı günlerdi.Anüs hem kaybettiği sevgilisine hem Bordo'suna üzülüyor hem de kararını sorguluyordu.Bu hareketleri Siyahla ilişkisini desteklemeyen Kırmızı'nın gözünden kaçmamıştı.
Ocak başında Anüs bir hayalkırıklığı olduğuna hükmetti.kendinden nefret etmek değlidi bu..sadece..hayalkırıklığıydı o herkes için.ve bunu herkese duyurdu.Duyguları ve düşünceleri yalan değildi.Bunu herkesin görebileceği bir yere yazmasının sebebi sesini duyurmak istemesiydi..siyaha ve diğerlerine.buna acıtasyon denilebileceğini sanmıyorum.
Kırmızı Anüsün depresyonunu farketmişti sonunda , bu başkalarına tutunarak içinden çıkabileceği birşeydi , üzgün olduğunda ağlayacak bir omuz bulma meselesiydi.Ona bağıran birisinin bir faydası olmazdı.Çünkü Anüs sadece bir duygu hissedebilirdi ve eğer üzülmezse kızardı.ve kızınca küfreder , kükrerdi.
Kırmızı onu düzeltmek için yüklenmeye karar verdi.Ona üzüntüsünün saçma olduğunu söyledi.dedi ki anüs bordoya çok değer veriyordu.dedi ki kendisiyle arkadaşlıkları bitse anüs bu kadar üzülmezdi.Bordoyu onlardan çok seviyordu..
Bu sözcükler anüsün suratına tokat gibi çarptı.gerçek olamazdı , karşısındaki bunları diyemezdi , ettiği hakaretlere değinmiyordu bile.sinirlendi , siktiri çekti.ve gitti.
Ve herşey burda başladı işte.İlk darbe.Kırmızı.gitmişti.bitmişti.bir hafta daha vardı cehennem gibi geçecek.
Kırmızı savaş açmıştı Anüs'e-sonradan yapmadığını iddia etse de anüs böyle olduğunu biliyor-anüsün mavi ve yeşille birlikte olmasına engel oluyordu.[şöyle diyeyim ki kavgalarını bile anlatamamıştı Anüs , zira Kırmızı kızları kızlar tuvaletinin içinde dahi yalnız bırakmamış , onlara fırsat tanımamıştı]Kırmızı..arkadaşlarını onun elinden almaya çalışıyordu.mavi yeşil ve anüs birbirlerine öyle bağlılardı ki onların yıkılması imkansızdı aslında.Tabi aralarından biri delice fevri olmasaydı.
Bir hafta böyle geçti.Kırmızı ve anüs konuşmadılar.Anüs kendisine yüklenildiği için özür bekliyordu hala.Kırmızının da aynısını beklemesi ilginçti.Sonunda hafta bitiminde yine konuştular , ikisi de kızgındı.Anüs kendisine söylenilen herşeyi boş vererek tek birşey sordu , kırmızı gerçekten anüsün bordoya onlardan çok değer verdiğine inanıyor muydu?evet.anüs kırmızıya kalan hayatında mutluluklar diledi.ve gitti.
Okulun ilk döneminin son haftasıydı.son 5 gün.Perşembe sinemaya gitmişlerdi.anüs mavi yeşil kırmızı sarı pembe ve diğerleri..çıkışta anüs sessizce iyi akşamlar dileyip uzaklaşmıştı , kendisi dışında gerçekleşen ilk kavga da orada olmuştu.
Kırmızı Anüs'ün dikkat çekmeye çalıştığına hükmetmişti.Mavi ise o senin gibi değil diyerek cevabını vermiş -ki biz buna lafı oturtma diyoruz , siz ne dersiniz bilemeyiz- ve Pembeyle birlikte anüsün peşine düşmüş , yetişememişlerdi.İşin aslı mavinin cevabı-ki sonradan kırmızı da doğruluğunu kabul edecek , yine de anüsü arkadaşlarıyla vedalaşmadan gittiği için eleştirecekti-Kırmızının sevgilisini rahatsız etmişti! Sanki Kırmızının sevgilisinin bahsi geçen insanlar ve olaylarla alakası varmış gibi!Bu lafın altında mı kalacaksın demişti.Kırmızı da lafın altında kalmamaya karar vermişti.
Bir sonraki gün okul çıkışında anüs planlara katılmamış ve uzaklaşmıştı.Sonra Kırmızı maviye bağırmıştı zafer kazanmış gibi , çünkü onun gözünde anüsün gitmesi kendisinin haklı olduğunun işaretiydi kendisinden uzaklaşıldığının değil.Böylece Mavi de yanlarından uzaklaşmıştı .Son anda Anüs Maviyi görmüştü , yüzünden düşen bin parçaydı , ne olduğunu söylememişti mavi.
Bir noktayı belirtmekte fayda var.Anüs bunları görmemişti.Bu olayları ilk anlatan Pembeydi ona.Anüs Pembe'ye borçlu hissetmişti-ki sonradan borcunu ödemeye karar verecekti ,kullanıldığını bilmeden-.Sonradan bu dosyalar ortaya dökülecek ve yeşil-mavi-anüs üçlemesinde tartışılacaktı.
Ocak bitmedi aslında.ama o kadar çok yazdım ki yoruldum.2.5 senenin sonunda birbirlerinin evine giden kızlar da bir dahaki yazının konusu olsun.
Bir kırmızı yitirildi.ama onun gidişi Siyah gibi sessiz ve acılı değildi , gitmemek ve acı vermek için direnmişti Kırmızı.Onun direnişi , Anüs'ün akıl almaz zihni , aldığı kararlar ve sonuçları.olayların patlamasına çok ama çok az kaldı.artık sadece belirtilmesi gerek noktalar var büyük patlamaya.pek yakında...
Yazının şarkısı: The Cure Friday I'm in love
*Cure şarkılar aslında anüs için siyahı temsil ederdi eskiden.şimdilerde ise anlamı bambaşka.artık cure dinleyemiyor.
hoşçakalın.
devamı
Cumartesi, Mayıs 23, 2009
Ekim ve Kasım
Ekim..herşeyin değiştiği aydı.
Pembe Ekimde ortaya çıktı Anüs için.Mavi'nin eski bir arkadaşıydı.Mavi onu Anüse ayarlamak istemişti anüs ise onu sevmemişti fotoğraflarını ilk gördüğünde.sonradan ortak alanlarını keşfedince bunu istemeye başladı.Aylardır Siyah'ı seviyordu ama selam yollayıp Mavi üzerinden muhabbet ettikçe Pembe'ye ısınmıştı.Birşeyler olabileceğini düşünmüştü.Siyah zaten bir hayaldi.Pembe ise yanıbaşında ve gerçekti.Ve Mavi'nin ayarlama gücüne bakıyordu herşey.
Ve o ay Lacivertle tanıştılar.Lacivert Kırmızı'nın bir arkadaşıydı , Anüs onunla daha önce konuşmuş ama yüzyüze görüşmemişti hiç.Sonradan Mavi görüştükleri güne bile lanet edecekti , hakkı da vardı diyemeyeceğim..Lacivert ilk gördüğü andan itibaren Mavi'ye vurulmuştu.
O ay birçok renkle tanıştılar..Bazıları onlara mutluluk getirirken Pembe ve Lacivert ortalığın karışmasından başka bir işe yaramayabilirlerdi de.
Kırmızının bir sevgilisi vardı artık , Kızlar rahatlamışlardı , hiç değilse Anüs ve Yeşil'in üzerine bir başkasından hoşlanmamıştı aralarından.Sevgilisiyle mutluydu.
ve Kasım.Simsiyah bir ay.
Bir sabah Anüs kendisinden nefret etmekten korkmaya başlamıştı.Bir kez daha.Çünkü Siyah için hissettiklerini bir başkası için de hissetmiş ve sonuda kendine kızmıştı.Yine böyle olacaktı.Sevgisi sönmek üzereydi.O akşam messeengerına bunu yazdı."Sonunda kendimden nefret etmekten korkuyorum" .Siyah neden kendinden nefret ettiğini sordu.Anüs nefret etmediğini sadece korktuğunu söyledi.Siyahsa nefret etmemesi gerektiğini söyledi , ona farklı şeyler söyledi.değiştiğini , iyiye gittiğini..Anüsten hoşlandığını söyledi.Dünyalar onun olmuştu.
Mavi ve Yeşile söyleyemedi bile.Yeşil'e sadece buluşmak istediğini söyledi anlatmak için.Yeşil müsait değildi.Sonunda messengerdan anlattı ona.Kimse inanamıyordu.Siyah.Anüs'ün.Sevgilisiydi.Mavi onu aramıştı.bir mutluluk hakimdi.Bu mutluluk Anüsü öyle sarmalamıştı ki kalan herşeyi bulanıklaştırmıştı.
Pembe Maviyi seviyordu.Mavi de onunla birlikteydi artık.Kendisine ayarlanacak kişinin Mavi'nin sevgilisi olması bu mutlu sarmalama altında Anüsü incitmemişti , farkına bile varmamıştı hatta.
Böylece bitti Kasım , Yerini Aralığa bıraktı.Aralık ve Ocaktaki değişimlerle sonra başlıyoruz.ilk kavgalar , kırılmalar.Bordo'nun tepkileri.Değerler.Bir dahaki yazıya.Üzülmeyin.Harekete yaklaşıyoruz.
Yazının şarkısı: Mika-Grace kelly
devamı http://anusuagzinda.blogspot.com/2009/05/aralk-ve-ocak.html
Pembe Ekimde ortaya çıktı Anüs için.Mavi'nin eski bir arkadaşıydı.Mavi onu Anüse ayarlamak istemişti anüs ise onu sevmemişti fotoğraflarını ilk gördüğünde.sonradan ortak alanlarını keşfedince bunu istemeye başladı.Aylardır Siyah'ı seviyordu ama selam yollayıp Mavi üzerinden muhabbet ettikçe Pembe'ye ısınmıştı.Birşeyler olabileceğini düşünmüştü.Siyah zaten bir hayaldi.Pembe ise yanıbaşında ve gerçekti.Ve Mavi'nin ayarlama gücüne bakıyordu herşey.
Ve o ay Lacivertle tanıştılar.Lacivert Kırmızı'nın bir arkadaşıydı , Anüs onunla daha önce konuşmuş ama yüzyüze görüşmemişti hiç.Sonradan Mavi görüştükleri güne bile lanet edecekti , hakkı da vardı diyemeyeceğim..Lacivert ilk gördüğü andan itibaren Mavi'ye vurulmuştu.
O ay birçok renkle tanıştılar..Bazıları onlara mutluluk getirirken Pembe ve Lacivert ortalığın karışmasından başka bir işe yaramayabilirlerdi de.
Kırmızının bir sevgilisi vardı artık , Kızlar rahatlamışlardı , hiç değilse Anüs ve Yeşil'in üzerine bir başkasından hoşlanmamıştı aralarından.Sevgilisiyle mutluydu.
ve Kasım.Simsiyah bir ay.
Bir sabah Anüs kendisinden nefret etmekten korkmaya başlamıştı.Bir kez daha.Çünkü Siyah için hissettiklerini bir başkası için de hissetmiş ve sonuda kendine kızmıştı.Yine böyle olacaktı.Sevgisi sönmek üzereydi.O akşam messeengerına bunu yazdı."Sonunda kendimden nefret etmekten korkuyorum" .Siyah neden kendinden nefret ettiğini sordu.Anüs nefret etmediğini sadece korktuğunu söyledi.Siyahsa nefret etmemesi gerektiğini söyledi , ona farklı şeyler söyledi.değiştiğini , iyiye gittiğini..Anüsten hoşlandığını söyledi.Dünyalar onun olmuştu.
Mavi ve Yeşile söyleyemedi bile.Yeşil'e sadece buluşmak istediğini söyledi anlatmak için.Yeşil müsait değildi.Sonunda messengerdan anlattı ona.Kimse inanamıyordu.Siyah.Anüs'ün.Sevgilisiydi.Mavi onu aramıştı.bir mutluluk hakimdi.Bu mutluluk Anüsü öyle sarmalamıştı ki kalan herşeyi bulanıklaştırmıştı.
Pembe Maviyi seviyordu.Mavi de onunla birlikteydi artık.Kendisine ayarlanacak kişinin Mavi'nin sevgilisi olması bu mutlu sarmalama altında Anüsü incitmemişti , farkına bile varmamıştı hatta.
Böylece bitti Kasım , Yerini Aralığa bıraktı.Aralık ve Ocaktaki değişimlerle sonra başlıyoruz.ilk kavgalar , kırılmalar.Bordo'nun tepkileri.Değerler.Bir dahaki yazıya.Üzülmeyin.Harekete yaklaşıyoruz.
Yazının şarkısı: Mika-Grace kelly
devamı http://anusuagzinda.blogspot.com/2009/05/aralk-ve-ocak.html
Eylül
Eylülde neler oldu ekimde neler oldu Anüs hatırlamıyor..yalnızca parçalar var.çünkü anüs herşeyi bir balyozla paramparça etmiş.
Çizgiromanı hatırlıyor.Mavi Yeşil Turuncu ve Anüsün hikayesini anlatan.birbirine sıkı bağlı dört arkadaş..ne yalan ama..
Beyaz'ın onun yanına oturduğunu hatırlıyor.Eğlenceli günlerin devamıydı bu..Anüsün unutması gereken günlerin.
Mavi terkedilmişti ve depresifti.Gerçek sevgi vardı o zamanlar Mavinin kalbinde..ve sadakat.Belki de en düzgün ayları eylüldü o sene içerisinde..Mavi üzgün ve yalnızken Yeşil ve Anüs onun yanındaydılar.Mavi sonra başka renklere tutulduğunda da seslerini çıkarmadılar.
Eğlendiğini hatırlıyor Anüs.Çünkü Ekimde herşey değişecekti.
Bundan sonra herşey değişiyor.Sonun başlangıcı.çok klişe.Ekimde...bi dahaki yazıda
Bu yazının şarkısı:HIM-Wings of a butterfly..
devamı
Çizgiromanı hatırlıyor.Mavi Yeşil Turuncu ve Anüsün hikayesini anlatan.birbirine sıkı bağlı dört arkadaş..ne yalan ama..
Beyaz'ın onun yanına oturduğunu hatırlıyor.Eğlenceli günlerin devamıydı bu..Anüsün unutması gereken günlerin.
Mavi terkedilmişti ve depresifti.Gerçek sevgi vardı o zamanlar Mavinin kalbinde..ve sadakat.Belki de en düzgün ayları eylüldü o sene içerisinde..Mavi üzgün ve yalnızken Yeşil ve Anüs onun yanındaydılar.Mavi sonra başka renklere tutulduğunda da seslerini çıkarmadılar.
Eğlendiğini hatırlıyor Anüs.Çünkü Ekimde herşey değişecekti.
Bundan sonra herşey değişiyor.Sonun başlangıcı.çok klişe.Ekimde...bi dahaki yazıda
Bu yazının şarkısı:HIM-Wings of a butterfly..
devamı
Anüsün son yazı
Bu geçen yaz..girmek üzere olduğumuzu saymazsak geçirdiği son yaz yani.
Anüsün o yazı Yeşil'le geçti.Aslında yazın çoğunu başka yerlerde geçirmişti ama telefonunda , parmaklarının ucunda yeşil vardı hep..sürekli mesajlaşır ve konuşurlardı.Ağlarken gülerken sürekli bir aradalardı.Anüs birileriyle kavga ettiğinde , Yeşil bir kez daha intihara yaklaşıp haplarını eline aldığında , Anüs Gittikçe Siyah'a bağlandığında , Yeşil ailesiyle kavga ettiğinde...Günde 200-300 mesaj attıkları olurdu birbirlerine.uzakta ama yakın bir yaz geçirdiler.
Sonunda ikisi de yaşadıkları yere döndüklerinde görüştüler.Anüs dış görünüşünü değiştirmiş ama içini korumuştu.ayağında yeşil'in istediği ayakkabılar ve file çoraplar.yüzündeyse aynı gülümseme.kalbinde aynı sevgi.Görüştüler.
Birbaşka gün ise yine mesajlaşırken Yeşil son noktaya geldiğini söyledi.yaz boyunca haplarını odasından ayırmamıştı.ya intihar ededcek ya da cinayet işleyecekti.Sonradan anüs de bunları hissedecekti ama o an Yeşil'i gerçekten anlayamamıştı.herşeyini bırakıp yeşil'in evine gitti , o ana kadar birbirlerinin evlerine gitmemişlerdi hiç.Orada da evine girmedi.Kameriyede oturdular ve içlerindekileri döktüler , sonunda bunu yapamadıkları düşünülürse birkaç kez yapmış olmaları bile güzel..Yeşil kötü bir yaz geçirmişti , Anüs de öyle.Tek yaptığı siyaha yaklaşmaktı..onunla arkadaş olmuştu.Her ne kadar Siyah çok uzak bir hayal olsa da Anüsün içini ısıtıyordu.
Sonra Mavi geldi.Onda anüs ve yeşilin çözemediği bir değişiklik vardı.Mavi asla onlar kadar paylaşımcı olmamıştı ve gizlediği ve onun değiştiren birşeyler vardı.İnsanlarla paylaşılmayan ve sonra Kırmızı tarafından tesadüfen keşfedileceği üzre Mavinin bir sevgilisi vardı.Mavi bunu önemli bulmamıştı belli ki ve paylaşmamıştı.Bu yeşil ve anüsü kırmıştı ama bir süre sonra düzelecekti.
Sonunda yaz bitti ve okul yeniden açıldı.hala da kapanmadı bildiğimiz üzre..Bundan sonra olanları ya ay ay anlatırım ya olay olay ya da kişiler üzerinden.çünkü bu üçüncü sene herşeyi değiştiren sene ve her anın bir önemi var.yeni renklerle dolu bi dahaki yazıda buluşmak üzere..unutmayın , korkunç sonra gittikçe yaklaşıyoruz ve anüsün hazin sonunu öğrenmemek için hala şansınız var.
Bu yazıyı HIM'den" Randezvouz with anus" ile kapatıyorum Mavinin ve Anüsün sevdiği şarkılardan birisiydi bu da..dinlemeniz önerilir.
devamı
Anüsün o yazı Yeşil'le geçti.Aslında yazın çoğunu başka yerlerde geçirmişti ama telefonunda , parmaklarının ucunda yeşil vardı hep..sürekli mesajlaşır ve konuşurlardı.Ağlarken gülerken sürekli bir aradalardı.Anüs birileriyle kavga ettiğinde , Yeşil bir kez daha intihara yaklaşıp haplarını eline aldığında , Anüs Gittikçe Siyah'a bağlandığında , Yeşil ailesiyle kavga ettiğinde...Günde 200-300 mesaj attıkları olurdu birbirlerine.uzakta ama yakın bir yaz geçirdiler.
Sonunda ikisi de yaşadıkları yere döndüklerinde görüştüler.Anüs dış görünüşünü değiştirmiş ama içini korumuştu.ayağında yeşil'in istediği ayakkabılar ve file çoraplar.yüzündeyse aynı gülümseme.kalbinde aynı sevgi.Görüştüler.
Birbaşka gün ise yine mesajlaşırken Yeşil son noktaya geldiğini söyledi.yaz boyunca haplarını odasından ayırmamıştı.ya intihar ededcek ya da cinayet işleyecekti.Sonradan anüs de bunları hissedecekti ama o an Yeşil'i gerçekten anlayamamıştı.herşeyini bırakıp yeşil'in evine gitti , o ana kadar birbirlerinin evlerine gitmemişlerdi hiç.Orada da evine girmedi.Kameriyede oturdular ve içlerindekileri döktüler , sonunda bunu yapamadıkları düşünülürse birkaç kez yapmış olmaları bile güzel..Yeşil kötü bir yaz geçirmişti , Anüs de öyle.Tek yaptığı siyaha yaklaşmaktı..onunla arkadaş olmuştu.Her ne kadar Siyah çok uzak bir hayal olsa da Anüsün içini ısıtıyordu.
Sonra Mavi geldi.Onda anüs ve yeşilin çözemediği bir değişiklik vardı.Mavi asla onlar kadar paylaşımcı olmamıştı ve gizlediği ve onun değiştiren birşeyler vardı.İnsanlarla paylaşılmayan ve sonra Kırmızı tarafından tesadüfen keşfedileceği üzre Mavinin bir sevgilisi vardı.Mavi bunu önemli bulmamıştı belli ki ve paylaşmamıştı.Bu yeşil ve anüsü kırmıştı ama bir süre sonra düzelecekti.
Sonunda yaz bitti ve okul yeniden açıldı.hala da kapanmadı bildiğimiz üzre..Bundan sonra olanları ya ay ay anlatırım ya olay olay ya da kişiler üzerinden.çünkü bu üçüncü sene herşeyi değiştiren sene ve her anın bir önemi var.yeni renklerle dolu bi dahaki yazıda buluşmak üzere..unutmayın , korkunç sonra gittikçe yaklaşıyoruz ve anüsün hazin sonunu öğrenmemek için hala şansınız var.
Bu yazıyı HIM'den" Randezvouz with anus" ile kapatıyorum Mavinin ve Anüsün sevdiği şarkılardan birisiydi bu da..dinlemeniz önerilir.
devamı
Cuma, Mayıs 22, 2009
Anüsün ikinci yılı
Turuncu?Gitmek?Nereye?!!...
Ama gidiyortdu.çocukluğundan beri hayalini kurduğu yere gidiyordu geriye bakıp gömzyaşı dahi dökmeden.çünkü yaşanacak çok şey vardı hayatta ve anüsün öğrenemediği şeyiTuruncu biliyordu.hayatta asla kimseye fazla bağlanmamak gerekirdi.sonra size verdiği acı size tattırdığı muyluluktan fazla olurdu.her ne olursa olsun..
Böylece Anüs ve onun ardırndan tek bir damla gözyaşı bile dökmedi.Turuncu gitti ve anüs gülümsemeye devam etti.Hala yaşayacak uzun birhayatı vardı.Yanında doslatı , Arkadaşkları Mavi ve Yeşil
duruyordu onu asla bırakmamacasına gülümseyerek.ve önceki yılın ona kazandırdığı yepyeni renkler.o kalabalık , ordu gibi arkadaşlığın tadıldığı sene ikinci seneydi.Kırmızı biraz daha sevgisi uğruna uğraşsa da Anüsün hıyarlığı karşısında pes etmişti.Ve yeni hedefi aylar sonra orduya çıktığında orduya çok zarar verecekti.
Anüs yine hatırlamıyor.uğraşıyor ama en güzel anıları beyninde silmiş.Kısacık saçları uzamakta , yanından ayırmadığı dosları , yepyeni uğraşları..Mutlu olmak için didiniyor.Geçmişini saçlarını keserek geride bırakmış sanki.Saçı uzadıkça onun gücü de artacak , yeniden doğacak..ki bizlerin bildiği üzere anüsün saçları uzarken içine de bir zehir salıyordu.öyle bir zehirdi ki bu herkesi bğir anda vuracaktı , kimse ne olduğunu anlayamadan.bu birinin bedduası mıydı yoksa anüsün kendi yapısı mı..bilemiyorum.
Ama O sene Anüs mutluydu.Mavi ve Yeşil'in zorlamasıyla edindiği bir sevgili , kızarmış mutlu bir surat...Mika eşliğinde dansedilen günler ve bazen bir renge duyulan özlem..ama gerilerde kalmıştı , mutluluk hakimdi heryere ve kimse bunu bozamaz gibiydi.
Bir gün , sessiz ve sakin bir günde Kırmızı Yeşil'i sevdiğini farketti.Bu anüse duduğu sevgi gibi değildi..bambaşkaydı ve sıcaklığı vardı.Kırmızı ona bağlanırken..herşeyin doruk noktasında..mutluluk bitiverdi.gözleri yaşlı bir Yeşil bu ilişkiyi istemiyor ama karşısındakini kırmaya dayanamıyordu.Anüs kırmızıya yeşili üzmeye hakkı olmadığını söyleyişini hatırlıyor hala.yeşil'i sevdiğini söylemişti.Yeşil'i gerçekten seviyordu.bir keresinde yeşil insanların ortasında onu perdenin arkasına çekip öpmüştü..belki yeşil de onu severdi..Arkadaş gibi değil.Aşk gibi de değil.Anüsün onu sevdiği gibi..Arkadaşk gibi.
Sonunda olaylar Anüsü son noktaya getirdi.Anüs gereksiz dökülen gözyaşlarını israf olarak görür ota boka ağlamazdı.ama o an olacakları biliyordu.birkaç damla gözyaşı derken elinden kayıp gitti herşey..hayat onu sınıyordu ve kolay bir sınav değildi o.Bunu haketmemişti.Tuvalette ağlıyordu hıçkıra hıçkıra.sonra Yeşil geldi ve gözyaşlarını sildi.Ve onu Öptü.Böyle sahnelerinde yalnızca filmlerde olduğu sanan Anüsün gözyaşları dinmişti.şaşkındı.Ve o gözyaşları arasında dahi mutluydu.Sonunda..aylar sonra o gözyaşlarıyla eski arkadaşı Turuncuya ve onunla olan arkadaşlıklarına bir cenaze yapmıştı.Ve yanında yemyeşil bir sıcaklıkla hayatına devam edebildi.Saçları uzuyordu artık.eskiye dönecek gibiydi.
O sene içinde onun için önemli bir diğer isim de bordoydu.Bordo Anüsün hiç sahip olamadığı ablası gibiydi , onun özendiği saygı duyduğu birisiydi..ikinci sene boyunca onu gerçekten sevdi.Ama ikinci senenin sonunda işlerin değişeceğinin rüzgarları hafif hafif esmeye başladı.Siyah geldi çok uzaklardan.Bu siyah onu korkutmuyordu , onun yeni renklerini örteceğini düşünmemişti hiç.Ona bağlandı.Bordo ile eskiden olan birliktelikleri onun canını yakmıştı biraz ama umursamadı.paletine bir renk daha katıp dünyasını daha da renklendirdi ve gülümsemesini daha da genişletti.ikinci senesini bitirdi.
Ve bir dahaki yazıda o yaz var..Anüsün son yazı.Dolu bir yaz.yemyeşil bir yaz.Simsiyah bir yaz.Masmavi bir yaz.Acı dolu ama gülümseten... O yaz ve Anüse getirdikleri.bir dahakinde..
devamı
Ama gidiyortdu.çocukluğundan beri hayalini kurduğu yere gidiyordu geriye bakıp gömzyaşı dahi dökmeden.çünkü yaşanacak çok şey vardı hayatta ve anüsün öğrenemediği şeyiTuruncu biliyordu.hayatta asla kimseye fazla bağlanmamak gerekirdi.sonra size verdiği acı size tattırdığı muyluluktan fazla olurdu.her ne olursa olsun..
Böylece Anüs ve onun ardırndan tek bir damla gözyaşı bile dökmedi.Turuncu gitti ve anüs gülümsemeye devam etti.Hala yaşayacak uzun birhayatı vardı.Yanında doslatı , Arkadaşkları Mavi ve Yeşil
duruyordu onu asla bırakmamacasına gülümseyerek.ve önceki yılın ona kazandırdığı yepyeni renkler.o kalabalık , ordu gibi arkadaşlığın tadıldığı sene ikinci seneydi.Kırmızı biraz daha sevgisi uğruna uğraşsa da Anüsün hıyarlığı karşısında pes etmişti.Ve yeni hedefi aylar sonra orduya çıktığında orduya çok zarar verecekti.
Anüs yine hatırlamıyor.uğraşıyor ama en güzel anıları beyninde silmiş.Kısacık saçları uzamakta , yanından ayırmadığı dosları , yepyeni uğraşları..Mutlu olmak için didiniyor.Geçmişini saçlarını keserek geride bırakmış sanki.Saçı uzadıkça onun gücü de artacak , yeniden doğacak..ki bizlerin bildiği üzere anüsün saçları uzarken içine de bir zehir salıyordu.öyle bir zehirdi ki bu herkesi bğir anda vuracaktı , kimse ne olduğunu anlayamadan.bu birinin bedduası mıydı yoksa anüsün kendi yapısı mı..bilemiyorum.
Ama O sene Anüs mutluydu.Mavi ve Yeşil'in zorlamasıyla edindiği bir sevgili , kızarmış mutlu bir surat...Mika eşliğinde dansedilen günler ve bazen bir renge duyulan özlem..ama gerilerde kalmıştı , mutluluk hakimdi heryere ve kimse bunu bozamaz gibiydi.
Bir gün , sessiz ve sakin bir günde Kırmızı Yeşil'i sevdiğini farketti.Bu anüse duduğu sevgi gibi değildi..bambaşkaydı ve sıcaklığı vardı.Kırmızı ona bağlanırken..herşeyin doruk noktasında..mutluluk bitiverdi.gözleri yaşlı bir Yeşil bu ilişkiyi istemiyor ama karşısındakini kırmaya dayanamıyordu.Anüs kırmızıya yeşili üzmeye hakkı olmadığını söyleyişini hatırlıyor hala.yeşil'i sevdiğini söylemişti.Yeşil'i gerçekten seviyordu.bir keresinde yeşil insanların ortasında onu perdenin arkasına çekip öpmüştü..belki yeşil de onu severdi..Arkadaş gibi değil.Aşk gibi de değil.Anüsün onu sevdiği gibi..Arkadaşk gibi.
Sonunda olaylar Anüsü son noktaya getirdi.Anüs gereksiz dökülen gözyaşlarını israf olarak görür ota boka ağlamazdı.ama o an olacakları biliyordu.birkaç damla gözyaşı derken elinden kayıp gitti herşey..hayat onu sınıyordu ve kolay bir sınav değildi o.Bunu haketmemişti.Tuvalette ağlıyordu hıçkıra hıçkıra.sonra Yeşil geldi ve gözyaşlarını sildi.Ve onu Öptü.Böyle sahnelerinde yalnızca filmlerde olduğu sanan Anüsün gözyaşları dinmişti.şaşkındı.Ve o gözyaşları arasında dahi mutluydu.Sonunda..aylar sonra o gözyaşlarıyla eski arkadaşı Turuncuya ve onunla olan arkadaşlıklarına bir cenaze yapmıştı.Ve yanında yemyeşil bir sıcaklıkla hayatına devam edebildi.Saçları uzuyordu artık.eskiye dönecek gibiydi.
O sene içinde onun için önemli bir diğer isim de bordoydu.Bordo Anüsün hiç sahip olamadığı ablası gibiydi , onun özendiği saygı duyduğu birisiydi..ikinci sene boyunca onu gerçekten sevdi.Ama ikinci senenin sonunda işlerin değişeceğinin rüzgarları hafif hafif esmeye başladı.Siyah geldi çok uzaklardan.Bu siyah onu korkutmuyordu , onun yeni renklerini örteceğini düşünmemişti hiç.Ona bağlandı.Bordo ile eskiden olan birliktelikleri onun canını yakmıştı biraz ama umursamadı.paletine bir renk daha katıp dünyasını daha da renklendirdi ve gülümsemesini daha da genişletti.ikinci senesini bitirdi.
Ve bir dahaki yazıda o yaz var..Anüsün son yazı.Dolu bir yaz.yemyeşil bir yaz.Simsiyah bir yaz.Masmavi bir yaz.Acı dolu ama gülümseten... O yaz ve Anüse getirdikleri.bir dahakinde..
devamı
Anüsün Yediği ilk kazık! MOR
Hangi aydı bilmiyorum , biliyorum desem çok yalan olur.Önce Anüs Turuncuya mı gitti , yoksa önce Mor ile ilgili gerçeği mi öğrendi bilmiyorum.Ama mühim değil.
Mor yine bir sevgili sahibiydi.sahibiydi diyorum çünkü Mor erkekleri hayat arkadaşı olarak değil edinilecek birer malzeme olarak görürdü.Sevgilisi onu öpmüştü birgün ve ahlak bekçisi Anüs ona kızmıştı "şimdi öperse yarın vermeni ister" demişti.birşeyler patlamak üzereydi..çok yakında..
Ve okulu ekip takıldıkları bir gün oldu.Anüsün eski sevgilisi sayılamayacak , ama yaz sonuna kdaar da sevdiği birisi , bir şekilde Morun götüne takılmıştı.anüs şoktaydı.o zaman kuyruk sallayanın peşine gidildiğini bilmeden bahsi geçen çocuğa yüklenmişti.Ama suçun yazın , birşey bilmeyen anüsün arkasından iş çevirip sahte aşkını ilan ederek çocuğu ele geçirdiğini bilmiyordu.Anüs için sıkıntılı günlerdi.
Ve işte -önce mi sonra mı olduğu bilinmeyen bir-arada Turuncunun yamacına yerleşmişti anüs.Arkasında Turuncunun da yakın olduğu mavi ve yeşil vardı.Kırmızının gözleri hala ondaydı.Artık espri yapıp onları eğlendiren Beyazdan uzaktaydı..(ama Beyaz part 3de dönerek finalini yaptığında herşey değişecekti) ama mutluydu.Önyargıyla sevmemezlik ettiği Yeşil ve Maviye ısınıyordu.ne yazık ki anüsün anıları çok net değil , çünkü o mutlu anları unutup acılarına ve hatalarına bakar.ama bildiği şey o ayların güzel olduğudur.Turuncunun deliliklerine güleceği eğleneceği ve mutlu olacağı arkadaşları vardır artık anüsün.O zamanki eismlere baktığında çıktığı fırtınadan sonra bu iki renge tutunduğunu görüyor anüs sıkı sıkı..Bırakmamacına yapıştırı renklere birgün kendi veda edeceğini bilmeyecek sarılmıştı bırakmıyordu.
Turuncu onu öptüğünde mayıstı.100lerce insanın ortasında biden uzanıp öpüvermişti ve bu anüsün ilk öpücüğü sayılabilirdi.ondan sonraki öpüşmeleriyse yine aynı mayısın gecesi havaifişekler altındaydı.Turuncu ve Yeşil dudaklar onunkine ve birbirlerine değdiklerinde Anüs gerçekten sevgiyi farketmeye başlamıştı.Mavinin teklifleirni red ederkenki yüzünü de unutmauyacaktı..Artık dünyası havai fişekler gibi renk renkti.Ve Anüs gerçekten mutluydu.Moru atlatmıştı aylar sonra ve sakin bir limana demir atmıştı..
Beyaz Mor'a aşkını ityiraf etmişti aylar önce..Şimdi de Kırmızı Anüse onu sevdiğini söylüyordu , Anüs ise onu kibarca red etmişti.Kibarca olduğunu düşündüğü bu red ve kalanındaki davranışlar Kırmızının içini yakacak ama Anüs bunun farkına varmayacaktı.Çünkü Anüs gerçekten salaktı.
ve böylece Anüsün ğalet,imtırak hayatının ilk yılı sona ermişti.Önünde geçecek uzun bir yaz ve dönüşte onu karşılayacak gerçek dostları vardı..ama biri hariç.Biri eylülde onun yanında olmayacaktı ve Anüs biliyor ki onun için çok geç..
devamı
Mor yine bir sevgili sahibiydi.sahibiydi diyorum çünkü Mor erkekleri hayat arkadaşı olarak değil edinilecek birer malzeme olarak görürdü.Sevgilisi onu öpmüştü birgün ve ahlak bekçisi Anüs ona kızmıştı "şimdi öperse yarın vermeni ister" demişti.birşeyler patlamak üzereydi..çok yakında..
Ve okulu ekip takıldıkları bir gün oldu.Anüsün eski sevgilisi sayılamayacak , ama yaz sonuna kdaar da sevdiği birisi , bir şekilde Morun götüne takılmıştı.anüs şoktaydı.o zaman kuyruk sallayanın peşine gidildiğini bilmeden bahsi geçen çocuğa yüklenmişti.Ama suçun yazın , birşey bilmeyen anüsün arkasından iş çevirip sahte aşkını ilan ederek çocuğu ele geçirdiğini bilmiyordu.Anüs için sıkıntılı günlerdi.
Ve işte -önce mi sonra mı olduğu bilinmeyen bir-arada Turuncunun yamacına yerleşmişti anüs.Arkasında Turuncunun da yakın olduğu mavi ve yeşil vardı.Kırmızının gözleri hala ondaydı.Artık espri yapıp onları eğlendiren Beyazdan uzaktaydı..(ama Beyaz part 3de dönerek finalini yaptığında herşey değişecekti) ama mutluydu.Önyargıyla sevmemezlik ettiği Yeşil ve Maviye ısınıyordu.ne yazık ki anüsün anıları çok net değil , çünkü o mutlu anları unutup acılarına ve hatalarına bakar.ama bildiği şey o ayların güzel olduğudur.Turuncunun deliliklerine güleceği eğleneceği ve mutlu olacağı arkadaşları vardır artık anüsün.O zamanki eismlere baktığında çıktığı fırtınadan sonra bu iki renge tutunduğunu görüyor anüs sıkı sıkı..Bırakmamacına yapıştırı renklere birgün kendi veda edeceğini bilmeyecek sarılmıştı bırakmıyordu.
Turuncu onu öptüğünde mayıstı.100lerce insanın ortasında biden uzanıp öpüvermişti ve bu anüsün ilk öpücüğü sayılabilirdi.ondan sonraki öpüşmeleriyse yine aynı mayısın gecesi havaifişekler altındaydı.Turuncu ve Yeşil dudaklar onunkine ve birbirlerine değdiklerinde Anüs gerçekten sevgiyi farketmeye başlamıştı.Mavinin teklifleirni red ederkenki yüzünü de unutmauyacaktı..Artık dünyası havai fişekler gibi renk renkti.Ve Anüs gerçekten mutluydu.Moru atlatmıştı aylar sonra ve sakin bir limana demir atmıştı..
Beyaz Mor'a aşkını ityiraf etmişti aylar önce..Şimdi de Kırmızı Anüse onu sevdiğini söylüyordu , Anüs ise onu kibarca red etmişti.Kibarca olduğunu düşündüğü bu red ve kalanındaki davranışlar Kırmızının içini yakacak ama Anüs bunun farkına varmayacaktı.Çünkü Anüs gerçekten salaktı.
ve böylece Anüsün ğalet,imtırak hayatının ilk yılı sona ermişti.Önünde geçecek uzun bir yaz ve dönüşte onu karşılayacak gerçek dostları vardı..ama biri hariç.Biri eylülde onun yanında olmayacaktı ve Anüs biliyor ki onun için çok geç..
devamı
Anüsün ilk yılı
Anüs gri dumanların ardına gizlenmiş hayatında bu renklerle o sene tanıştı.morla birlikteydi.moru seviyor ve morun geçtikleri yaz onun sevdiği çocuğu ayarttığını bilmiyordu.İlk günler onun için karanlıktı , dünyası yavaş yavaş aydınlanıyor ve gözleri renklere alışıyordu , ama renkleri reddetmiş , sadece morla yaşayabileceğini düşünmüştü.Yeni tanıdğı yeşiller kırmızılar maviler sarılar arasından yalnızca turuncuyu beğenmişti.Turuncu sıcak ve rahattı.Ve anüsün ona verdiği değeri vermemesine rağmen anüs turuncuya yanaştı ama kendini onun kollarına bırakmadı.
Yeşili hiç sevmemişti turuncu.zeki bir kıza benziyordu ki aynı zamanda inek gibiydi , anüs böylelerinden nefret ederdi-her ilk seferde-onu da sevmemişti.ayağındaki converselere bakıp burun kıvırmış "bu ineğin burda ne işi var " " bu inek neden converse giyiyor ki " diye düşünmüştü.yıllar sonra o ineğin bir öpücüğü için bile canını verebileceğini hayal edemezdi.Yeni mp3ünü özentice açmış BEP dinlemeye başlamıştı ki yeşil "kim o BEP dinleyen " diye seslendi.o an ikisi de bir daha BEP dinlemeyeceklerine dair söz verdiler kendi kendilerine.
Maviyi de hiç sevmemişti.Mor ile gülüşmelerinde onlarla eğülenmeye çalışan bu kızı nasıl sevebilirdi ki?Kesinlikle cehenneme düştüğünü düşündü anüs.önünde beyaz dua eder gibi birşeyler yapıyordu.Anüs rahatsızdı.Ayrıca arkasındaki kırmızı bikaç gün içinde belası olacak gibiydi.kırmızı onu sevecekti ve öncelerden bu tipe alışkın olan anüs onu istemeyecekti bir an için.onun hoşlandığı birileri vardı-o ana kadar hep olmuştu-sonra kırmızının ilgisini çektiğini farketti.her konuşmalarında mutlu oluyordu anüs , kırmızı ona iyi davranırdı , ortak ilgi alanları vardı ve..anüs maymun iştahlıydı , bu ilgisi bile birkaç hafta sürmüştü.kırmızının sevgisi ise en az bir yıl daha sürecekti.
Okula ilk başladığında böyleydi anüs..ve geçen aylarda herşey değişecekti o bunu bilmiyordu.Artık kaltak renklerin evrenine düşmüştü kör dünyasından çıkıp.bu renkler onu hem boğacak hem de onu mutlu edecekti , tıpkı bir tür uyuşturucu gibi.Ve hikayenin sonunu hepimiz biliyoruz.Anüs sonunda renklerini kaybedecek ve yeniden kör kalacak , bu körlük onun sonsuz gözyaşıyla dahi kırıp kazanamayacağı bir körlük olacak.ama ona daha çok var.ilk önce anüsün renklere bağlanması gerek.bir dahaki yazıda , morun nasıl bir renk olduğunu öğrenen anüs acısını nasıl dindirecek göreceksiniz.bilen birisi içinse buraları anlatmak dahi sıkıcı...
devamı
Yeşili hiç sevmemişti turuncu.zeki bir kıza benziyordu ki aynı zamanda inek gibiydi , anüs böylelerinden nefret ederdi-her ilk seferde-onu da sevmemişti.ayağındaki converselere bakıp burun kıvırmış "bu ineğin burda ne işi var " " bu inek neden converse giyiyor ki " diye düşünmüştü.yıllar sonra o ineğin bir öpücüğü için bile canını verebileceğini hayal edemezdi.Yeni mp3ünü özentice açmış BEP dinlemeye başlamıştı ki yeşil "kim o BEP dinleyen " diye seslendi.o an ikisi de bir daha BEP dinlemeyeceklerine dair söz verdiler kendi kendilerine.
Maviyi de hiç sevmemişti.Mor ile gülüşmelerinde onlarla eğülenmeye çalışan bu kızı nasıl sevebilirdi ki?Kesinlikle cehenneme düştüğünü düşündü anüs.önünde beyaz dua eder gibi birşeyler yapıyordu.Anüs rahatsızdı.Ayrıca arkasındaki kırmızı bikaç gün içinde belası olacak gibiydi.kırmızı onu sevecekti ve öncelerden bu tipe alışkın olan anüs onu istemeyecekti bir an için.onun hoşlandığı birileri vardı-o ana kadar hep olmuştu-sonra kırmızının ilgisini çektiğini farketti.her konuşmalarında mutlu oluyordu anüs , kırmızı ona iyi davranırdı , ortak ilgi alanları vardı ve..anüs maymun iştahlıydı , bu ilgisi bile birkaç hafta sürmüştü.kırmızının sevgisi ise en az bir yıl daha sürecekti.
Okula ilk başladığında böyleydi anüs..ve geçen aylarda herşey değişecekti o bunu bilmiyordu.Artık kaltak renklerin evrenine düşmüştü kör dünyasından çıkıp.bu renkler onu hem boğacak hem de onu mutlu edecekti , tıpkı bir tür uyuşturucu gibi.Ve hikayenin sonunu hepimiz biliyoruz.Anüs sonunda renklerini kaybedecek ve yeniden kör kalacak , bu körlük onun sonsuz gözyaşıyla dahi kırıp kazanamayacağı bir körlük olacak.ama ona daha çok var.ilk önce anüsün renklere bağlanması gerek.bir dahaki yazıda , morun nasıl bir renk olduğunu öğrenen anüs acısını nasıl dindirecek göreceksiniz.bilen birisi içinse buraları anlatmak dahi sıkıcı...
devamı
Kaydol:
Yorumlar (Atom)