Çarşamba, Haziran 17, 2009

Cuma, Haziran 12, 2009

Yeşil'e

Tanrım bu daha da zor..Kesinlikle.

Sanırım en güzeli kaldığım yerden devam etmek.Kırmızının bana dediklerinden yani.

Benim değiştiğimi düşünmek.İnan bu benim değişmemden çok daha kolay.Bunu Kırmızıya savunma olarak sunmak da kolay.Buna inanıp inanmadığınızı bilmiyorum.ya da üzeirnde düşünüp düşünmediğinizi.insanlar birbirlerinden ayrıldıklarında farklı yönlerini farkederler.Ben size baktığımda değişmiş göründüğünüzü düşünüyorum.Ama aslında değişmediğinizi biliyorum.Ya da değiştiniz ama ben değişmediğinize inanmak istiyorum.Cevabı sen söyle.

Bana söylediklerinin benim istediklerim olmasına rağmen niye böyle davrandığımı bilmiyorum.Bilsem keşke..

Biliyor musun , belki alternatif evrenler gerçekten vardırlar.Ve o evrenlerde farklı anüsler ve aynı yeşil-maviler , aynı anüsler farklı yeşil-maviler ve farklı anüslerle farklı mavi-yeşiller vardır.Bazı evrenlerde birbirinden hiç ayrılmayan anüs-yeşil-maviler vardır.bazı evrendekilerse farıklı okullara gitmiş ve hiç tanışmamışlardır belki.Eğer varsa farklı evrenler..ben o evrenleri sikeyim.Bizim biz olmadığımız ve ilişkimizin bir nebze dahi farklı olduğu bir evreni yok edeyim ben.ya da bunu.belki de en kolayı budur.Ben böyle devam edemiyorsam kendimi değiştirmeliyim , hem sizi haklı çıkartır ve bahanenizi gerçek kılar hem de benim karakterimi yok edip daha az acı çekmemi sağlar.Belki korumakta ısrar ettiğim karakterimi sonsuzluğa bırakıp da yerimi bu sadomazoşist canavara verirsem bir evrenle aynı oluruz ve bu evren patlar , ne dersin?Ya evren ya ben patlayacaksam , o zaman evren patlasın.Ben Allahımdan bulmuşum zaten.

Konser gecesi sonrasında eflatunla konuştum.benim için endişelenen ender kişilerden.Daha önce sadece Kırmızıya bahsettiğim birşeyden bahsettim ona , kırmızıya açamamıştım kendimi.ama eflatun dinlemek istedi ve ben de açtım.

dedim ki ben de birşey var.dürtü diyeyim.ben ne zaman kontrolümü bir an için bırakıp da onlara yenilsem hayatımı kısacık sürelerde mahvettim.Siz sadece mor olayını biliyorsunuz.Onun öncesinde yaşadıklarım ve yaşattıklarım da avr.beni olduğum gibi kabullenmiş insanlar , hiçbirisiyle çok derin ilişkiler yaşamamış olmama rağmen.aramın bozulduğu , küs kalıp sonra barışalım mı lan ok tadında dönüş yaptığım mevzular çok oldu.çok şey yaşadım , ama böylesi ilk oluyor.

Bu dürtülerden ve onları dizginleyemediğimden bahsettim , ve onları bırakma kararımdan .Kendimi kasarak uğraşacağıma tamamen salmak fikrinden.o ise dizginlerimin bir ucunu çevremdekilere bırakıp bir ucunu kendimin tutması gerektiğini söyledi.çok yakınımdaki bir-iki kişi bile tutabilirmiş bunu.

sanırım o bir iki kişi benim değiştiğimi bahane eden kişiler , beni anlamak yerine.Beni anlamak kolay demiyorum , ben kendimi anlamıyorken bunu başkasından bekleyemem.dsafdag tabi çok karmaşığım falan gibi bi durum değil bu sadece hangi anda kimin konuşup emirleri verdiğini çözememece.beni destekleyip dizginlerimi tutan birisi olsaydı yanımda neler olurdu bilemiyorum.keşke bilseydim.

Ben bir ortak geleceği mahvettim.yanlış oldu daha doğrusu o ortak gelecekten kendimi çıkardım bilmem ne için ve bilmem kimin neyin dilekleriyle..ama olmuş bişey artık sonuçta.varolmayan umut meselesi.the hope you wanted doesn't exist in this universe.bismillah no.

İnsanların bana tavırlarının -veya benim de onlara olan tavırlarımın- bir anda basitçe değişmesi de ilginç tabi.ben sizi savururken kendimi de savurduğumdan olucak sadece sizi değil komple hayatımı silmişim.aylar sonra eskiden çevremde başka insanlar olduğunu da farkettim.bana insanların bana verdiği değeri farketmediğimi söylediler ki bu gerçekten doğruydu sanırım.

Türksel bile benimle konuşmuyo , mesaj atıyorum birilerine göndermiyo , bilgi işlem merkezini arıyorum meşgule atıyo beni.biz sizi grup olarak almıştık diyolar.peşimi bıraktılar resmen kapıyı gözlüyorum hergün ama gelen falan yok.küfür içerikli mesajlar da yok.sadece bir kere "biz romanın karşısına geçip onun tarafından görülmeme hayalleri olanlara öyle mesajlar atarız " diye mesaj geldi.bi de bilgi işlemdeki kız çok sıkılıyomuş kimse sizin gibi yapmıyo kriz zamanı işten çıkarılmaktan korkuyorum dedi.sıkıntıdan tıkına tıkına kilo almış , şimdi işi gücü yokmuş örgüye falan başlamış , yeğenlerine kazak falan örüyomuş.nerde o eski günler diyo.dimi ya dedim kapadı telefonu yüzüme.türksel piçi bile beni sevmez oldu ayak yapıyo , sana da yapıyomu bilmiyorum.

günlerdir son yazıdayım ve herşeyi yazdığım için olacak bitmedi bir türlü.BU yazıyı yazınca herşeyin temelli biteceğini biliyorum o yüzden bir harf dahi yazmak istemiyorum resmen.

Dün gece bişey düşündüm.okurken hoşuna gitmeyeceğini biliyorum.Kırmızı'yla barışma konuşmalarımızdan bir kare , diyor ki bizim şu an arkadaş olmamızın sebebi yeşil , herşeyi o yaptı.düşünüyorum ki gerçekten de öyle.Bizimkinden çok daha boktan bir sebepti.ve totalde ben sana kırmızıdan çok daha fazla değer vermiştim ve çok daha fazla sevmiştim seni.Şimdi bunu okuyunca benim bana verilen değeri anlamak için yağtığım (1) ve sizi peşimden koşturmak istediğim (2) gibi düşünceleriniz azacak.sadece çifte standardı vurguluyorum.gayet te hatalarımın -ki bunlar sizin bende bulduğunuz hatalar değil- farkındayım ve şunu biliyorum ki muhtemelen o an ne yaparsanız yapın ben dönmezdim.bunu kendimi savunmak için ya da şu an mantıklı bulduğum için söylemiyorum ama %99 öyle olurdu.diyecek birşeyim yok.ben kabul etmeyeceğimi söylemişken peşimden gelmenizi de istemem saçma olur.neyse cümle kuramadığım bir ana gelmişim yine xD asıl olay yine cümlelerimin arasında kelimeleri cımbızla seçip kendi istediğinizi düşünmeyin , bunlar benim düşüncelerimin en basit halleri , olduğu gibi kabul edin..

sanırım bu saçma oyunun sonunda yapacağım şeyi , dizginleir bırakmak mı demiştim ne demiştim, çoktan yapmaya başlamış olacağım ki eriyorum yavaş yavaş.tabi kendimi yok etmeye gururumdan başlamış olmam iyi bir durum.tek iyi durum da o zaten.biz sonsuz gurur sahibi insanlar olduğumuzdan bir brezilya dizimiz olsa kimse bizi izlemezdi , bayarlardı bence.

Sanırım bizim suçumuz kelimelerle anlaşmaya çalışmamızdı.Sizi bilemem ama ben ilişkimizin ve iletişimimizin kelimelerden daha derin olduğunu düşünüyordum.sanırım kelimelere indirgeyerek en büyük hatayı yaptık.ne zaman konuşsak herşeyi daha da berbat etmemizin sebebi bu olsa gerek.ve konuşurken de kalbimizin önüne gururumuzun geçmesine izin verdik bir yerden sonra..

Düşünüyorum da kırmızı dediklerinde haklı olmalı.bana senin kalbinde solmaya başladığımı söylemişti , eh tam olarak doğru değil , başlamadım , tamamen soldum belki de ilk andan itibaren.neyse bu değişime açık bir konu değil zaten.değişime açık olan benim şu anda ve değişerek hiç değilse biraz olsun uyuybileceğimi düşünüyorum.belki de düşündüğümden daha fazla uyur ve bundan kurte freddieye falan bahsederim.bilmiyorum neler olacağını.hiçbir fikrim yok.

Sanırım buraya kadar.ne diyecek tek bir kelimem ne de onu yazacak enerjim var artık.Ayrıca bu kadar kelimelerle boğuştuktan sonra..belki de kelimelere indirgememeliydim diye düşünüyorum.ama bu bir intihar mektubu değil.ve benim bunları söylemeye ihtiyacım var.

seni sevmiştim

seni seviyorum

ve hoşçakal



Mavi'ye

Mavi'ye;


Göğsümde birşey var , sıkışıyor , yazmayı bırak ne yazacağımı dahi düşünemiyorum.

Belki de en zor kısma geldim.Neyse.

Nerden başlasam , ne desem bilemiyorum.düşünceler akmıyor beynimin içinde.

Bizi bizden başkası anlayamaz demiştin.Aslında çok doğruydu.Bizim bile tam anlayamadığımız şeyleri başkası nasıl anlasın.Biz bile herşeyi göremiyoruz.

Benim sizi siklemediğimi düşündünüz mü gerçekten.Yoksa siklemem için mi öyle söylediniz.Peki bunları okuduktan sonra düşünceleriniz değişti mi hiç.Yoksa okumadınız mı her zamanki gibi.Keşke bilebilseydim bunları..

Ben sizi hep önemsedim.ilk günden son güne kadar , szleri öenmsemeyi hiç bırakmadım.Belirli zamanlarda azalmadığını söylersem yalan olur , ama hiç bırakmadım.Sizin gibi yapmadım.Bunu da siz suçlamak için söylemiyorum.Sadece öyle gözüktünüz.

Gözükmek deyince..Bunu da söylemem lazımKırmızı ona söylediklerinizden bahsetti bana.Umarım bu sizi rahatsız etmez ve onu suçlamazsınız.Çünkü Kırmızı elinden geeni ardına koymayarak aramızı yapmak ,için uğraşacağını söyledi , beni ikna etmeye çalıştı.Bense bunu onun yapmasını istemedim.mümkün olduğuna inanmadım çünkü.O çocuğun arada kaynamasını da istemedim.Ama o bunun için uğraştı , bu size mide bulandırıcı gelse de.Bana kendini affettirmek için çok uğraştı.Sarıysa ben ondan her uzaklaşmaya çalıştığımda bana bağlandı.bir kere artık tamamen bitti dediğimde bitmedi dedi.benim dediklerimin bir önemi yoktu.O arkadaşlığına devam ederdi , dururp dururken gelir bana sarılırdı.

Bunu bana diyen benim yalnızca birkaç aylık yakın arkadaşım.O bana her yakın davrandığında ben kötü hissettim , ağladım.Ondan uzaklaşmaya çalıştım , Bunu ne Eflatun'a ne de kendisine anlatamadım.Başkasından beklediğim davranışları ondan görmek dahi canımı yaktı çünkü.

Başkasından görmek dediğim de kesinlikle sizi peşimden koşturmak değildi , ben bunu asla istemedim.Sizse bunu istediğime inandınız.Hepimiz gereksiz yere gururlu insanlarız.Ama bir de ben bunların üzerine sadomazoşist olmalıyım.Yaptığım hareketlerin birçoğu mantıksızdı , ne istediğimi bilmiyordum , şu an biliyorum ve yeşilin bunları yaptığını görüyorum.senin yaptıkların/dediklerinse beni gerçekten kıranlardı.Hala canımı yakanlar hani.

Senin ilişkine neden karıştım ben.Evet aslıdna insanların ilişkilerine karışırım hele de yanlışlarsa.Ama çok yakınımdakilerin mutluluklarını iyiliklerinden önce tuttuğum olmuştur.Senin Pembe'yle olan ilişkin beni alakadar etmezdi.Ondan ayrılıp Lacivertle çıksan bu da beni ilgilendirmezdi.Ama değer verdiğim ve iyi insanlar olduğum o ikisi...Sen bunu aldatmak olarak görmüyorsun biliyorum , Benim ahlak yargılşarım seninkinden farklı.Birisiyle birlikteyken sokakta gördüğüm çocuklara tatlı dediğimde bile vicdan azabı çeken ben buna seyirci kalamadımm.Gerçi korkunç şeyler yapmadım , biliyorsun.Pembe'ye hiç yalan söylemedim.Benimle dertleşen ve bana Lacivert olaylarını anlatan oydu.Sevgilin beni kullandı ve ben onun iyiliğini isterken kullanıldığımın farkına varmadım.Dediğim gibi , ona hiç yalan söylemedim.Ayrıca her dediğini de anlatmadım.

Siyah olayına gelince.Bu onun fikriydi, benim tek yaptığım onu dinlemek ve tavsiye vermekti.Bir gün vicdan azabı hissedip bırakmak istediğimi söylediğimdeyse beni ikna etti.Sonraysa umudunu kesti.Seni gerçekten sevdi mi beni elde etmek için mi yaptı yoksa sana acı mı çektirmek mi istedi bilmiyorum.Sonrasında yine beni sevdiğini söyledi.Onu anlamıyorum ama umrumda da değil.

Sonuçta Bordo ile alakalı durumda bile siyahla senin aranda kaldığımı , ona kızıp seni seçtiğimi biliyorsun.Bir daha eskisi gibi olamadık.Bordo olayında seni suçlamıyorum yanlış anlama.Bu ortak yaptığımız birşeydi sonuçta.

Seninle o kadar çok konuştuk ki aslında.Birbirimize bağırdık ve birbirimizi suçladık.Benim dediklerimin ağır olduğunu söyleseniz de sen de benden aşağı kalmadın hiç anladığım kadarıyla.Tabi bunu suçlama için söylemiyorum.İnatla yanlış anlamaman için tekrarlıyorum.Göğsüm açıldı yazı akmaya başladı ve rahatladım biraz.neyse ne diyordum ben?Evet konuşmalarımız.Yüzyüze olanlardan bahsetmiyorum bile , öncesinde msnde söylediklerinle alakası yoktu , biliyorum.Bahsettiğim şeyse başka.

Son konuşmamızda alakasız bir şekilde sinir olduğum yönlerini yazmamı istedin.anlayamadım.bir mantığı yoktu bence , sebebini çözemedim.ve beni sıkıştırıp söylemeyi kavga sırasında dahi düşünmediğim şeyleri söylettin bana.

Asıl alındığım şeyse anlamamış olman.Bağlanmayı , sahiplenmeyi anlamadın.Anlaman da zor zaten.Bir mesajla anlatılacak gibi birşey değil..

Bilmem farkındamısınız , ben hep paylaşımcı oldum , ne anime mangayı ne müziğimi resmimi çizdiklerimi ne de arkadaşlarımı sizden esirgemedim , herşeyimi ortaya döküp yaşadım sizinle.Ve sizinle bunları paylaşmak çok hoşuma giderdi.

Ama olayın diğer yönünden , ben sizden çok az şey aldım bu anlamda.Dizilerinizi , kitaplarınızı..birçok şeyinizi sizinle paylaşamadım.Ve paylaşmadığım için size trip atmadım.Sizin paylaştıklarınızın bir parçası olmamış olmamın sizlerle bir alakası yok.ben bir şeyi popüler olduğu için sevmeyi bırakabilecek insanlardanım.Sevdiğim şeyin bana veya çevremdekilere , sevdiklerime özel olmasını isterim.Bleach'e her başlayanda topluca söverdik ya , onun gibi.Ben sizinle paylaşırken rahatsız olmadım.Ama mavi , sen sahiplendin.Daha doğrusunu söylersem , ele geçirdin , bokunu çıkardın.karakteri , şarkıcıyı , nesneyi hatta rengi sahiplenmek 'insanın sevdiğini sahiplenmesi' değil.Bu sahiplenmelerinde Yeşilş'e engel oldun bazen , karakterleriniz bu yönden zıt olduğundan onun normal sayılacak şekilde sahiplenmesini , sevmesini önledin.Başka bi deyişe onu Yuzu yaptın.Benim için farketmiyordu , ben de aşırı derecede olmasa da sahiplenen bir insanım.Ama yeşil için durum farklıydı.Gerçi benim de incindiğim oldu.Ottan boktan sebeplerle , mesela aynı gün görüp beğendiğimiz bir saati ben aldığım için kavga etmemiz falan gibi şeyler yaşandı , işin garibiyse insanların "o mavinin hakkıydı" demesiydi.İnsanlar senin sahiplenmeni kabullenmişler , ama bu yanlış olmadığı manasına gelmez.

Sahiplenici olduğun kadar paylaşımcılığın da azdı , normal bir insana göre gayet fazla olsa da her bokunu paylaşan yeşil ve benim yanımda az kalıyordu , sevgilin olduğunu kırmızıdan öğrendiğimizde neler yaşadığımızı hayal edebiliyor musun?Sokakta gördüğü tatlı çocuğu bile paylaşan iki kızın yanında sevgilisini söylemeyen bir üçüncüsü.Ayrılığımızdan sonra Pembeyle olan ilişiğimi kesmeye çalıştığını da biliyorum.O ise sen lacivert'i bırakmayınca ben de seni bırakmıyorum demişti.Bir nispet nesnesi bile olmuştum kısacası.

Ama arkadaş olsak bunları kabullenebilirdim.Şu ansa..sadece bunları görüyorum.

Lütfen biraz düşün ve kendini değiştirmeye çalış.Yeşilş'in incinmesine ve sahiplenememesine izin verme.lütfen.

Belki yazının içeriği çok acı dolu romantik filan olmadı ama elimden gelen bu.Siyah olayını vizdan azabından yazdığımı biliyosun.kendine dikkat et.hoşçakal.

devamı


Anüs~

Perşembe, Haziran 11, 2009

Renklerime~

Nihayet Bitmek üzere...


Sarıya;

işin aslı sana neler diyeceğimi bilemiyorum..yakın zamanlarda seni üzdüm , biliyorum ama inan biraz daha iyi durumda olsam sırf seni üzmemek için iyiymiş gibi davranırdım..son zamanlarımda dahi yalnızca sen ilgilendim benimle , borcunu ödeyemem muhtemelen.Kendine dikkat et , insanların seni kuallanmasına izin verme , bir ilişkiye başlamadan önce 1000 kez daha düşün , erkeklerle arkadaş olma , çünkü onlar öyle varlıklar değil.son anda bile bunları söylediğim için kötü hissediyorum ama mutlu olmanı istiyorum.

Bordo'ya:

sen bunu okuyamayacaksın ama yine de yazmak istiyorum.Hiçbirşeyden pişman değilim , sadece siyah'ın laflarına bu kadar kolay inanmamalıydım.Bana kızgın olduğunu sanmıyorum ama beni sevmiyorsun sanırım..keşke farklı olsaydık..^^

Mor'a:

düşünüyorum da eskiden gerçekten çok yakındık ve bu şu an çok garibime gidiyor.Okula başladığımızda ben ben değildim , ilkokuldaki ben geçen seneki benle aynıydı sonuçta..okula başlayınca ikimize de birşeyler oldu.aslında daha önce oldu.ve şuanki durumumuza bakınca..birinden uzaklaştığımda ne kadar sürüklendiğimi görüyorum.şu ana kadarki arkadaşlarım hep beni olduğum gibi kabullendiler.Mesela senin sevmediğin bir arkadaşımla boktan bi sebepten küsmüştüm 1 sene kadar.sonra barışalım mı? ok barışalım tadında eskisi gibi olmuştuk.şimdi ne değişti?tabi bunu senin göt suratını tekrar çekmek için demiyorum.

Gri'ye:

sen apayrı bir vak'a ve hayalkırıklığısın benim için.Nasıl böyle birşey yaptın ya..Geçen sene , mavi bizimle kalmıyorken ev arkadaşı olarak seni seçmiştik yeşille.ya aynı evde kalsaydık da gerçek kişiliğin (kişiliksizliğin) o zaman ortaya çıksaydı..en kötüsü da kalan zamanda , yani yaptıklarından sonra seninle arkadaş olmayı sürdürmüş olmam.seninle birşeyler paylaşmam , sadece ayrılmamız konusunda bile "senden beklemezdim "demem.oysaki senden beklemeliydim.artık herşeyi beklerim.beni en rahatsız eden insanlardan biri oldun , varlığın dahi sinirimi bozuyor.Keşke seninle hiç tanışmasaydık ve sana güvenmeseydim hiç..

Lacivert'e:

Senin dosyan çok karışık , çünkü herşey sadece sana dayanmıyor.sevmek suç değil , zaten bu olaylarıdan dolayı da seni suçlamam , suçlayamam.Bana da öyle davranılsa ben de öyle yapardım.Gri'nin yaptığının aynısını sen de yapmışsın ama seni suçlamıyorum , aynı durum değil çünkü..


Turuncuya:


sen gittikten sonra neler değişti bilsen..her an da değişmeye devam ediyor , şu anki gibi..ama biliyorum ki sensiz varlığını sürdürenler bensiz de sürdürürler.sen mutlusun , benim için önemli olan da bu...

Beyaz'a:

Ne yaptığımı bilsem düzeltirdim inan.ama o kadar salağım ki hiçbir fikrim yok.üzgünüm..

Pembe'ye:

sana güvenmiştim biliyo musun..söylediklerimin tek kelimesi yalan değildi , ben sana içimi dökmüştüm.ve senin de döktüğüne inanmıştım.beni kullanmış olduğunu biliyorum , seni kaale alıcak olsam ağzına sıçardım ama umrumda değilsin , Allah'ından bulmuşsun zaten XD

(Mora Çalan)Eflatun'a;

Sanırım seni de yıprattım arada , ama yardımların ve yaptıkların için teşekkürler.yasağım kalkı istediğin gibi içerbilirsin artık XD ama yine de kendine iyi bak , gömlek borcumu da helal et XD


Siyah'a:
Yanlış şeyler de olsa ayrdımların için saol.seni sevdim ve çok güzel şeyler yaşadık , acısıyla tatlısıyla bitti ve çıktığımız için pişman değilim.

Son olarak , Kırmızı'ya;

Haklı olduğun çok konu vardı , haklı olmadığın da..Sana güvenmeyi seçtim ve dediklerinin hepsini objektif doğrular olarak saydım.Siyah ve Beyaz gördüğümü söylemiştim ama..artık görmüyorum sanırım.Ve bundan sonra da görebileceğimi sanmıyorum istesem bile..öylesi çok daha kolaydı.

Lütfen kendine iyi bak..Bana destek olduğun için teşekkür ederim..İnsanların seni üzmesine izin verme ve kendi mantığından düşüncelerinden asla vazgeçme, sen orijinalsin , bunu sakın kaybetme...mutlu ol.

devamı




Salı, Haziran 09, 2009

İntihar Mektubu

Anüs'ü fikirleri , olayların gidişatı ve Anüs'ün karmakarışık duyguları hakkında biraz da olsa fikir sahibi olduğunuzu umuyorum.

Ne yazık ki Anüs son noktasına ulaşmıştı.

Aylar önce , yazın , bir gün Yeşil'le konuşurken "intihar mektupları"ndan söz etmişlerdi.Yeşil intihar mektubu fikrine karşı gibiydi , Anüs de şakayla karışık "sen intihar etsen intihar mektubun olmazdı , orda da Anüs'ü seviyorum yazmazdı , ben yazmak zorunda kalamazdım "(courtney Love'a saygılar) gibi bi laf etmişti.Yeşil se " sevdiğim insanlar zaten onları sevdiğimi biliyorlar , o yüzden mektup bırakmak zorunda değilim" demişti.

Ne yazık ki Anüs'ün sevdiği insanlar ne onun tarafından sevildiklerini ne de Anüs'ün yaşadıklarını biliyorlar.

İşte o yüzden , intihar mektuplarının tam bir hayranı olan Anüs bir mektup yazmıştı , Yeşil'e;

"...

Bu seni son rahatsız edişim;

Evet , çok boktan bir giriş oldu ama zannettiğinin aksine düşünmeden yazdığım kafam da müthiş güzel olduğu için öyle.neyse, bu seni son rahatsız edişim,çoktan siktiri çektiğini biliyorum,inşallah "kim ki bu" moduna gelmemişsindir , geldiysen kalanını okuma zaten.

Sana çektirdiğim acılar için üzgünüm , Madem -ilk ve- son mektup , biraz senin istediklerinden yazayım.uzun uzun düşünmüştüm.her cümlemi ezberlemiştim,her duruma hazırlıklıydım,sizin bana verdiğiniz değeri ölçecektim , siz sonuna kadar haklıydınız ben salak ve haksızdım.Kırmızı'ya da kırılmamıştım , götlüğüne kavga etmiştim zaten.Herşey sizin düşündüğünüz gibiydi , kandırdım sizi yalan söyledim ,çünkü kötü bir insandım.Umarım mutlu olmuşsundur , bilmem haklı olmak mutluluk verir mi ama.çünkü ben haklılıklarımda hüzün yaşadım hep.Neyse amacım ne kadar emo olduğumu göstermek değil , uzatmıyım.

Birşey yazmamalıyım olayların sebebi konusunda , siz kendi istediğinize inanıp mutlu olmalısınız,benim dileğim bu.Çoktan Kırmızı'nın baskısıyla kırılıp yanına gelmiş olabilirdim ama gelmedim.Yoksa geldim mi?!Seni suçlamamaya karar vermiştim , zorlamamalıyım.Sizin dediğinizden olsun.ben çok değiştim , eski anüs değilim , arkadaşkın olan anüs , ev tutacağın , manga çizen ve sizleri daracık hayatına dahil etmeye çalışan Anüs gitmiş olsun.Evet , sebep bu olsun , gayet makul.Ben hayarıma kendi yolumda devam etmeyi-eh pek devam etmek denemez ama-şöyle diyim ki doğru bulduğum şeyi yapmaya karar verdim.Sizleri üzdüğümle kaldım -kinaye yaptığını varsayıyorum-Önümde turuncu gibi bir örnek olduğundan fazla takacağınıza inanmıyorum.Kinaye falan değil bu, inandığım şey , umut diyemem , onu yitireli baya oldu.

ben acıyı hep sevmişimdir sabnırım , bunlar olmasa da devam etsem heralde birkaç seneye kadar kolumu koparırdım , sırf eksiklik psikolojisini anlamak için , ki şimdi anladım ne olduğunu.Basit bir acı değilmiş bu , bitkisel hayata girmek gibi daha çok , hissizçe çırpınmak , acını belli edememek gibi.ne kadar değiştiğim burdan belli , Acı bile istemiyorum artık , insanlara olan bakış açım , alkole , sigaraya , uyuşturucuya intihara..herşeye olan bakış açım değişti , nereye gideceğim zaten belliydi ben sadece garantiliyorum.

Mavi'ye Siyah'ı peşine saldığım için üzgün olduğumu söylersin , Sen de yalnızca birşeyi unutma:beni unut , kutudakini savurup at , benimle ilgili herşeyi yak ama bir an öncesine kadar burada seni seven bir kalp olduğunu unutma.seni çok ama çok sevdim , delicesine ve sevmeye devam edeceğim sonsuza dek.Belki Kurt'e bundan bahsederim.

Seni Seviyorum

Hoşçakal

..."

****

Ne yazık ki böyle zayıf ve tutarsız bir mektuptu.

Anüs şimdi duygularını ve yaşadıklarını paylaşarak gitmenin mektuptan daha iyi bir yolunu biliyor neyse ki..Siz de okuyorsunuz.

devamı

Parça Pinçik Partikül Molekül

PPPM

"..Bu su moleküllü!.."
Mavi

"If you wanna see some action!..."



ya söyleme bee!! XD


"...Bende gay ruhu var, hatta biseksüel olmaya da meğilliyim. Ama artık evliyim ve Courtney’e daha önce hiç kimseye bağlı olmadığım kadar bağlıyım. Eğer onunla tanışmamış olsaydım hayatımı büyük ihtimalle bir biseksüel olarak devam ettirecektim..."
Kurt Cobain

"..Eğer....götümü keserim!"

Kırmızı




Usagi'den kopya çekip sonra niye böyle oldu demiyceksin XD





Bir mangam olsaydı bu da orda olurdu nihoho!



"..Dont let it go..NeveR!"


"Where do you go when you're lonely..Where do you go when you're blue..Where do you go when you're lonely I follow you..Where the stars go Blue.."

"Alexander çük sallandırır!"
Doğu Yücel

"Eğer bi canavarsan..Canavarsındır..."
Anüs


çok eğlenceli çıkmışsınız , lanet hayatımda değer verdiğim ve o değeri boşa çıkarmayan ender insanlardansınız , sizi seviyorum.
Anüs , Yeşil , Mavi ve Turuncunun resminin altına

çok güzel çıkmışsınız..canlarım benim.hayatımın anlamı..
Anüs , yeşil ve turuncunun resminin altına


"kaağğ maan" diceksin paso
rastaların var birde bi tane bar işletiyorsun son zamanlarda barını sürekli yakuzalar basıyor borç para için ... sende aslında çaktırmayan ama yıllar evvel japonyada kendo eğitmi almış gizemli bir kadınsın...birgün hepsi bıçaktan geçiriceksin ...
Kırmızı , Anüs'ün resminin altına


iyi gün dostlarımm tutmayın elimden....
Mavi ,Anüsle resminin altına

If this ain't love
why does it feel
why does it feel
why does it feel so good?
Anüs , Yeşil'in resminin altına


Sıra~

sus lan çarpılcan sıranın akibetinden kork!!!senin kıçın o kdr kutsal olsa.....:D (Yeşil)

benim kıçımın % kaç kutsal olduğu bu kadar önemli mi cidden?sırada iyi uyunuyo ayrı mesele de (Anüs)

evt ii uyunuo :D bnm sıram ya ondan da senin kıçının kutsallığının yüsde cinsinden değeri var mı sanıosun kimden duyduysan yemiş seni yavrum:D:D (Yeşil)

yok canım test yaptım ben.zaten % üzerinden değer biçemeyiz..yeşilin kıçı %89 mavinin kıçı %78 turuncunun kıçı %87 anüsün kıçı paha biçilemez kutsallıkta

Bu dünyada bu testin kutsallığını ölçemeyeceği şeyler vardır .dedi.(anüs)

hmm dicek bişe bulamıorum bn artık sana:D:D(yeşil)



16'dan~

1) Sen listemde 1 numarasın bu kesin..ve bu yeri hakediyordun.Ama bilmiyorum.Ben insanlara fazla güvenip sonra hezimete uğrayan birisiyim.beni öpmeni özlüyorum , bana sarılmanı özlüyorum..eskisi gibi olmayı dilemek gerçekten olabileceği manasına gelmiyor.keşke i*nelere kanmasaydın..Keşke yanımda olsaydın lanet olası..

2)Sen de buradasın evet.Sana o kadar kızgınım ki ya katil olurum bu sinirle ya intihar ederim.Sana üzülüyorum , sana kızıyorum , senin tepene çıkıp kafanı gözünü yarmak istiyorum ve seni seviyorum.keşke salak olmasaydın.

3) Sen niye burdasın ne haddine senin burda olmak! herşey snein suçun snei lanet p****nk!defol notumdan XD

4)ehöö..şey..sen de hem kızıp hem sevdiklerimdensin..Sana kızmak istiyorum ama minnettarım da aynı zamanda..saol..


6)Sana güvendim ve seni sevdim ama güveni haketmedin..sevgiyiyse zaten en başından beri haketmemiştin.

7)Ölmeni istemiyorum ama öleceğini biliyorum.seni özlüyorum ve çok seviyorum.keşke sen de beni sevseydin.


8)Niye gittin sen de? ben aptalın biriyim..sana ne yaptığımı bilmiyorum ve bunu düzeltebilmeyi diliyorum hala..


13)tanıdığım en insan kişisin sen de XD seninle de tartışmışızdır falan ama senin hakkındaki görüşlerim değişemez..değişmemeli.

14)Bu çok karışık >.<>

Siyah:
niye mavi o_O

Siyah:
bilmem içimden o geldi

Mavi:
hmm.. senin genosuke ve oboro yu tagleyip durma gibi bi alışkanlığın var sanırım XD ama ben oboro dan nefret ederim ;) yani çok beklersin !!

Siyah:
asfgsaf pekala


Anüs:
Nasıl ya?? O_o




HoHoHO!!


Na-Nasıl lan O.o ??!





Yeşil bebeği >_> Fotoğraf makinesizliğinden barbiyi tarayıcıya koyup taramak XD

bu gerçeği bilgeyts bile farketti XD http://www.chip.com.tr/konu/Ozel-dosya-Gelecegin-Windows-u-Midori_8139.html

o_O

üslub meselesi XD
"şu üslubuna bakarsan sen einstein +kraliçe ben de köylü ve gerizekalı oluyorum"
dcsafdgd kırmızı beni her an güldürebiliyorsun XD

"Yalnızlık insanları değiştirir"
Kırmızı , sarı ve anüsle bir konuşmasından.

"Kameraya doğru konuşuyosun duyamıyoruuz!"
yeşil (v1)

"Önüne dön de bi daha döneme!"
(v2)

"gerçekten de bir hayalkırıklığıymışsın.."
gri

"çok da sikimdeydi dasfdfasfdgf"
anüs XD

"onun yokluğunun bende yarattığı hasarı artık o bile kapatamaz"
sarının eski sevgilisi , ki çok doğru söyledi..

"pembeyi ondan ayırarak çocuğa iyilik yapmış oluruz"
siyah

"seni istiyorum"
siyah , maviye

"tam da pembeye yavşamaya başlamıştım"
mavi , lacivert olayının başlarında , pembeyle aylardır çıkıyorken.

"hala içimde biri anüs diye zırıldıyo"
mavi , eski bir konuşmadan

"sana kardeşimden daha fazla değer veriyorum"
yeşil , ilk konuşmadan (tabi sonradan herşeyi değer ölçme hedesi için yaptığımı düşündüğü için..toplayamadım cümleyi XD )

"bu çocuğa niye böyle yapıyolar çok üzülüyorum"
dafsghdfasghdfhg

kurt cobain ölmedi, sultan ahmet'te kazı kazan satıyor.
(b. üstün , bkz dişlek bakkal)

"i can't fall in love with a man the way i fall in love with a girl."
(freddie)

'dünyadaki insanların çoğu ölmeyi hak ediyor, ölenlerden bir kısmı ise yaşamayı hak ediyor'
(leo tolstoy)


http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/2/2a/CumhuriyetFreddie.jpg

http://www.72point.com/ul/image1_523_245649.jpg

mama, life had just begun,
but now i've gone and thrown it all away
mama, ooh, didn't mean to make you cry,
if i'm not back again this time tomorrow,
carry on, carry on as if nothing really matters ~

"...Hayatımda önemli kararları uzun düşüncelerler değil de bir anda vermişimdir hep.yanlış olan kararları da.üzerinde uzun düşünmem.birden vahiy gibi gelir.şimdi de geldi .benim izole edilmem lazım.acımla yaşayamıyorum.internetten tanıştığım herkesle ilişiğimi kesmem,i telefon numaramı değiştirmem , okulumu değiştirmem lazım.bir an için hayalkırıklığı olmaktan çıkıp düzgün bir üniveriste kazanırsam burs falan bulup ailemi de bırakırım , adımı değiştiririm.sıfırdan hayata başlarım , belki yeni hayatımdaki insanlar benim hayalkırıklığı olduğumu düşünmezler.eski hayatıma yalnızca sevdiklerime bıraktığım sevgi kalır.arkadaşlarıma , aileme..bazı özel insanlara.onları geri alamam.alabilecek olsam yeni hayata başlamayı düşlemem zaten.devam edebileceğimi düşünürüm.

Seviyorum , bütün varlığımla sizleri seviyorum.kocaman bir kalbim var , o yüzden çok mutluluk ve çok acı çekiyorum.bana destek olan fazla insan yok çevremde..olsa da ferkeder mi bilmiyorum.

Eğer iyice düğümlenir de çözülemezsem bu ipi keseceğim ,istemesem de.beni sevmeyiin , benden birşeyler beklemeyin , boşa çıkarmak istemiyorum.Size benden kucak dolusu kırılmış hayaller , üzüntüler ve gözyaşları...çünkü ben hayalkırıklığıyım...."

demek ki anüs not yazmış gördün mü? he gördüm de okumadım dememek lazımmış..

baaaysikıl!


"şekerleer bana bakın!

aiii!

*gülme efektleri*

soframıza bakın

yemekleri çekiyorum!

hadi be!

yemekleri çekiyomuş!

*gülme efektleri*

ayh çok güldüm

sarıı! el salla..duymuyo bak

.... burası national geographic.burdan böyle bu masa

sarıı!

*gülme efekti*

hayvanlar alemi ya!

çok eğlendim

napıyosun

*gülme efektleri*

şey bu telefon kimin

hadi bakalım alem buysa kral biziz dön

videoya mı alıyo evet videoya alıyor

alem buysa kral biziz dön bakıyım

zum yap beyaza

bana zum yapma ya daha makarnamla uğraşıyorum yeeaa

makarnam bitmiş yeaah

lan... patatesini yemiycen mi

yemek yemekten ter içinde kaldın bak terlemiş...






Cuma, Haziran 05, 2009

Kırmızıyla Barışmalar?

Dünya; Anüsün sandığının aksine mutlak doğru ve yanlışlardan oluşmaz.Bir hareketi doğru ya da yanlış olarak nitelemek imkansızdır , çünkü herşeyin bir sebebi vardır ve birçok insanın mantığını tanıyabildiğimiz için haraketlerinin ardında yatan sebepleri rahatça görebiliriz.

Ne yazık ki Kırmızı ve Anüs o insanlardan değiller , Onların , dikkatle bakarlarsa, yalnızca birbirlerininn çözebilecekleri garip bir mantıkları var.Anlamayan birisi için tutarsız ve dengesiz gözükse bile , aslında gayet tutarlı ve mantıklı , sadece onun mantığını kavramanız gerekiyor..

**

Pek bahsetmediğim birisi var şimdi , ismi Sarı.

Sarı geçen sene Kırmızı ve Eflatun'un bir arkadaşıyla çıkmaya başladı , sonunda bu Sarı'yı zorlayan , sevgiden yoksun bir ilişki , ve zorlama haline geldi.Çünkü sevgilisi yher ayrıldıklarında intihar denemelerinde bulunuyordu.Sarı için ondan kurtulmak imkansız hale gelmek üzereydi.O da son çare olarak sert davrandı , Bununla yıkılan eski sevgilisi korkunç kıyılara sürüklendi.

Ve kırmızı , Sarı'yı da bunun için suçladı ve uzun bir zaman boyunca da kavgalı kaldılar.

Sarı bu duruma dayanamıyordu , Anüsle ikisi bir şekilde kırmızının karşısına düştüklerinden birbirlerine sarıldılar.Yeni bir arkadaşlıkları doğdu , Anüs'ün Sarı'ya tutunmak için bir sebebi vardı , Ama sarının bir sebebi yoktu açıkçası.

Kırmızı Sarıya ağır laflar etmişti , sarı durmadan ağlıyo ve bunlara üzülüyodu , Anüs de sarıkırmızıya karşı doldurmamak için yorum yapmıyordu.

Bir gün , birden kırmızı sarıyla barışmaya karar verdi , yanına gidip özür diledi , barıştılar.

Bu olay Pembenin piçin teki çıkması gibi rahatsız etmişti Anüsü , çünkü küs olup suçladığı sarının birden kankası haline gelmesi , kırmızının anlaşılamaz mantığının bir parçasıydı , belki de yeşil ve maviyi elinden aldığı gibi Sarıyı da almaya uğraşıyordu .Anüs Sarı için savaşamazdı.Hele ki Yeşil ve Mavi için savaşmamışken.

Ve bir gün Kırmızı Anüs'ün de yanına geldi , konuşmak için.Anüs şok olmuştu , ve sonra konuşmayı önerdi , ve birkaç gün sonra msnde sordu ne konuşmak istediğini

Zehir gibiydi konuşmaları , Kırmızı alttan alıyordu mümkün mertebe ama Anüs saldırıyor , saldırıyordu.zannedilenin aksine kolay bir barışma olmadı , günler boyunca okulda msnde konuşup durdular , Sonunda Anüs Kırmızıyla barışmak istediğine karar verdi ve bağlarını yeniden kurmaya başladılar , bu başkaarına mdie bulandırıcı gelse de Anüsün şu ana kadar hayatta kalmış olma sebeplerinden birisi olabilir (bkz Lacivert )

sonunda barışmışlardı.Anüs Kırmızıya siyah ile yaptıklarını anlatmıştı.Kırmızı ise Kızlara Anüs ile barışması konusunda yaptığı baskıları.ilk kavgalarında çekildiğini söylemiş , sonrasındaysa kızlara anüsle barışmaları için ısrar etmişti.Ama kızlar tek birşey söylemişlerdi "Anüs değişti"...

.............
............
...........
..........
.........
........
.......
......
.....
....
...
..
.

.

şaka? şaka heralde? şaka olması böyle basit bir savunma olması ve ona inanılmasından daha iyi bir ihtimal gibi.Anüs çok değişmiş..şimdi de bir değişimle bambaşka diyarlara yol alacak hohoho!

diyecek birşey dahi bulamıyorum inanın.gerçekten.

değişmişim ben


götümü iç XDsdtyutgjfdasfdfsdfgsdgdfsdfs


** neyse toplıyım azcık XD kırmızı anüse yeşili çok kırdığını ondan özür dilemesi gerektiğini falan söyledi XD anüs de göt oldu kaldı tabi nası lan diye dfsaghdfasgh evine gitmişsin bi de açıklama yapmamışsın dedi(açıklamaya mı gitmiştim lan ben? think about it again XD )mavi konusunda bişey diyemem kendiniz çözün falan dedi..ne biliyim dedi işte bişeyler XD

of sıkıldım ben XD hadi gidin artık XDF

devamı

Perşembe, Haziran 04, 2009

Beyaz

Anüs beyazın ne zaman ve niye gittiğini bilmiyor

Tabi niçin gittiğini de

hiçbir fikri yok.

bilmiyor sadece

ve kendini kötü hissediyor

ama bir önemi yok artık.

Beyaz gidiverdi.

Ben de anlamadım valla.

devamı