Tanrım bu daha da zor..Kesinlikle.
Sanırım en güzeli kaldığım yerden devam etmek.Kırmızının bana dediklerinden yani.
Benim değiştiğimi düşünmek.İnan bu benim değişmemden çok daha kolay.Bunu Kırmızıya savunma olarak sunmak da kolay.Buna inanıp inanmadığınızı bilmiyorum.ya da üzeirnde düşünüp düşünmediğinizi.insanlar birbirlerinden ayrıldıklarında farklı yönlerini farkederler.Ben size baktığımda değişmiş göründüğünüzü düşünüyorum.Ama aslında değişmediğinizi biliyorum.Ya da değiştiniz ama ben değişmediğinize inanmak istiyorum.Cevabı sen söyle.
Bana söylediklerinin benim istediklerim olmasına rağmen niye böyle davrandığımı bilmiyorum.Bilsem keşke..
Biliyor musun , belki alternatif evrenler gerçekten vardırlar.Ve o evrenlerde farklı anüsler ve aynı yeşil-maviler , aynı anüsler farklı yeşil-maviler ve farklı anüslerle farklı mavi-yeşiller vardır.Bazı evrenlerde birbirinden hiç ayrılmayan anüs-yeşil-maviler vardır.bazı evrendekilerse farıklı okullara gitmiş ve hiç tanışmamışlardır belki.Eğer varsa farklı evrenler..ben o evrenleri sikeyim.Bizim biz olmadığımız ve ilişkimizin bir nebze dahi farklı olduğu bir evreni yok edeyim ben.ya da bunu.belki de en kolayı budur.Ben böyle devam edemiyorsam kendimi değiştirmeliyim , hem sizi haklı çıkartır ve bahanenizi gerçek kılar hem de benim karakterimi yok edip daha az acı çekmemi sağlar.Belki korumakta ısrar ettiğim karakterimi sonsuzluğa bırakıp da yerimi bu sadomazoşist canavara verirsem bir evrenle aynı oluruz ve bu evren patlar , ne dersin?Ya evren ya ben patlayacaksam , o zaman evren patlasın.Ben Allahımdan bulmuşum zaten.
Konser gecesi sonrasında eflatunla konuştum.benim için endişelenen ender kişilerden.Daha önce sadece Kırmızıya bahsettiğim birşeyden bahsettim ona , kırmızıya açamamıştım kendimi.ama eflatun dinlemek istedi ve ben de açtım.
dedim ki ben de birşey var.dürtü diyeyim.ben ne zaman kontrolümü bir an için bırakıp da onlara yenilsem hayatımı kısacık sürelerde mahvettim.Siz sadece mor olayını biliyorsunuz.Onun öncesinde yaşadıklarım ve yaşattıklarım da avr.beni olduğum gibi kabullenmiş insanlar , hiçbirisiyle çok derin ilişkiler yaşamamış olmama rağmen.aramın bozulduğu , küs kalıp sonra barışalım mı lan ok tadında dönüş yaptığım mevzular çok oldu.çok şey yaşadım , ama böylesi ilk oluyor.
Bu dürtülerden ve onları dizginleyemediğimden bahsettim , ve onları bırakma kararımdan .Kendimi kasarak uğraşacağıma tamamen salmak fikrinden.o ise dizginlerimin bir ucunu çevremdekilere bırakıp bir ucunu kendimin tutması gerektiğini söyledi.çok yakınımdaki bir-iki kişi bile tutabilirmiş bunu.
sanırım o bir iki kişi benim değiştiğimi bahane eden kişiler , beni anlamak yerine.Beni anlamak kolay demiyorum , ben kendimi anlamıyorken bunu başkasından bekleyemem.dsafdag tabi çok karmaşığım falan gibi bi durum değil bu sadece hangi anda kimin konuşup emirleri verdiğini çözememece.beni destekleyip dizginlerimi tutan birisi olsaydı yanımda neler olurdu bilemiyorum.keşke bilseydim.
Ben bir ortak geleceği mahvettim.yanlış oldu daha doğrusu o ortak gelecekten kendimi çıkardım bilmem ne için ve bilmem kimin neyin dilekleriyle..ama olmuş bişey artık sonuçta.varolmayan umut meselesi.the hope you wanted doesn't exist in this universe.bismillah no.
İnsanların bana tavırlarının -veya benim de onlara olan tavırlarımın- bir anda basitçe değişmesi de ilginç tabi.ben sizi savururken kendimi de savurduğumdan olucak sadece sizi değil komple hayatımı silmişim.aylar sonra eskiden çevremde başka insanlar olduğunu da farkettim.bana insanların bana verdiği değeri farketmediğimi söylediler ki bu gerçekten doğruydu sanırım.
Türksel bile benimle konuşmuyo , mesaj atıyorum birilerine göndermiyo , bilgi işlem merkezini arıyorum meşgule atıyo beni.biz sizi grup olarak almıştık diyolar.peşimi bıraktılar resmen kapıyı gözlüyorum hergün ama gelen falan yok.küfür içerikli mesajlar da yok.sadece bir kere "biz romanın karşısına geçip onun tarafından görülmeme hayalleri olanlara öyle mesajlar atarız " diye mesaj geldi.bi de bilgi işlemdeki kız çok sıkılıyomuş kimse sizin gibi yapmıyo kriz zamanı işten çıkarılmaktan korkuyorum dedi.sıkıntıdan tıkına tıkına kilo almış , şimdi işi gücü yokmuş örgüye falan başlamış , yeğenlerine kazak falan örüyomuş.nerde o eski günler diyo.dimi ya dedim kapadı telefonu yüzüme.türksel piçi bile beni sevmez oldu ayak yapıyo , sana da yapıyomu bilmiyorum.
günlerdir son yazıdayım ve herşeyi yazdığım için olacak bitmedi bir türlü.BU yazıyı yazınca herşeyin temelli biteceğini biliyorum o yüzden bir harf dahi yazmak istemiyorum resmen.
Dün gece bişey düşündüm.okurken hoşuna gitmeyeceğini biliyorum.Kırmızı'yla barışma konuşmalarımızdan bir kare , diyor ki bizim şu an arkadaş olmamızın sebebi yeşil , herşeyi o yaptı.düşünüyorum ki gerçekten de öyle.Bizimkinden çok daha boktan bir sebepti.ve totalde ben sana kırmızıdan çok daha fazla değer vermiştim ve çok daha fazla sevmiştim seni.Şimdi bunu okuyunca benim bana verilen değeri anlamak için yağtığım (1) ve sizi peşimden koşturmak istediğim (2) gibi düşünceleriniz azacak.sadece çifte standardı vurguluyorum.gayet te hatalarımın -ki bunlar sizin bende bulduğunuz hatalar değil- farkındayım ve şunu biliyorum ki muhtemelen o an ne yaparsanız yapın ben dönmezdim.bunu kendimi savunmak için ya da şu an mantıklı bulduğum için söylemiyorum ama %99 öyle olurdu.diyecek birşeyim yok.ben kabul etmeyeceğimi söylemişken peşimden gelmenizi de istemem saçma olur.neyse cümle kuramadığım bir ana gelmişim yine xD asıl olay yine cümlelerimin arasında kelimeleri cımbızla seçip kendi istediğinizi düşünmeyin , bunlar benim düşüncelerimin en basit halleri , olduğu gibi kabul edin..
sanırım bu saçma oyunun sonunda yapacağım şeyi , dizginleir bırakmak mı demiştim ne demiştim, çoktan yapmaya başlamış olacağım ki eriyorum yavaş yavaş.tabi kendimi yok etmeye gururumdan başlamış olmam iyi bir durum.tek iyi durum da o zaten.biz sonsuz gurur sahibi insanlar olduğumuzdan bir brezilya dizimiz olsa kimse bizi izlemezdi , bayarlardı bence.
Sanırım bizim suçumuz kelimelerle anlaşmaya çalışmamızdı.Sizi bilemem ama ben ilişkimizin ve iletişimimizin kelimelerden daha derin olduğunu düşünüyordum.sanırım kelimelere indirgeyerek en büyük hatayı yaptık.ne zaman konuşsak herşeyi daha da berbat etmemizin sebebi bu olsa gerek.ve konuşurken de kalbimizin önüne gururumuzun geçmesine izin verdik bir yerden sonra..
Düşünüyorum da kırmızı dediklerinde haklı olmalı.bana senin kalbinde solmaya başladığımı söylemişti , eh tam olarak doğru değil , başlamadım , tamamen soldum belki de ilk andan itibaren.neyse bu değişime açık bir konu değil zaten.değişime açık olan benim şu anda ve değişerek hiç değilse biraz olsun uyuybileceğimi düşünüyorum.belki de düşündüğümden daha fazla uyur ve bundan kurte freddieye falan bahsederim.bilmiyorum neler olacağını.hiçbir fikrim yok.
Sanırım buraya kadar.ne diyecek tek bir kelimem ne de onu yazacak enerjim var artık.Ayrıca bu kadar kelimelerle boğuştuktan sonra..belki de kelimelere indirgememeliydim diye düşünüyorum.ama bu bir intihar mektubu değil.ve benim bunları söylemeye ihtiyacım var.
seni sevmiştim
seni seviyorum
ve hoşçakal
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder